SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Ersun Yanal yanılmadı

1 Aralık 2013

Ersun Yanal Fenerbahçe'ye teknik direktör olacak denildiğinde büyük bir kesim bu aşı tutmaz demişti. Üstelik Yanal'ın takımın başına getirilme süreci ise baştan sona kötü yönetilmiş ve bu da deneyimli hocayı bir hayli incitmişti. Anlaşmak için UEFA'nın vereceği kararların beklenmesi ise ona olan güvensizlik olarak algılandı. Sezon başlar başlamaz bazı maçlarda ortaya konan futbol hem taraftarı hem de yönetimi mutlu etmedi. Hatırlıyorum, Yanal maç sonu basına yaptığı açıklamalarında ‘Biraz sabredin ve bu takıma güvenin. Çünkü iyi bir hazırlık dönemi geçirdik. İlerleyen haftalarda bunun meyvesini alacağız' demişti. Birçok kişi gibi bende, Yanal'ın mazeret ürettiğini düşünerek kendisine eleştiriler yöneltmiştim. Fakat oynanan maçların sayısı artıp, açıklamaları ile başarıları örtüşünce hem bizlere hem de kamuoyuna gereken cevabını vermiş oldu. Öbür yandan takımına ekip olma ruhunu katan Yanal, sporcularına sonuna kadar mücadele etmeyi de öğretti. Sabır, disiplin ve adalet duygusuna önem vererek çalışana formayı verdi. Öyle olunca da oyuncularının güvenini kazandı. Hiç kuşku yok ki, eğer Ersun Yanal bu şekilde devam ederse ligin bitiminde şampiyonluk ipini göğüslemekle kalmaz birçok başarıya da imza atar. Üstelik son dakika gollerine şans diyenler ise avuçlarını yalamaya devam ederler. Unutmayın şans daima çalışanın yanında olur.

Biri Drogba'ya ‘dur' desin!

Drogba kuşkusuz Dünya'nın en iyi kariyerine sahip oyuncularından. Parçası olduğu her takımda attığı goller ve performansıyla öne çıktı. Bu sezonun belli bir bölümüne kadar Galatasaray takımına yaptığı katkılar tartışmasız ortada. Fakat o herkesin sevdiği, saygı duyduğu Drogba gitti sanki yerine çok başka birisi geldi. Belki de takımının içinde bulunduğu otorite boşluğundan olsa gerek ekip ruhuna uymayan davranışlar sergiliyor. Takım arkadaşlarını saha içinde toplayıp onlara talimatlar vermeler mi dersiniz? Duran topların ustası Selçuk varken her topun başına geçmesi mi dersiniz? Yine yedek kulübesinde bulunurken yaptıkları mı dersiniz? Çok ilginç ve bir o kadarda tuhaf. Üstelik böylesine değerli bir oyuncuya yakışmayan davranışlar. İşin en kötüsü de artık bu tavırları, Galatasaray'ında önüne geçmeye başladı. Eğer birileri kısa zaman içinde kendisine dur demez ise, takımın içindeki ikiliklerin önünü kimse alamaz.

Hakemlerin eğitim sorunu

Hakemliğin olduğu yerde hata elbette olur. Ancak bu, hemen birçok maçta olup kararlar oyunun sonucuna etki etmeye başlayınca, hakemlik kurumu tartışılır hale geliyor. Bana göre hakemlerin sorunu çok açık ortada ve en büyük problemleri de eğitim. Hakemlik kurumunun en çok eğitilen kurum olduğunu iyi bilirim. Ancak önemli olan çok eğitim değil yeterli ve doğru olanıdır. Maçları izlediğimizde bir hakem bir pozisyona sarı kart verirken diğeri devam diyor. Ya da aynı hakem 90 dakika içinde benzer pozisyonlara farklı kararlar verebiliyor. İşte bu da hakemlerin bazılarının hala kuralları bilmediğini ve hazır olmadıklarını ve gösteriyor. Hal böyle olunca kimse hakemlere güvenmiyor ve adalet duygusu da zarar görüyor. Bildiğim kadarıyla eğitimin başında bulunanlara ve yurt dışından getirilenlere ciddi paralar veriliyor. Eğer hakemler son iki yılda oldukları gibi başarısız devam edeceklerse, bu harcanan paralara ve emeklere tekrar yazık olacaktır. Daha fazla geç olmadan bu sistem değiştirilmelidir.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek