SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Derbi değil psikolojik gerilim

13 Mayıs 2013

Dünyada “derbi” kelimesinin ilk çağrışımı “gerginlik”tir; fakat Fenerbahçe'nin baskılı oynarken bir de üstüne maçın gerginliğini artırması Galatasaray'ı motive etti dün. İronik ama maçın Fenerbahçe aleyhine kırılma noktası da yine kendi hatasından kaynaklandı ve takımın gol amacını artırdı. O kırılma anı Gökhan'ın refleksif dokunuşuyla gelen penaltıydı. Fenerbahçe'nİn gol yemesi kendi adına gayet yerinde oldu yani. Büyük stres birikimi taşıyan maçlarda, oyun içi yükseliş ve belirleyici unsur dakikaları çok daha sivri oluyor. Dün de yukarıda bahsettiğim 2 başka kader zirveleri de vardı. Sıralarsak; 1- Webo'nun 2. golünde faullük bir hareketi var. Fakat o kadar kritik bir noktada kendinisi yere kolay bırakan Eboue, takımına yine “artistlik faturası” kestirmiş oldu. Aynı şeyi Gençlerbirliği maçında da yapmış ve Vleminckx'in golünü yaratmıştı. 2- Selçuk İnan ve Melo'nun başarılı markaj, alan daraltma ve prese maruz kalması Galatasaray orta alanını tamamen çökertti. Ne zaman ki Meireles ve Emre çıktı, o zaman toplu oyuna dahil olabildi bu iki isim ama çok geç kaldılar. 3- Cüneyt Çakır… Kendisinde yıldız kompleksi olduğuna artık iyice eminim. Yıllardır yönettiği her maçta mutlaka oyunun önüne geçiyor. Öyle ya da böyle. Çaldığı çalmadığı düdüklerden öte Cüneyt Çakır'da insanları rahatsız eden nokta bu. Nİhayetİnde Kadıköy üstünlüğü Fenerbahçe adına bu zor sezonda bile bozulmadı. Ve futbolun istatistikten öte bir psikoloji oyunu olduğu tekrar ortaya çıktı.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek