SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

İnanmazsan olmaz!

KONYASPOR maçının bitiş düdüğüyle birlikte pek de alışkın olmadığı bir manzara yaşandı Galatasaraylılar’ın… Taraftar, Şampiyonlar Ligi’ndeki Kopenhag ve Süper Lig’deki Kadıköy derbisi öncesi, kötü bir oyunla da olsa kazanan takımı tribüne çağırdı… Bu bir gelenekti aslında; bir nevi moral verme töreni, söz alma ritüeliydi.

Semih ve Eboue, bitiş düdüğüyle birlikte soyunma odasına koşan takımı geri getirmek için bayağı uğraştı; olmadı. Sabri geldi, arkadaşlarıyla konuşlup yeniden soyunma odasının yolunu tuttu ama o da eli boş döndü. Mancini, Semih, Eboue, Chedjou, Sabri ve yanılmıyorsam Ceyhun’dan oluşan az sayıda futbolcu, çok da tribünlere yaklaşmadan el sallayıp sahadan ayrıldı.

Bu çok açık ve net bir motivasyon kaybına, ciddi bir arkadaşlık erozyonuna işaret bir takım açısından… Ve bu ruhla çıkılacak hiçbir kaşılaşmadan galibiyetli çıkışmaz, orası çok açık.

İki maçtan fazlası…

Oysa bu hafta çok kritik… Galatasaray adına bütün bir yıla ait tüm hedeflerin seyri bu hafta belli olacak.

Kopenhag maçına, Juventus karşısına Şampiyonlar Ligi’ne devam konusunda avantajlı olarak çıkabilme hedefiyle çıkacak. Fenerbahçe’yle de aradaki puan farkının açılmaması için oynayacak.

İki galibiyet tabii ki muhteşem olur. Hangi skorun hangi maçta olduğu önemli olmaksızın bir galibiyet bir beraberlik de süperdir. İki beraberlik vaziyeti idare eder. İki mağlubiyet ise tam bir felaket olur.

Herkes bu kritik dönemçte takımın yaşadığı aksiliklerden ve önemli eksiklerden dem vuruyor doğal olarak. Ama şu herçek unutuluyor: Her takım sahaya 11 kişi çıkar ve sonucu o 11 oyuncunun inançlı mücadelesi belirler.

2010-11’i unutma!

Hatırlatmadan geçemeceğim… Galatasaray, sadece üç yıl önce, şu meşhur 2010-2011 sezonunda, bir beraberlikle de olsa Fenerbahçe’nin Kadıköy’deki galibiyet serisine son verdiği maçta, şu kadroyla sahada yer almıştı:

Kalede Aykut Erçetin… Defansta Sabri Sarıoğlu, Servet Çetin, Lucas Neil, Hakan Balta… Onların önünde de Elano, (Dk.76 Emre Çolak), Ayhan Akman, Mustafa Sarp, Lorik Cana (Dk.65 Serkan Kurtuluş), Misimovic (Dk.55 Barış Özbek) ve Pino. Kulübede forma şansı bekleyen diğer isimlerse Emirhan, Ali Turan, Insua, Mehmet Batdal’dı.

Umutlu olmak için başka söze gerek yok sanırım… Ama önce sahadakilerin buna inanması lazım!

Yazarın Diğer Yazıları