SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Hani korku filmi seyrederken karanlığa doğru kapı aralanır da içerden aniden gereksiz biri çıkar gözlerinizi kapatırsınız, F.Bahçe için de G.Birliği, ligde gözlerini kapatarak gittiği bir deplasman. En son geçen sene bu çimlerin üzerinde Tosic'in insanüstü performansıyla şampiyonluk yarışına yorgan atmıştı sarı-lacivertli takım. Son 5 sezonda sadece 1 kez galibiyet ödülü olarak otobüste dürüm yiyebildi çocuklar, onun haricinde hep hüsran, hep açlık! Bu sefer ‘Ben o dürümü yiyeceğim arkadaş' diyordu tüm takım. Özellikle de Mehmet Topal. Aurelio gibi rakibin şekline girerek faul yapmadan nasıl bir insandan top alınır, nasıl dövülür nasıl madara edilir, her ikili mücadelesinde gösteriyor. Yıllardır söylüyorum. Cristiano Ronaldo'yu durdurabilen tek adam da Topal'dır. Bunu karşısında oynadığı 2 maçta zaten yaptı. Ben çok uzun yıllardır defansif olarak bu kadar yıldızlaşabilen bir insan tanımıyorum. En son Gattuso vardı, o da çok agresifti. Mehmet Topal hem sert hem efendi hem insan. Kısacası, Mehmet Topal büyük topçu. Takım olarak bakınca, daha önce de belirttiğim gibi artık zeki bir takım F.Bahçe. Ben değişim olarak en çok bunu sevdim. Ersun Yanal'ın takımının göze batan farkı bu bence. Topu soğutacağı, faul yapacağı, gol atacağı, yemeyeceği zamanı artık ayarlayabiliyor Kanarya. Dün G.Birliği önünde bu kadar zorlanmalarının sebebi, sahada tek kötü olan ismin sistemde büyük yer tutmasıydı. Gökhan Gönül. O kötü olunca vites hep sıyırıp boşa düştü. Bir türlü 5. vitesi göremedi F.Bahçe. Bence sahadaki diğer isimlerin hepsi iyiydi. Caner de önünde oynayan Jimmy yüzünden ilk yarı etliye sütlüye karışamadı, 2. yarı gözünü karartıp en az 4-5 tane müthiş kesme attı ceza sahasına. İlk yarının sonunda sakatlanan Meireles'in yerine giren Salih'in de omuzlarındaki genişlemeyi görmedik zannetmeyin. Yanal'ın ‘Hulk'a çevirmek için uğraştığı genç yıldız, dün omuz darbeleriyle yere düşmemeye başladığını gösterdi..