SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Başkan müessesesi

1 Haziran 2013

RAHMETLİ Özhan Canaydın, bir sohbetimizde, “Yönetimde her şey tartışılır ama sonunda Başkan'ın dediği olur. Galatasaray bir başkan müessesesidir” demişti. “Başkan müessesesi” tanımını yazının sonunda hatırlamak üzere bir kenara koyup devam edelim.

MALUM; Galatasaray'da Başkan Ünal Aysal, yönetimiyle uyumlu çalışamadığını söyleyerek istifa etti ve seçim kararı alındı. Ardından da kızılca kıyamet koptu… Yönetim kurulu üyeleri “Seçimden niye bizim daha önce haberimiz olmadı” diye isyan etti… Yapılanın etik olmadığı söylendi… Yönetimde geçmiş dönemlerde yaşanan sıkıntılar basına sızdırıldı… Ortaya çıkan yeni yönetim kurulu listesi, daha göreve başlamadan tartışıldı, eleştirildi falan filan…

ÇOK net söylüyorum: Hiçbirinin bir manası; faydası yok…

KOPARTILAN fırtınanın ardında çözüm aramak gibi bir amaç da yok.

KİMSE üzüm yemek derdinde değil, herkes bağcıyı dövmenin peşinde.

VE herkes yarınlar için mevzi kazma arayışında.

BURADAN açıkça, lafı dolandırmadan herkese soruyorum: Yönetim kurulu ne işe yarar?

MESELA, sahibi olduğu ajans üzerinden Galatasaray adına basına reklam verip bunun üzerinden komisyon alan yönetici gördük de geçmiş dönemlerde; dergisi, televizyonu, internetiyle rakipleri arasında lider olan Galatasaray medyasının gelirlerini artırmayı kendine görev edinen bir yönetici görmedik bugüne kadar.

MESELA, Florya'daki ağaçların gölgesinde oturup basına poz veren, “Florya ile aram çok iyi” mesajı yollayan yöneticiler gördük de, o ağaçlara 50 metre mesafedeki basketbol salonunun soyunma odasındaki perişan tuvaleti adam etmeyi düşünen, bunun için inisiyatif alıp kolları sıvayan birini görmedik.

HAKAN ÜSTÜNBERK ÖRNEĞİ…

İLLA başkan mı talimat vermeli, “Galatasaray yayın organlarının gelirlerini artırın” diye…

İLLA başkan mı söylemeli, “Basketbol salonundaki soyunma odası bize yakışmıyor, düzeltin” diye…

İLLA başkan söyleyecekse o zaman yönetim kurulu niye var…

ZATEN Yönetim Kurulu'nun görev dağılımı belli değil mi?

HUKUK işleri kimde, tesisler kimde, gelirler kimde belli değil mi?

BURADA iyi bir örnek olarak Hakan Üstünberk ismi geliyor aklıma. Basketbol şubesinin sorumluluğunu aldı, dar bir bütçeyle yıllardır şampiyonluğa hasret olunan bir branşta Yenilmez Armada'nın temellerini attı… Basında pek görünmedi, röportaj vermedi, reklam peşinde koşmadı. Rahat çalışamayacağını düşündüğü anda da ayrıldı. Ama onun ektiği tohumlar belki 23 yıl aradan sonra ulaşılacak şampiyonluk olarak kulübe, taraftara miras kaldı. Galatasaray'ın bu tip yöneticilere ihtiyacı var.

UMARIM yeni yönetim böyle bir yönetim olur.

ŞAYET olmazsa da bunun bedelini yöneticiler değil başkan öder.

ÇÜNKÜ rahmetli Özhan Canaydın'ın da dediği gibi Galatasaray bir başkan müessesesidir…

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek