SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

“Türkiye de alt yapı eksikliği” dillere pelesenk olmuş bir cümledir. Güney Kore ve Japonya ortaklığında organize edilen 2002 Dünya Kupası üçüncülüğü ve Galatasaray’ın UEFA ve Süper Kupa şampiyonluğu bu eksikliği biraz olsun unutturmuştu bizlere. Aradan geçen yıllarda bu başarılar tekerrür etmediği için bu söz tekrar canlandı. Diyecek siniz ki iki takımımızda Avrupa’da çeyrek final maçına çıkacaklar ve belki de daha da ilerleyecekler. Doğru fakat unutulan bir şey var; bu takımların Avrupa maçları oynarken ilk onbirinde kaç Türk futbolcu bulunmakta (üç veya dördü geçmiyor). Bu rakam Türk futbolunun Türk futbolcusunun geldiği noktayı göstermektedir. Milli takımın başarısız olma sebebi de budur hocası falan değil. Kaliteli Türk futbolcusu eksikliği ciddi derecede hissediliyor. Önümüzdeki yıllarda yabancı kontenjanında sınırlamaya gidilmesi bu eksikliği bir nebzede olsa azaltmak için uygulanmaya konulmak isteniyor. Federasyonun bu kararını ve sonuna kadar destekliyorum. Bu sınırlama büyük takımların  Anadolu kulüplerinde parlayan futbolcuları transfer etme isteğini daha da arttıracaktır. Bu kısa vadede iyi bir çözüm yolu gibi gözükmektedir lakin yabancı kontenjan sınırlaması Türk futbolcu zorunluluğunu ortaya çıkaracağından ileriki yıllarda Türk futbolcuya verilen bonservis ücretleri dudak uçuklatacak rakamlara çıkacaktır. Büyük takım hocaları bunun farkında olup alt yapıda oynayan Türk futbolcuları takıma kazandırması, arka çıkması, koruması ve kollaması gerekmektedir. Zaten yabancı oyunculara milyonlarca eurolar veriliyor. Türk futbolculara harcanan bonservis ücretleri de artacağından büyük takımlarımızın transfere harcadıkları tutarlar artmaya devam edecektir. Bu yüzden altyapıya gereken önem verilmezse ileriki yıllarda bütün büyük takımlarımız Beşiktaş gibi maddi anlamda sıkıntı çekmeye mahkum etmiş olurlar kendilerini.

EYÜP KÖSE