SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Ya sol bek ol evlat ya da 3. kaleci

BİR transfer döneminin daha sonuna geldik. Aradan geçen zamanda transferle yatıp transferle kalktık.

Gece yarısı açıklanacak transferler yüzünden uykusuz bile kaldık. Duyumlar üzerine yüzlerce; hatta binlerce haber yaptık.

HER transfer dönemlerinde ortaya çıkan “Duyumcular” adlı kavmin masallarını dinledik bolca.

Kimi konserde yakaladığı Başkan'ın ağzından yılın transfer bombasını patlattığını iddia etti. Kimi de yöneticinin berberine güvenerek ortalığı yangın yerine çevirdi. Beş bin futbolcunun ismi dolaştı takriben. Vasati 40 tanesi imza attı.

BUNCA laf, bunca çaba, bunca geyik sonucunda manzara ortada: Galatasaray ve Beşiktaş sol bek bulamıyor; Fenerbahçe Alex'in yerini dolduramıyor, Trabzon'un ne yapmak istediği ise tam olarak anlaşılamıyor.

ASGARİ ücretin 297 Euro olduğu ülkede, “Falanca kulübümüzün talip olduğu oyuncuyla görüşmelerde sona yaklaşıldı. Arada 2 milyon Euro'luk küçük bir fark kaldı” gibi laflar uçuşuyor havada.

297 Euro ile geçinmeye çalışanlar da kahvede bu haberi dinleyip, “2 milyon veremeyeceksen niye o koltuğa oturdun” diyerek kulüp başkanlarına sallıyor sabahtan akşama.

KULÜPLERİN transfer politikaları üzerine ahkam kesmeye hiç niyetim yok. Kimin doğu kimin yanlış yaptığını sahadaki sonuçlar gösterir. TÜRKİYE'DEKİ Dört Büyükler için başarı terazisi derbilerdir. Galatasaray için bir üst ölçü birimi Şampiyonlar Ligi'dir.

SON sözüm futbolcu olmak isteyen gençlere:

Bu ülkede ya sol bek olun ya da üçüncü kaleci. Birinci seçenekte oynamanız garanti… İkinci seçenekte ise oynamamanız garanti. Her halükarda paranız garanti. Forvet olmaya niyetlenirseniz sonuç ortada: ‘Genç Semih' unvanıyla emekli olmak var ufukta.

Yazarın Diğer Yazıları