SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

G.Saray’ın Hollandalı yıldızı Wesley Sneijder’in güzel eşi Yolanthe Cabau, PAZAR Vatan’dan Banu Duran’a konuştu.

İşte Pazar Vatan’daki o röportaj…

Takı tasarlamaya nasıl başladınız?

– Bir buçuk yıl önce İtalya'da yaşarken başladım. Kendi kendime yapıp takıyordum ama etraftaki herkes sormaya başladı, “Bu takılar nereden?” diye. Ben de bu ilgi üzerine bir koleksiyon çıkarmaya karar verdim ama tam o sırada İstanbul'a taşındık. Burada ise şans eseri Lidyana'nın sahipleri hikayemi duymuş, bana teklif getirdiler.

Kaç parça var?

– 120'ye yakın. Bileklikler ağırlıkta.

Nasıl kadınlara hitap ediyorsunuz?

– Her yaştan kadın için takı tasarladım. İmitasyon olanlar daha gençler için; gerçek altın ve inci olan parçalar ise yaşı daha büyük kadınlara…

Mağaza açmayı düşünüyor musunuz?

– Daha ilerde… Tasarımlarım İtalya ve Hollanda'da bazı mağazalarda satılacak ama şimdilik esas satış noktam Lidyana.

Hiç çıkarmadığınız takı var mı?

– Evlilik yüzüğüm ve anneannemin vefatından önce bana verdiği kendi evlilik yüzüğünü çıkarmam.

Eşiniz de takılara meraklı mı?

– Koleksiyonumu yetiştirmeye çalışırken evin her tarafı boncuklarla doluydu; karmakarışıktı. Sneijder yardım etmek istedi. Ve bazı takıları beraber yaptık; öyle maço bir adamın takı yapması enteresandı! (Gülüyor)

Takıyor mu peki hiç?

– Koleksiyonumda erkeklerin de takabilecekleri tek parça var; hatıra bileklikleri. Bilekliğin üzerinde “True love story that never ends” (“Hiç bitmeyen gerçek aşk hikayesi”) yazıyor. Bu cümlenin yarısı erkeğin, diğer yarısı kadının kolunda oluyor. “Love story” yazan kısmı erkekler için ve Sneijder da bunu takıyor; bende de cümlenin devamı var.

‘Yenge diyenler sayesinde kendimi aileden görüyorum'

Koleksiyonu tanıtacağınız Reina'daki davete Hollywood'tan pek çok ünlünün geleceği doğru mu?

– Pek çok ünlü konuğum olacak ama net isim söylemem doğru olmaz; sürpriz olsun! (Gülüyor) Sadece Paris Hilton bugün bizzat arayıp “Geleceğim” dediği için onu söyleyeyim.

İstanbul'a geleli tam ne kadar oldu; alıştınız mı buraya?

– Üç ay oldu… Enteresan olan şu ki İtalya'ya ve İspanya'ya gittiğimde “Burası benim evim” demem için 6 ay geçmesi gerekmişti. Oysa İstanbul'a geldiğim ilk ayda kendimi çok mutlu ve evimde hissettim. “Yenge” diye seslenenler sayesinde hemen aileden biri gibi gördüm kendimi (Gülüyor)…

Sizi en zorlayan şey ne oldu?

– Tek güzel olmayan şey, trafik. Neyse ki merkezi bir yerde oturuyorum ve markete, kuaföre yürüyerek gidiyorum. Arabayla bir yere gideceksem de yanıma laptopumu alıyorum.

“Futbolcu eşinin ‘görünmez olmayı' bilmesi gerek”

Futbolcu eşi olmak zor mu?

– Zor değil ama yaşadığınız yeri sık sık değiştirmek gerekebiliyor; bunu hiç unutmamak lazım. Mesela İtalya'dan İstanbul'a geleceğimizi bana sadece 7 saat önce söyledi eşim… Anılarınızı orada bırakıyorsunuz; bu durum üzücü olabiliyor. Fakat, her zaman ‘maceraya hazır olmak' demek aslında bu. Bir de futbolcu eşinin görünmez olmayı bilmesi lazım. Çünkü Sneijder'in kariyeri daha ön planda. Şu dönem, ben değil önemli olan Sneijder; ona göre hayatımız şekilleniyor.

