SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

‘Çılgın değil normalim’

Beşiktaş'ın çılgın hocası Slaven Bilic, AMK'ya çok özel açıklamalarda bulundu: Beşiktaş’ın “Aykırı bir kişiliğe sahip miyim bilmiyorum. Bence normal bir adamım. Bir takım için disiplin önemli şey ama bunu da asık suratlı olmayacak.”

Güncellenme: 13:33, 11/07/2013
‘Çılgın değil normalim’

Slaven Bilic için yapılan “Tam Çarşı'ya göre” yorumları bir süre rafa kaldırılabilir. Çünkü Hırvat hoca kendinde sıradışı bir özellik görmüyor. Halbuki rock müzik dinleyen, dinlemekle de kalmayan bir rock müzik grubunda gitar çalan, hukuk eğitimi almış, küpeli ve dövmeli, saha kenarında bere takan bir teknik adamdan bahsedilince akıllara gelen ilk ve tek isim Slaven Bilic'in ta kendisi.

İlk olarak 2008'de Beşiktaş ile ismi anılan Hırvat çalıştırıcı geçtiğimiz sezon da adeta kapıdan dönmüştü. Öz evlat kontenjanından Samet Aybaba sonrası taraftarın ‘gönül kontenjanından' Bilic geldi takımın başına. Önder Özen'e de kanı pek bir ısınan Beşiktaş taraftarı şimdi de Bilic ile başarı arayacak. Hırvatistan Milli Takımı uluslararası turnuvalara taşımak dışında bir başarısı bulunmayan Bilic de hocalığındaki ilk kupasını Beşiktaş'ta arayacak.

Almanya kampında AMK'ya vakit ayıran Slaven Bilic ile sohbete olumlu bir giriş yapmak için, “Dışarıdan aykırı bir kişilik gibi gözüküyorsunuz. Gerçekten öyle mi?” sorusuyla başlıyorum. Önce, “Aykırı bir kişiliğe sahip miyim bilmiyorum. Bence normal bir adamım…” Araya girip “Kenardan çok sert görünüyorsunuz. Saha içindede öyle misiniz?” Diyorum ama onun da cevabı hazır: “Bir takım için disiplin en önemli şey. Ama disiplin denilince hemen aklınıza asık suratlı Bir disiplin örneği gelmesin. Sonuçta burada bir oyun oynuyoruz; futbol… Bunu oyuncularıma iyi bir şekilde anlattığımı düşünüyorum. Onlara kendi kapasitelerini anlattım. Rakiplerimizin da iyi oyuncuları olabilir ama bizim amacımız herkesi yenebilecek bir Beşiktaş yaratmak.”

Almeida bu takımın oyuncusu

Hugo Almeida'nın takımdaki geleceği taraftarların merak ettiği konulardan. Sorunun cevabını en yetkili ağızdan alıyoruz: Almeida benden önce nasıl bir futbol sergiliyordu bilmiyorum ama o bu takımın bir oyuncusu ve ben de oyun planımı ona göre hazırlıyorum. Kampa katılır katılmaz onunla görüştüm ve devam etme kararı aldık.

Toroman, Veli ve Franco

İngiltere günlerinde stoperden orta sahaya dönen Bilic, farklı mevkilerde oynayarak hem kariyerine hem de teknik adamlığına renk kattı: Alt yaş kategorilerinde orta sahada oynamış, sonra defansa dön-müştüm. İngiltere'de bir orta saha tecrübem daha oldu. Bunun çok faydasını gördüm. Üstelik orta sahada oynamaktan mutlu olduğum günler bile vardı. Çünkü hücuma çıkmayı ve gol aramayı seviyordum. Şimdi ise Beşiktaş'ta Veli, Toraman ve Franco'da bu özelliğin olduğunu görüyorum.

Klişelere takılmam

Beşiktaş’ın hocası geçmiş röportajlarından birinde “Futboldaki en büyük yanılgı, çok defans oyuncusu oynatınca daha az gol yiyeceğinizi ve çok hücum oyuncusu oynatınca çok gol atabileceğinizi sanmak” cümlesini kullanmıştı: Ben o cümleyi futbolda bazı klişeleri kullanan insanlar için söylemiştim. O klişeye göre savunma oyuncusu fazla olunca iyi savunma yapılır, hücum oyuncusu fazla olursa da iyi hücum yapılır. Ama öyle değil! Benim için önemli olan takım hücum aksiyonunu bitirdiğinde ceza sahası içinde 3-4 oyuncu varsa işler yolunda demektir. Çift forvet oynarsınız ve hücum aksiyonu bittiğinde ceza sahasında 1-2 oyuncu varsa sorun vardır. Mesela Barcelona; çoğu zaman tek santrafor ile oynarlar. Ama ceza sahasında en az 5-6 oyuncu vardır.

Ben olsam düşürürdüm!

Bılıc'e sorduğum sorulardan biri Euro 1996'daki Türkiye-Hırvatistan maçıydı. O maçta Alpay, Vlaovic'i düşürmemiş ve Hırvatlar bizi 1-0 yenmişti. İşte Bilic'in “Sen Alpay olsan ne yapardın” sorusuna yanıtı: Alpay bence fair-play ve ahlaki açıdan unutulmayacak bir şey yaptı. Ben olsam kesinlikle faul yapardım. Ama faule gerek kalmadan zaten topu alırdım. Bu tabi ki şaka. Faulü kesin yapardım!

Kariyerimden memnunum

Hırvat hoca, Bundesliga'da yılın defans oyuncusu seçilmişti ve bir Alman ekibinde de kaptanlık yapan ilk yabancı oyuncu olmuştu. Bilic dev takımlarda forma giymese de kariyerinden memnun: Almanya döneminde çok iyiydim. Karlsruhe'de sürekli oynayan bir oyuncuydum. Ligi iyi bir yerde bitirmiştik ve Avrupa'da yarı final oynamıştık. Bayern, Manchester'da oynamadım ama büyük liglerde oynadım ve kariyerimden memnunum.

Ah o Türkiye maçı yok mu!

Slaven Bilic, Euro 2008'deki Türkiye maçının sorulduğunu duyunca bir an sessizliğe gömüldü. Semih'in son dakika golü için konuşmak istemedi ama turnuvaya dair anlatacağı çok şey vardı: O turnuvada bizi kimsenin durduramayacağına inanıyordum. Öyle bir atmosfer vardı ki başarı için her şey hazırdı. Almanya'yı yenip gelmiştik ve takım çok formda idi. O kadar hazırlanmışken Türkiye'ye elenmiştik. Bunu unutmam.

ERSOY ÖZDEM/AMKSPOR 

Yayınlanma Tarihi:08:50,