SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Olur da bu kadar olmaz

1 Aralık 2013

LİG TV'nin bir duruşu vardı. Saygın bir spor kanalı olarak tanınıyordu. Lig TV'nin başındaki Şansal Büyüka da saygın bir gazetecidir. Ama pazar günü bütün bu düşüncelerim yerle bir oldu. Daha önce haberlerde 2-3 dakika girecek olan Trabzonspor'un yeni stadının temel atma töreni, pazar günü gündüz canlı olarak yayınlandı. Sahibinden ötürü, bu töreni canlı yayınlaması gereken NTV bile Lig TV'nin yaptığını yapmadı. Şaşkınlıkla izledim. Yetmedi, akşam da devam ettiler. Üstelik Şansal Büyüka'nın ‘Maraton'unda… Bugün Trabzon'da Türk sporu adına büyük bir olay yaşandığını söyleyen Büyüka, gündüz yayınlanan canlı törenin kısaltılmış görüntülerini ekrana getirdi. Maçların özetlerini ve perde arkasını izlemek için televizyonlarının başına oturanlar, zoraki bu görüntüleri izlemek durumunda kaldı ki, dün bununla ilgili onlarca telefon aldım. Ağır eleştiride bulunanlar da vardı. Şansal abiye yüklenenler de… Ama mesele Şansal abi meselesi değil ne yazık ki!.. Digitürk'e TMSF el koyduğu için doğal olarak Lig TV'de de onların borusu ötüyor. Başbakan, Trabzon'da açılış yapacak da Lig TV yayınlamayacak. Akıl alacak şey değil. Yayınlamazlarsa başta Şansal Büyüka olmak üzere, yönetimdeki herkesin kafası kopar. Çünkü bizler demokratik değil, ileri demokrasinin (!) hüküm sürdüğü bir ülkede yaşıyoruz. Televizyonların, gazetelerin TMSF eliyle devletleştirildiği, sonra da yandaşlara peşkeş çekildiği bir ülkede spor kanalı Lig TV'nin yarın bir gün haber kanalı olduğuna bile tanıklık edebiliriz.

Bu hakemler ne olacak?

Merkez Hakem Kurulu'nun başında Zekeriya Alp var. Zekeriya Alp başarılı bir sporcuydu. Beşiktaş'ta yıllarca futbol oynadı. Defans ağırlıklı bir futbolcu olduğu için de futbol hayatı süresince hep pozisyonlara ofsayt itirazında bulundu. Her defans oyuncusu gibi adam kaçırdığı zaman elini havaya kaldırıp hakemleri etkilemek için ofsayt işaretleri yapardı. Sonra, Beşiktaş Spor Kulübü'nün başkanlığını da yapan Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören sayesinde Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı'na getirildi. Yıldırım Demirören'in başkanlığını yaptığı federasyondan başka ne beklenir? Türkiye'de hiç mi bu görevi yapacak eski hakemimiz yok? Yaşamında hiç hakemlik yapmayan birinin bu kurulun başına getirilmesi kadar abes bir durum olamaz. Şimdi de kalkmış hakemleri eleştiriyoruz. Diyoruz ki; iyi maç yönetemiyorlar. Yönetemezler tabii… Galatasaray maçında 4 kırmızı kart çıkartan Halis Özkahya veya bir başkası… İsim önemli değil. Önemli olan hakemlerin formsuzluğu… Dikkat ediyorum, hakemler pozisyonlara uzak kalıyorlar. Sonra da hatalı kararlar veriyorlar. Ya da pozisyonu iyi süzemedikleri için yardımcılarının kararına uymak durumunda kalıyorlar. Bu hakemlerle lig biter mi? Bitecek elbette. Bitecek ama, daha çooook tartışmalı haftalar yaşayacağız. Benden söylemesi.

Yararı mı var zararı mı?

Didier Drogba… Futbolculuğuna kimse laf söyleyemez. Tanımam etmem. Ama tanıyanlar bilenler, insanlığına da laf söylemiyor, söyletmiyor. Buraya kadar her şey güzel. Ama takım içerisindeki dengeleri bozan adamın Drogba olduğu söyleniyor. Kulaktan dolma haber değil, kulüp içerisindeki güvenilir kaynaklarım böyle diyor. Örneğin Manchini'yi etkileyip haftalardır Burak'ın kanatta oynatılmasının nedeni Drogba'ymış… Hatta maç primlerini bile Drogba belirliyormuş. Bir söylenti de Fatih Terim döneminde takım içinde olan biteni Başkan Ünal Aysal'a aktaran kişinin Drogba olduğu yönünde… Zaten Terim gittikten sonra takımla yönetim arasındaki tüm bağlantıyı Drogba kuruyordu. Başkan Aysal, Fransızca bildiği için de Drogba ile daha rahat iletişim halindeydi.. Tabii bu durum takım içerisindeki bazı oyuncuları da rahatsız ediyor, rahatsızlık da huzursuzluk boyutlarına ulaşıyor. Sivas maçında topun başına geçip, alay edercesine penaltıyı tribünlere atması, Drogba'nın ne kadar laubali olduğunu açık seçik ortaya koyuyordu. Önemli olan büyük futbolcu transfer etmek değil, transfer edilen büyük oyuncuyu idare etmektir. İşte Galatasaray bunu yapamıyor. Yapamadığı için de başarılı olamıyor. Son bir şey daha söyleyeyim. Gece alemlerinde Drogba'nın gece kuşu olduğu konuşuluyor. Onu görenler, kızlarla sarmaş dolaş sabahın erken saatlerine kadar eğlendiğini belirtiyorlar. Bu söylentilerden sonra Drogba'yı radarıma aldım. Yakaladığım zaman Galatasaraylı, Beşiktaşlı, Fenerbahçeli kim olursa olsun asla affetmem. Beni tanıyan bilir.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek