SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Hatırlayalım… Öyle çok gerilere de gitmeye gerek yok. 2010/11 sezonu… Kanser edici bir futbol öyle ki formanın ağırlığı olmasa küme düşmemeye oynayacak bir takım… Barış Özbek’lerle, Mustafa Sarp’larla oyun kuruyoruz daha doğrusu kurmaya çalışıyoruz. Avrupa ligine kalır mıyız diye papatya falı açıyoruz. Gazetenin spor sayfalarını okumuyoruz bile ve hiçbir şey ifade etmiyor Cuma akşamı 20:00’lar Cumartesi ve Pazar akşamları 19:00'lar… Abartmıyorum ki! Bunlar bütün Galatasaraylılar’ın 2010/11 sezonunda yaşadıkları. Eğer abartmak isteseydim Cihan Haspolat’ları, Orhan Ak’ları ya da Lukunku’ları hatırlatırdım cümbür cemaat futboldan soğurduk…

Sadece aklımıza geldiğinde bile tüylerimizi diken diken eden, futboldan soğutan bir yakın gelecek, üstelik çok yakın bir gelecek. Alt tarafı iki sezon öncesi. Bugün gelinen noktaysa kelimenin tam anlamıyla mucize. Bugün bir mucizeyi yaşıyor Galatasaray taraftarı. Gazetelerin spor sayfaları defalarca okunuyor, futbolla yatıp futbolla kalkıyoruz, sahada Drogba'yı, Burak'ı, Selçuk'u, Sneijder'i izliyoruz. Şampiyonlar Ligi’nde son sekize kalmış çatır çatır top oynayan bir takımı takip ediyoruz saplantıyla. Aslında son sekize kalmamıza gerek de yoktu bu sene (Ş.L. müziğini altı yıl aradan sonra grup maçlarında bile duymak yetti bizim tüylerimizin ürpermesine) ama çocuklar inanmış bir kere. Herşeyden önce kendilerine inanmışlar. Kenetlenmişler… Sadece onlar da değil kulüp başkanından, teknik direktörüne, temizlikçisinden, malzemecisine kadar herkes inanmış ve kenetlenmiş… Başkanın eşi Sayın Ahu Aysal, futbolcu eşlerini bir araya getirip “biz de bir aradayız birbirimizin yanındayız” demesi bile bir başka hoşluk değil mi? Üstelik Fatih Terim gibi kaybetmeye tahammülü olmayan Türkiye'nin en iyi teknik adamı başında bu takımın ve onun üzerindeyse Türkiye'nin şimdiye kadar daha önce hiç rastlamadığı tarzda bir başkan. Siz daha önce vizyonu bu kadar büyük, ne yaptığını bu kadar iyi bilen, bu kadar centilmen ve güçlü bir başkan görmüş müydünüz? Sanmıyorum…

Galatasaray iyi yolda üstelik kimsenin de beklemediği kadar iyi bir yolda… Bırakalım o yolda her geçen gün daha fazla güçlenerek daha fazla kenetlenerek devam etsin. Bizler olumsuz, yıkıcı eliştiriler yapıp hoşnutsuzca homurdanmak yerine arkalarında duralım inanmış çocukların. Bizlerden güç alarak adımlasınlar Barnebau'yu. Tabi ki eleştireceğiz tabi ki olumsuzlukları dile getireceğiz ama bugün bu çocukların yanında olma, onların arkasında durma günüdür. Bugün Galatasaray’da çok uzun bir aradan sonra bir şeyler oluyor. Hem de mucize tadında şeyler. Bu mucizeyi lekelemek, kurcalamak, olumsuzlaştırmak yerine yaşayalım onu, tadını çıkaralım. Kulüpte yaprak dahi kıpırdamadığı günleri hatırlayalım ve tadını çıkaralım yazılacak tarihin. Biliyorsunuz ama ben tekrar hatırlatayım. Kendi kendime de olsa tekrar dile getireyim; Real Madrid’le hazırlık maçı yapmıyoruz. Şampiyonlar Ligi çeyrek finali oynuyoruz…

ÖNDER EREN

 

Yayınlanma Tarihi:12:07,