Herkes sizin güzelliğinizden bahsediyor. Siz aynaya baktığınızda nasıl bir kadın görüyorsunuz?

– Mutlu ve neşeli bir kadın. Dini inancıma göre de böyle olmalıyım çünkü sağlıklıyım, buradayım, pek çok şeye sahibim. Tanrı bana bunları verdiği için çok şanslıyım. Şunu da hiç unutmuyorum ki güzellik en önemli şey değil. Annem bunu hep hatırlatırdı.

‘Eşim kilo almamı istiyor; zayıflayınca uyarıyor'

– Şu an İstanbul'da kalmayı ve Sneijder'in Galatasaray'da devam etmesini istiyorum.

– Eşimin en çok kaslı bacaklarını beğeniyorum.

– Genelde kendimden memnunum. Tek şikayetim dizimdeki yara izi.

– Futbolla aslında ilgim yok. Ancak Sneijder'den dolayı takip ediyorum tabii ki. Türkiye ligini de takip ediyorum.

– Sneijder “Kilo alırsan sevinirim. Daha çok Yolanthe olur o zaman” diyor! (Gülüyor) Zayıfladığımda da uyarıyor.

– Çok şanslı olduğumu ve kutsandığımı düşünüyorum.

– Sneijder'in maç esnasında herhangi bir takı takması yasak. Oysa alyansını çıkarmayı hiç sevmiyor.

– O yüzden de alyansının yerine ve bileğine (benim ona yaptığım ve devamlı taktığı bileklik) yara bandı takıyor. Böylece beni yanında hissediyor.

‘Sneijder en çok çiğ köfte seviyor'

Yemeklerimize alıştınız mı; malum biraz yağlılar?

– Türk yemeklerini yapmayı öğrenmek zorundayım zaten, çünkü Sneijder çok seviyor. Sık sık yapmaya çalışıyorum, deniyorum. Sneijder, daha tam beceremediğimi söylüyor ama…

En çok ne seviyor eşiniz; hiç kilo aldı mı?

– Çiğ köfte… Yese de dikkat ediyor kendine; kilo almıyor. Dün tekrar baktım kocama ve “ne kadar seksi” dedim. (Gülüyor)…

Sokakta size ilgi nasıl; rahat yürüyebiliyor musunuz?

– Sneijder her zaman çıkmayı, yürümeyi sevmiyor. Maçlardan dolayı kötü yorumlar duyup mutsuz olabiliyor çünkü. Benim için sorun yok; yürüyorum sık sık. Tepkiler çok güzel. Beni gören herkes aynı şeyi söylüyor: “Yenge, foto?”

Türkiye'de bir pop yıldızı kadar ünlü oldunuz; bekliyor muydunuz?

– Bu kadarını beklemiyordum. Özellikle de ilk geldiğimizde çok şaşırmıştık. Uçağımız havalimanına indiğinde bizi bekleyen 60 bin taraftarın seslerini duyduk. Konser var zannettik. Sonra tezahüratları duyduk ve inanamadık. Sneijder, “Önce sen in” diye beni önden yollamaya çalıştı hatta (Gülüyor)…

‘Dört çocuk istiyorum'

Sneijder'ın oynadığı ilk sezonda GS şampiyon oldu. Ne düşünüyorsunuz bu konuda; Galatasaray'a uğurlu mu geldi acaba eşiniz?

– Çok mutluyum şampiyon oldukları için. Galatasaray'a faydalı olduğuna inanıyorum. Wesley birkaç tane gol attı ama bu şampiyonluğu hep beraber kazandıklarına inanıyorum.

Maç izlerken toteminiz var mı?

– Üzerimde mutlaka sarı veya kırmızı bir parça oluyor. Bu iç çamaşırım da olabilir… Bazen de Sneijder'in formasını giyiyorum.

Türkiye'de oyunculuk yapmayı istiyor musunuz? Dizilerden teklif geliyor mu; hangisinden geldi?

– Maalesef Türkiye'den dizi teklifi almadım ama benim hayalimde her zaman oyunculuk var benim.

Çocuk yapmayı düşünüyor musunuz; kaç tane olması hayaliniz?

– Evet, 4 tane çocuk istiyorum. Geniş bir aile olmak en büyük hayalim. Biz de 13 kardeştik.

Yayınlanma Tarihi:11:06,