SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
14 sene daha bekler…

14 sene daha bekler…

Hayatta keşkelere yer yok ama keşke 2 sezon önce 2-0'dan 2-2'ye dönen derbide Baros'un son saniyede ayak koyduğu top ağlara gitseydi ve Kadıköy'deki galibiyet hasreti bitseydi…

Çünkü mevcut oyuncu grubuyla Galatasaray'ın deplasmanda Fenerbahçe'yi yenme ihtimali yok. Neden mi?

Melo dışında skora isyan eden, rakibiyle kavga eden oyuncu yok. Drogba dışında Sneijder'in dilinden anlayan yok. Selçuk'a duran toplarda huzur veren yok. Muslera gibi bir kaleciye sahip olmasına rağmen her maç gol yiyen, hakemi bile baskı altına alamayan, saha içindeki en ufak olumsuz durumda teslim bayrağını çeken takımda sorun çok.

Fenerbahçe derbilerini sıradan bir lig maçı şeklinde gördüğü müddetçe Galatasaray'ın Kadıköy'deki serisi devam eder.

Pazar akşamı Kadıköy'de kenarda Fatih Terim olsaydı da Galatasaray yenilirdi yenilmesine de şu gerçek ki en azından kişilikli top oynardı. Hastaneden stada gelen Ersun Yanal'ı alkışlamak yerine Şükrü Saracoğlu Stadı'nda “İmparator Fatih Terim” tezahüratlarıyla dalga geçilmesinin özü şu; ‘Terim gitti' diye Galatasaraylılar ne kadar mutsuzsa Fenerbahçeliler o kadar mutlu.

Ama Fatih Hoca hakkında herkes bir noktada yanılıyor, o da bugün 2 sene üst üste şampiyon olmuş takımın Terim görevde kalsaydı 96-2000 arası ligi domine eden, üstüne UEFA'yı kazanan takıma benzeyeceği konusu…

96-2000 arasındaki takım bugünlerde 6+0+4'e göre hareket etmeyen takımın aksine transferde örnek strateji izledi. Popescu, Taffarel, Capone sırayla geldi. O takım başkaydı

Hakan Ünsal, Okan Buruk, Suat Kaya, Ergün Penbe, Ümit Davala ve Arif Erdem gibi Türk oyuncular her sezon üstüne koydu. Bülent Korkmaz 30'undan sonra taş gibi stoper oldu. Emre Belözoğlu ve Fatih Akyel Florya'dan çıktıkları için değil hak ettiklerinden dolayı şans buldu.

PEKİ ŞİMDİKİ TAKIM?

2011-12 sezonunun kahramanı Engin nerede? 3 sezondur ilk 11'in değişilmezi olan Semih futbolunu 1 gram ilerletti mi? Dany ile Chedjou'yu toplasan Ujfalusi eder mi? Emre Çolak ve Aydın gibi isimler altyapının ekmeğini yemekten başka ne yaptılar?

BU NASIL STRATEJİ?

Yerli oyuncuların en değerli olduğu ortamda Necati-Kazım-Erman üçlüsünü toplam 850 bin euroya satan yönetim, Amrabat'ı 8.6 milyon euroya alıyor. Ezeli rakibe kaptırma pahasına Alper'e 6-7 milyon euroyu çok görenler, Olcay Şahan'ı beğenmeyenler Chedjou'ya 6.3 milyon euro ödüyor. 6+0+4'ün geçerli olacağı sezonda yerli takviye-ye ihtiyaç duyulmuyor, AB pasaportu peşinde koşuluyor.

“Bu tabloda en suçsuz kim?” derseniz, cevabım “Mancini” olur. Sözün özü Aysal kurumsallık peşinde koştu, huzuru bozdu. Terim kadro mühendisliğinde hata yaptı, ihale Mancini'ye kaldı.

RIERA’NIN SUÇU NE?

Arda satıldıktan sonra apar topar transfer edildi, herkes ondan 10 gol-10 asistlik performans bekledi. İlk sezonunda iyi değildi, yeri geldi tribünler tepki gösterdi, yeri geldi takım arkadaşından dayak yedi. Öyle ya da böyle 12 Mayıs 2012'de takımı Kadıköy'de şampiyonluğunu ilan ettiğinde 90 dakika sahadaydı ve ayakta kaldı Riera… Geçen sezon Hakan Balta su koyverdi, sol beke geçti. Yeni mevkisinde profesyonellik dersi verdi. Derbide Beşiktaş'a golünü attı, Şampiyonlar Ligi'ndeki Manchester United maçında ‘Maldini' gibi oynadı.

Her maç gol yiyen, ileri top çıkaramayan ve sürekli kalecisine geri pas atan Galatasaray savunmasında şans bulamaz mı? Sırf ‘oyun görüşü' yüzünden oynamalı o ayrı… Evet Riera 3 milyon euro alıyor ama sanki Galatasaray'daki diğer oyuncular bedavaya oynuyor…