SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

10 kişi 10 numara

1 Aralık 2013

Gökhan sağ ayaklı Olcay'ın sol şut numarasında denize gidip golü doğuruyor ve mental disiplinini o an çimlerin parçalanan kısmına bırakıyor. Sonra devam; 2 Hugo golünde ofsayt çizgisini bozup, hele 2. golde Almeida daha gol vuruşunu yapmadan elini kaldırıp stoper arkadaşlarına “ben bozdum, pardon!” telaşı gösteriyor Gökhan. Top ağlara giderken Gökhan çoktan dışarıda… Beşiktaş'ta da durum benzer; Serdar'ın ayaklarına emanet savunma sağı, rakibe 3 gol yolu açıyor. Aklımda üstadın “olaylar, sağbekin lahana dolmasını yemesiyle başladı” cümlesi geliyor…

RAUL ‘BRÜTÜS’ MEİRELES

Fenerbahçe'nin kalesine gelen ilk 3 şutun da ağlara sarılması bize Volkan'ın 1,5 yıldır süren akıbetini işaret ediyor yine. Fakat karşı kalede tam ters bir durum; Tolga, meslek erbaplarının binlerce euro alıp verdiği bir sertifika programı uyguluyor sanki. Bu yüzden başta Volkan olmak üzere Tolga'nın olağanüstü performansını “seyreden” bütün kaleciler şanslıydı dün. Beşiktaş savunmasının yerleşik kalıp dağılmama çabasıyla orta alan oyuncularının baskı planı 45 dakika tuttu ikinci 45'te iyice bozuldu. Kadıköy'ün, en kibar tabirle terbiyesiz ve vefasız çocuğu Meireles, o tekmeyi Veli'ye değil takımına atmıştı. Ama birkaç saniye süren o Brütüs darbesine, 10 kişinin cevabı 60 dakika sürdü; Meireles ve kaybetmek kelimesi Fenerbahçeli oyuncular ve Ersun Yanal tarafından paramparça edildi. Lezizdi!

MR. ÇAKIR!

Beşiktaş'ın oyun düzeni ya da 3 golüne methiye düzmek zor; zira Beşiktaşlılar bile kabul edecektir ki dünkü mahpus oyunla 2-3'lük bir galibiyet içlerine sinmeyecekti. Ve kariyerindeki gollerin büyük çoğunluğunu 75'ten sonra atan Kuyt, pozitif katkı sağlayamasa bile neden her maç 90 dakika sahada kalması gerektiğini gösterdi. Kısacası Fenerbahçe'de herkes “neden sahada kalmalı ya da kalmamalı” sorularına cevap verdi dün. Kuyt, Gökhan, Volkan, Meireles, müthiş Alper, kader adamı Egemen… Hak eden kimdi derseniz orada devreye önce Fenerbahçe sonra Mistır Cüneyt Çakır girer. İngiliz politikliğine son derece sahip olan Çakır'ın tek bir futbol kuralı var; ne şiş yansın ne kebap. Benim de onunla ilgili tek bir yorumum ise; ne şişten anlıyor ne kebaptan.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek