SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Geçen sezonun başıydı… Transfer döneminin de ilk günleri. Henüz kimsenin aklında kim gelir, kim gider gibi sorular yok. Yani bizim alıştığımız transferlerin son günlerde yapılması olduğu için, herkesi çok şaşırtmıştı Dirk Kuyt. Amsterdam'da F.Bahçe Yönetimi ve Aykut Kocaman'la buluşmuş ve imzayı atmıştı. Bir anda çubuklu formayla resmi sitede resmini görenler şoke olmuştu, Kuyt artık Kanarya'ydı.

Yaşı ilerlemiş olduğundan çok kulüp buldular onun için. Ama o geçen yılı 32, bu sezonu ise 33. yaşıyla oynuyor. Geçen sezonu 56 maçla tamamladı, 17 gol atıp yanında 15 asist üreterek, tüm ağızları kapattı. Yeni futbol mevsiminde de Ersun Yanal'ın değişilmezi oldu şimdiden Hollandalı futbolcu. Ve Türkiye'de geçirdiği 1 yılı aşkın sürenin ardından izlenimlerini, hissettiklerini AMK Spor için değerlendirdi. İşte Kuyt'ın samimi cümleleri:

‘SAĞ KANATTA ÇOK GOL ATILMAZ’

“Gol ve asist üretmek çok önemli ama bence ligi kazanmak her zaman için daha önemlidir. Değişik pozisyonlarda oynadım, Feyenoord'da forvet oynadım, Liverpool'da daha çok sağ kanatta oynadım. F.Bahçe'de de çoğunlukla sağ kanatta görev alıyorum. Sağ kanatta oynayan bir oyuncu bir sezonda 10-15 gol atamaz. Forvet oynarken daha çok gol atıyordum ama sağ kanatta daha fazla asist yapıyorum, gol pası veriyorum.

Benim için önemli olan maçı kazanmak. Bunun yanında gol atarsam süper olur tabii. Sağ kanatta oynayan bir oyuncu olarak hala gol atıyorum ve asist yapıyorum. Bu beni çok mutlu ediyor.

Yeni geldiğin bir kulüpte ilk attığın golü kimse unutmak istemez. F.Bahçe formasıyla G.Saray'a karşı atmam benim için rüya gibiydi, çok özel bir duyguydu. Golü kafayla atmıştım. Çok mutluydum fakat sonunda kaybedince büyük hayal kırıklığı yaşadım.”

‘MAICON’U DAĞITMIŞTIM’

“Kariyerimdeki en iyi oynadığım maç, 2010 Dünya Kupası çeyrek finalinde Brezilya'ya karşıydı. Dünyanın en iyi defans oyuncularından biri olan Maicon'a karşı oynamıştım, çok iyiydim. 2 asist yapmıştım. 3 kişiyle mücadele ederken neredeyse gol atıyordum, kariyerimin en iyi oyunlarımdan biri olarak hatırlayacağım. En kötü oynadığım maçı ise aklımdan çıkardım.”

‘KAYBETTİĞİMİZ İKİ FİNAL BENİ ÇOK ÜZMÜŞTÜ’

“F.Bahçe formasıyla bende en çok iz bırakan Gatasaray derbi maçları. Unutamadığım maçlar ise Şampiyonlar Ligi finali ve Dünya Kupası finali. En çok üzüldüğüm maç Hollanda ile Dünya Kupası finalinde kaybettiğimiz maç. Dünya Kupası'nda başarıya çok yakındık. Küçük detaylarla kaybetmek üzüyor ama futbol bu, oraya kadar gelmek de önemli.”

‘EN YETENEKLİSİ MESSI AMA EN İYİSİ GERRARD’

“Dünya üzerinde birçok yetenekli futbolcu var. Bence bunların içinde en yeteneklisi Barcelonalı Messi. Fakat bana göre dünyanın iyi oyuncusu eski takım arkadaşım Steven Gerrard. O çok yetenekli, gol atıyor, çalım atıyor, her şey var onda. İnanılmaz bir futbolcu. Van Basten, Rijkaard ve Gullit benim idolümdü. 1988 yılında Hollanda Milli Takımı şampiyon olduğunda favori takımımdı. Ve favori oyuncularımdı.”

‘HİÇ BİR DEFANSTAN KORKMADIM’

“Kariyerim boyunca çok zor maçlara, çok kritik anlara şahit oldum. Gerçek anlamda sert isimlere karşı da 90 dakika savaştım. Ama hiçbir zaman savunma oyuncularından korkmadım ve korkmayacağım. Bazen zor oluyor ama beni korkutacak kadar sert bir defans oyuncuyla karşılaşmadım.

Türkiye sert bir lige sahip. Ama bence Avrupa'da da futbol sert oynanıyor. Burası ile Avrupa arasındaki fark, orada hiç müsamaha gösterilmeden kırmızı kart gösteriliyor. Burada ise gözden kaçma ihtimali var çünkü hakemlerin üzerinde hayatımda hiç görmediğim kadar baskı var. Onların da işi burada daha zor.”

İrfan YİRMİBEŞ / AMK