SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Ve çok alışık olduğumuz bir yere geldik. Yeniden başa saracak, Trabzonspor'u 2023'e taşıyacak başkanı seçeceğiz. Ben kongrelere çok katıldım, en az Fenerbahçe maçları kadar heyecanlı geçer. Bunun garantisini verebilirim. Tek adaylı kongrelere demokrasiye aykırı diye gitmem. Çoklukta hayır vardır, düşündüğünüz gibi değil! Ama ön seçim istiyoruz. Evet, yanlış duymadınız, ön seçim, dar bölge seçim sistemi demokrasiye uygundur. Çünkü milyonlarca kişinin hayatını olumsuz etkileyen bir kurum için öyle alelacele seçime git, 15 kişi seç, yönet olmaz. Zaten siyasi partiler kanunu değişirse, ek bir önergeyle Trabzonspor'da yönetim seçme, seçilme tüzüğü de değişmeli. Bir kere ben bu mayıs kongresini sevmedim. Ne güzeldi aralık kongreleri. Kış mevsiminde bize Trabzon'u gösterirdi. Başkanımızı seçer, sonra çıkardık balığa! Mayıs kongresinin en büyük riski, yaz başı olması. Halkın çoğu Trabzon'da. Yönetim tarzından rahatsız olanlar, bir halk ayaklanmasıyla kongre salonunu basar maazallah! Kongrelere etkimden midir nedir, herkes “Başkan kim olur” diye soruyor. “Trabzonspor başkansız kalmaz, sizi daha kötü yöneten biri elbet bulunur” diye politik bir cevapla geçiştiriyorum. Yoksa bu da mı yalan? Benim aklımda sanatçı bir başkan var. Trabzon ressamlar kenti, metrekareye bilmem kaç sanatçı düşüyor. Hasan İzzettin Dinamo, Süleyman Saim Tekcan, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Sunay Akın, Volkan Konak'ların kenti. Ama sanatçı kesimi ya parayı sevmiyor ya da parayı sevenler sanatçıları sevmiyor. Trabzon kentinde Trabzonspor varsa başkanı ressam olmalı. Bunu dillendirdim ve çok tepki aldım. Olayı basitleştirmişim. Tam tersi, deniz kokulu kente yakışanı söyledim. Hani metrekareye düşen sanatçı sayısı söyleminiz? Yoksa bu da mı yalan! Mozart olmasaydı Salzburg'u kim tanırdı? Ne güzel işte Süleyman Saim Tekcan, Muzaffer Akyol, Abit Güner gibi ressamlar, Sunay Akın, Nazan Bekiroğlu gibi yazı ve söz erbablarımız var. Kalbim Sunay Akın, beynim Nazan Bekiroğlu, vicdanım Süleyman Saim Tekcan diyor. Şimdi bu 3 ismi duyanlar, “Yazıp çizmeyle, resim yapmayla kulüp yönetilebilir mi? Bu kadar para, transfer nasıl yapacaklar” falan filan diyecekler! Herhalde bu insanların da muhasebecileri var. Şimdiye kadar batmadılar. Demek ki ekonomiden de en az sanat kadar anlıyorlar. Hem sizin iş adamı dedikleriniz parayı yönetirken, yönetimin ucunu kaçırıyor! Kendi şirketleri karlı, Trabzonspor batakta! Arkadaşlar, yurttaşlar, son sözünü henüz söylemedim, ben sanatçı başkandan yanayım. Transferin de paranın da bir sanatçı naifliğiyle işlenmesi taraftarıyım. Deniz kokan kentime yakışan, budur! Ne demişti Bedri Rahmi Eyüboğlu; “Dünyanın bütün denizleri yetim, yapayalnız Dünyanın her yerinde beyaz, sessiz, sevimli Martıya zinos derdik, değil mi?”