SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

RUHUNUZ YETER

Galatasaray, üst üste yaşanan iki görkemli sezonun ardından, içine sürüklendiği kaos ortamından çıkmak istiyor bugünlerde… Ama tabiri caiz ise çırpındıkça batıyor… Sahada futboluyla; medyada aleyhinde çıkan haber bombardımanıyla her geçen gün daha da derine saplanıyor.

Gün geçmiyor ki, “Drogba en yakın arkadaşına söylemiş; hiç mutlu değilmiş, zaten bakkala veresiye hesabını da kapamış, bugün yarın gidecekmiş” haberi okumayalım… “Sneijder bavullarını toplamış; yenge Nişantaşı’na veda etmiş” haberi görmeyelim… “O bunu yumrukladı, öteki berikine kafa attı” haberine rastlamayalım… Daha da kötüsü, kendi zamanlarında yapılan yanlışları unutmuşuz gibi felaket senaryolarından medet uman eski yöneticilerin abartılı beyanlarını dinlemeyelim.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen şans kapısını ısrarla çalıyor sarı kırmızılıların.

Şampiyonlar Ligi’nde, özellikle iki Real Madrid maçında yaşanan trajediye rağmen gruptan çıkmak için hala ipleri elinde tutuyor Galatasaray… Salı gecesi Juventus’u yenerek yoluna devam edebilir; yenememesi durumunda bile Real Madrid’in Kopenhag’a puan göstermemesi halinde, adeta “Onu alma beni al” diyerek bekleyen Avrupa Ligi’nde üst turlara doğru koşabilir.

Türkiye Kupası’nda, rakibini elemesine rağmen, belki günler, hatta haftalarca rakiplerin ve basının diline dolanacak bir maçı, diğer favorilerin ağaçtan düşen olgun armut misali yarış dışında kalmasıyla karlı bile kapattı denilebilir.

Süper Lig’de ise, devre arasına en az kayıpla ve mümkün olan en az puan farkıyla girmek gibi bir hedefi var Galatasaray’ın…

Bu hedefe giderken karşılaşabileceği en uygun rakip de dün karşısındaydı: Lig sonuncusu Elazığspor.

Maça bu bilinçle ve hırsla başladı Galatasaray… Tıpkı eski günlerdeki gibiydi; ateşli ve dizginlenemez.

Bunun sonucunda da Selçuk İnan ve Burak Yılmaz’la ilk dakikalarda bitirdi bir nefeslik takadi olan Elazığspor’un işini.

3-5-2 Elazığ karşısında sorunsuz işledi. Selçuk, Melo ve Yekta göbekte iyi çalıştı.

Erken kopan maçın kalanı daha çok Juventus maçını bekleyerek geçti.

O maç ne mi olur?

Nelson Mandela, “Özgürlük için gökyüzünü satın almaya gerek yok; ruhunuzu satmayın yeter” demişti.

Ben de diyorum ki, “Juventus’u aşmak için transfere gerek yok; ruhunuzu ortaya koyun yeter.”

Yazarın Diğer Yazıları