SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

İnanç yoksa zafer de yok

HER ne kadar Alex Ferguson'a mal edilse de, Danimarkalı Teknik Direktör Ebbe Skovdahl şöyle demiştir vakti zamanında: “İstatistik mini eteğe benzer; çok şey gösterir ama asıl görünmesi gerekeni göstermez.” Galatasaray'ın 1999 yılından beri Kadıköy'de kazanamaması ve basın tarafından ısrarla bunun vurgulanması da böyle bir istatistikti benim açımdan. Aynı zaman zarfında Galatasaray 7; Fenerbahçe biri hala tartışılan 5 şampiyonluk kazanmıştı… Ayrıca, ezeli rekabetteki son 8 maçtan 4'′ünü sarı-kırmızılılar kazanmış, 2 kez berabere kalıp 2 kez de mağlup olmuştu… Fenerbahçe'yle yarıştığı son 2 sezonun şampiyonu, yine Fenerbahçe'yle oynadığı son 2 Süper Kupa'nın da sahibiydi. Ne var ki, tüm bu tabloya rağmen Galatasaray taraftarı açısından en umutsuz gidilen Kadıköy deplasmanlarından biriydi dün akşamki maç… Bunun ardında da ne kaleci Eray'ın tecrübesizliği, ne de istatistikler vardı açıkçası… Taraftarı endişelendiren tek şey, Galatasaray'ın bu sezon sahaya bir türlü yansıtamadığı hırs ve kazanma arzusuydu. Maçları adeta “Bitse de gitsek” havasında oynamasıydı. Dün maçın ilk 20 dakikasında gereğinden fazla kontrollü bir oyun vardı. Fenerbahçe, aradaki 6 puan farkın rahatlığıyla fazla zorlamıyor, Galatasaray da sanki bu farka razıymış gibi çok da çabalamıyordu… O kadar ruhsuz bir maçtı ki, ilk korner maçın ancak 57'nci dakikasında geldi. Adeta her iki takım da stratejisini rakibin yapacağı hata üzerine kurmuştu… O hata, bu sezon hatalarıyla ünlü Galatasaray defansından geldi… Chedjou, kötü zeminin de etkisiyle ayağının kayması sonucu panikleyerek, pozisyon bile olmayan bir pozisyonda kolunu araya soktu. Yarattığı penaltıyla da takımının 1-0 yenik duruma düşmesine neden oldu. İkinci yarıda, o an itibarıyla rakibinin 9 puan gerisine düşmüş Galatasaray'ın kazanmak için savaşması beklenirdi. Ama tıpkı Kopenhag maçının ikinci yarısında olduğu şekilde oynuyormuş gibi yaptı sarı-kırmızılı futbolcular. Ve bunca yalan-dolan arasında Fenerbahçe'nin ikinci golü geldi. “Golden önceki pozisyon ofsayt mıydı değil miydi?” tartışabiliriz… Ancak bu tartışmalar Galatasaray'a hiçbir şey kazandırmaz. Çünkü o pozisyonun ofsayt olup olmadığından daha büyük problemleri var bu takımın. Arkadaşlık gibi… Savaşmak gibi… İnanmak gibi… Son dakikalarda gelen penaltının atılışı bile takımdaki inançsızlığın göstergesi… Ve bir takım inancını yitirmişse gerisi teferruattır!

Yazarın Diğer Yazıları