SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Çocukları büyütmeyin!

29 Nisan 2013

Kadıköy'de pırıl pırıl bir akşam var ve ben maçı bekliyorum. Kötü kokular geliyor birden burnuma, irkiliyorum!

G.Antep’te yine biber gazı başrolde, kitlelere orantısız şiddet uygulanıyor ve yine ufacık çocuklar bu ülkede bir şeyi sevmenin çok ağır bedelleri olduğunu öğreniyor. Öğretmenleri; şiddet. Tıpkı benim de 96 şampiyonluğunda, henüz küçük bir çocukken yediğim cop gibi. Takımımın bayrağını sallarken yediğim ve insanların masumiyetini gözümde yok eden o cop… Antep'teki çocukları anlıyorum.

Sahaya bakıyorum Kadıköy'de; maç başlamış, Fenerbahçe geride. Tribünler “Amsterdam'a gidiyoruz” diyor yine, yine içimde heyecan kıpırdıyor. Ama gitmiyor burnumu sızlatan o keskin koku.

“Oh olsun, biz Kadıköy'de polis şiddeti görüp linç edilirken onlar gülmüştü” diyor kimileri… Koku ağırlaşıyor. Bireylerin insafsızlığını, ‘rakip' olarak tanımladığı koca kitleye mal eden bu anlayış da aynı zalimlikte değil mi diye soruyorum. Evet, hatta o gün Galatasaray o ortamda kupa kaldırmanın peşine düşüp vicdan liginde küme düşmüştü. Ama Antep'teki çocukların bunda kabahati yoktu.

Kuddusi Müftüoğlu bir maçı çığırından çıkartıyor ben bunları düşünürken. Herkes bu maçın nasıl bu hale geldiğine şaşkın. Tribünlerden ıslık sesleri yükseliyor ben bunları düşünürken ve içimdeki uğultu tekrar çınlıyor.

HEPSİ BİZİM SUÇUMUZ

Çocukluğum kahvede maç izlemekle geçti. Evimizde maç yayını yoktu ve ben mahalle kahvehanesinin maskotuydum. Şapkamı, atkımı ve formamı giyip kahveye giderdim. Üstüne oturup maçı izlediğim buzdolabı özel locamdı benim. 96'da Trabzon'la yaptığımız şampiyonluk maçını izledim orda. Sonra sahilyoluna bayrak sallamaya gittim; yanımda babam, annem ve kardeşim… Sonra hayatımın ilk copunu yedim. Yaşım; 10. O zamanlar biber gazı yoktu, belki de pahalıydı. Fenerbahçe tarihinin o mühim şampiyonluğu aklıma “şiddet” kelimesiyle kazındı. “Sevinç ve üzüntü” hisleri dünkü çocukların da ruhuna böyle yerleşti artık. Tıpkı Kadıköy'de biber gazıyla mahvedilen taraftarlara ve öteleyip durduğumuz diğer “kalabalıklara” olduğu gibi.

BİBER GAZI REZALETİ! 

Üzgünüm, dün gözlerimin önündeki duman bulutu maçı görmeme engel oldu. Ve bütün bu coplar, biber gazları, kimi adamların üniformaya sığınıp uyduladığı saldırganlık… Bunların hepsi, biz “oh olsun, onlar bizden değil, onlar da bize üzülmedi” dediğimiz için oldu. Biber gazını da copları da hak ettik. O ufak çocuklar hariç. Ama onlar da dün bizden oldu; artık onların dili de şiddete uyumlu. Dün, o çocukların hepsi büyüdü çünkü…

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek