SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

İlla ki kazanır doğruluk!

Galatasaray'ın, tamamlanmak üzere olan 2013-2014 sezonunun ilk yarısında çok da iyi oynadığını söyleyemeyiz. Ama kalesinde en az pozisyon veren, rakip kalede en çok gol pozisyonuna giren takımı olduğu da istatistiki bir gerçek.

Dünkü maç sanki bu istatistiği kanıtlamak için oynanıyor gibiydi…

Galatasaray, Gökhan'ın bir anlık hatası sonucunda Colman'ın kaleci Muslera ile karşı karşıya kaldığı an dışında rakibine pozisyon vermedi ilk yarı boyunca.

Ve yine o malum istatistiği kanıtlamak istercesine sürekli rakip kaledeydi… Ortalar adrese ulaşmasa da, kornerler ön direkte iyi yer tutan Bamba ve Bosingwa'yı aşamasa da sürekli çalıştı sarı kırmızılılar.

Gol gelmedi ama iki güzel pozisyon geldi.

İlkinde, Sneijder'ın yaradana sığınıp sağ ayağından çıkardığı şutu, adı gibi bir karaktere sahip kaleci Onur, insanüstü bir refleksle kornere çeldi…

İkincisinde ise bu kez Selçuk'un saatteki hızı 100 kilometrenin epey üzerindeki füzesine, Bosingwa çizgi üzerinde, canı pahasına kafasını koyarak golü önledi.

İkinci yarının hemen başında futbol adına yine güzellikler yaşandı… Drogba'nın, sert ve ters bir vuruşunu çıkartan Onur'u tebrik etmesi; ardından Muslera'nın, Henrique'nin mükemmel kafa vuruşunu, mükemmelden öte bir hamleyle kurtarması görülmeye değerdi.

“Her şey iyiydi, güzeldi, hoştu da gol neredeydi” derken, Drogba-Sneijder'ın harika hazırladığı, Burak'ın istediği gibi vuramadığı için kaleciden sekip yine kendisine çarparak ağlarla buluşan darbesiyle Galatasaray öne geçti.

Trabzon ağlarla buluşmayan ama çizgiyi geçen golle eşitliği sağladı.

Akabinde yine Kral'ın sahneye çıkmasıyla Galatasaray bir kez daha öne geçti.

Melo'nun ilk yarıdaki gereksiz hareketi, Zokora'nın gereksiz sertliği, bir sarı bir kırmızıyla neticelenen Riera-Colman kakışması maçın hoş olmayan kareleriydi.

Ama her şeye rağmen keyifli bir maçtı.

Bakan çocuklarının evinden kasa kasa paraların çıktığı…

Bakanların 700 bin liralık saat taktığı…

Kamu bankası yöneticisinin ayakkabı kutularına kaliteli bir yabancının bonservis bedelini sığdırdığı…

Tribünlerin “Her yer rüşvet her yer yolsuzluk” diye inlediği…

Galatasaray'ın, Arena stadı nedeniyle neredeyse üç yıldır ülkeyi yönetenler tarafından sürekli baskı altında tutulduğu…

Şikenin hem yurt içinde hem yurt dışında cezalandırılmasına rağmen Trabzonspor'un hakkının teslim edilmediği…

Hemen her gün bir başka taraftar grubunun federasyon binasına yürüyerek isyanını haykırdığı bir ülkede, daha iyisini beklemek de hayalcilik olurdu doğrusu…

Yazarın Diğer Yazıları