SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Büyük kulüpler kongre dönemlerini yaşıyor. Trabzonspor ise bütün bunlardan apayrı bir kongre yaşadı. Mali darboğaza rağmen 5 başkan adayı, 100 yönetici çıkarabildi içinden. Az bir oy farkıyla da olsa İbrahim Hacıosmanoğlu kazandı. Bir önceki kongrede 1000 oydan fazla alan Hacıosmanoğlu, delegeden belli bir kabul görmüştü ve bir sonraki seçim için Trabzonsporlular ona gereken işareti vermişti zaten.

Başkan seçilen İbrahim Hacıosmanoğlu 100 bin üye kampanyasının ilk başkanıdır. Denetlenemeyen, bağımsız oylar söylemiyle birleşince kongrenin galibi olmuştur. Bundan sonrasını tabela belirleyecek. Mustafa Akçay kararını iki ay önce verdi ama keşke Tolunay Kafkas ile görüşüp deklare etseydi. Kafkas'la görüşüp, izlediği oyuncuların bilgisini de alırdı. Kötü mü olurdu? Hayır. Hem de tazminattan kurtulurdu. Bunların hepsi 3-4 saatlik işlerdi. Orayı iyi yönetemediler.

İLK ÇAĞLARA DÖNMEK GİBİ!

Başkan Hacıosmanoğlu ile Fatih Tekke'nin dostluğu seçimden çok daha öncesine dayanıyor. Kesin olarak ayrılsalar da ayrılmasalar da dostlukları devam edecektir. Burada akılda kalan şu; Siz birine “Ben sana şu görevi verdim” deyince o kişi o görevi almış oluyor mu? Yani birine bir görev verirken, görev tanımıyla birlikte vermelisiniz. Ve sorumluluk verdiğiniz kişiyi aynı zamanda yetkilendirmelisiniz. Sorumluluk var, yetki yoksa zaten o görevden bir şey bekleme. Şimdi Ünal Karaman gelecek. Ya aynı şeyler yaşanırsa. Şimdi bir kere, eski bir iki oyuncunuzu göreve getirerek “Ben öze dönüyorum” diyemezsiniz. Kabul görmez. Öze dönmek ne demek ve amaç ne, bunu taraftarınıza anlatmanız lazım. Öze dönmek 3 eski oyuncunuzla sezona başlamaksa, bu olsa olsa tercih olur. Eğer elinizde öze dönmek modeli diye bir model varsa bunun açılımını da yapmalısınız. Klasik olacak ama endüstriyel futbol çağında öze nasıl döneceksiniz? Bilişim çağındayken, ilk çağa dönmek istiyoruz diyebilir misiniz?

Trabzonspor, kendine özgü gelenekleri olan bir şehir takımı. Bu kimliğinin çok uzağında ve yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyuyor. Yarın Akçay başarısız olur da yabancı bir teknik adam gelirse ne diyeceksiniz? Bunların hepsini hesap etmek lazım. Yönetimin bundan sonraki en büyük görevi Akçay'ın arkasında sağlam bir duvar gibi durmalarıdır. İstediği kadroyu kurmasına da izin vermeleridir. Taraftar, öze dönmeyi anlamaz. Taraftar, bugün seçilen yönetimin yarın Fenerbahçe'yi yenip kupa kaldırmasını bekler. Öyle 2-3 sene bekleyecek sabrı zaten hiç yoktur. Ben yeniden öze dönmeyi şöyle tarif ediyorum; Endüstriyel futbolla, şehir takımı kimliğini yeniden harmanlayan yeni bir açılım…