SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Terim takıma coşkuyu verdi

11 Eylül 2013

Ağustos ayının başına kadar Dünya Kupası umutları kaf dağının ardında kalan milli takım mucizevi bir şekilde 2014 Brezilya mücadelesine tekrar ortak oldu. Peki ne oldu da bu kadar kısa zamanda herşey tersine döndü? Herşeyden önce futbol coşkuyla oynanan bir oyun. Oyuncuları motive etmeniz, inandırmanız gerekiyor. Bunu yapmazsanız futbolcular sahada birer korkuluktan farksız oluyorlar. Abdullah Avcı'nın göreve gelmesinden itibaren Ay-Yıldızlı ekibin üzerine sanki ölü toprağı serpilmişti. İşte Fatih Terim'in gelişi milli takımda tüm tabloyu pozitife çevirdi. Fatih hocanın en büyük özelliği futbolcunun dilinden çok iyi anlıyor olması. Kısa zaman içinde zaten ne taktik ne teknik açıdan bu kadar büyük bir değişim sağlayamazsınız. Futbolcu aynı futbolcu, rakip aynı rakip. Ama milli formadaki ekstra katkının sırrı tartışmasız kulübedeki değişim. Kolay değil 6 maçta 7 puan toplayabilen ve moralmen çökmüş bir milli takımın başına geçip, 2 karşılaşmada 6 puan almak.

Cluj'a attığı golle ‘Kont Burakula' unvanını alan Galatasaraylı yıldız, yine Romanya'da Türk futbolu açısından hayati önem taşıyan bir dokunuşa imza attı. Çünkü Türkiye'nin 2010 Dünya Kupası ve EURO 2012'den sonra 3. büyük turnuvayı kaçırması futbolumuzun uluslararası alanda kaybolmasına ön ayak olabilir. Mevlüt'ün oyun biterken yaptığı şık vuruş pastanın kreması oldu. Daha erken gelseydi de ekranlarının başına kilitlenen futbolseverlerin nabzını düşürseydi. Ama olsun adeta yeniden doğduk, dirildik. Bir de Fatih Terim'in her zaman bir şansı olduğu söylenir. 90+1'de Rumenler'in kaçırdığı mutlak kafa vuruşu talih kuşunun başımıza daha çok konacağının göstergesiydi sanki… Bundan sonrası akıl oyunları… Romanya'yı bir nebze de olsa yarıştan dışarı attık. Şimdi önümüzdeki rakip Macaristan ve ne yazıkki onlarla bir daha maçımız yok. İnsanın aklına ister istemez Budapeşte'deki o sefil futbolla kaybettiğimiz ve İstanbul'da berabere kaldığımız karşılaşmalar geliyor. O iki maçtan 1 değil 4 puan alabilseydik Macarlar 12 puanda olacaktı ve böylece kalan periyotta kendi göbeğimizi kendimiz kesecektik. Ama şimdi yine 11 Ekim'de gözümüz Estonya'da, kulağımız Amsterdam Arena'daki Hollanda-Macaristan mücadelesinde olacak. Ancak yine de işimiz kolay değil. Dört finalin ikisi gitti, ikisi kaldı. Daha zorlu maçlar bizi bekliyor. Bu coşkulu oyuncu topluluğu şu anki görüntüleriyle bu zorlu misyonun altından kalkacak gibi gözüküyorlar.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek