SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Olimpiyatlar’ın en güçlü adaylarından biri İstanbul. Cumhurbaşkanı başta olmak üzere bir çok devlet büyüğü bu organizasyonu en iyi şekilde düzenleyeceğimizi anlattı. İşadamları, spor adamları, sporcular, herkes üzerine düşeni yaptı tanıtımda. Spor kanalları videolar hazırladı. “Hakediyoruz” dediler.

İki kıtanın buluştuğu nokta, müthiş bir coğrafya, tarihin tanığı, uğruna yıllarca savaş yapılmış, imparatorluklara başkentlik yapmış bir şehir elbette Olimpiyat’ı hakediyor.
Kartpostallar genelde tepeden görünümü verir. Olimpiyat heyetine de kartpostal gibi göstermeye çalıştık. En iyi otellerde tanıtım yaptık, boğaz kenarında ağırladık. Gereken de buydu. Peki bu heyetteki insanlar tanıtımın yapıldığı otelden çıkıp, boğazın kenarında şöyle bir yürüyüş yapmak isteselerdi ne olacaktı? Sarıyer’den yürümeye başladılar diyelim, 10 dakika sonra kötü bir koku farkedeceklerdi, nerden geliyor diye baktıklarında denize akan kirli suyu göreceklerdi. Yürümeye devam ederken birden kendilerini şantiyenin içinde bulacaklardı, kaldırım yıkılmış, marina yapılıyor. Devam ettiler diyelim Tarabya civarında kocaman bir cafe yollarını kesecekti, vale önündeki lüks arabalardan yürümek imkansız olduğu için yolun karşısına geçip, mekanı geride bıraktıktan sonra yürüyüşe devam edebileceklerdi. Yorulup, Beşiktaş’a gitmek için bir dolmuşa bindiklerinde “Trafik” gerçeğiyle yüzleşeceklerdi. Beşiktaş’ta Dolmabahçe Sarayı’nın yanında bir otel inşaatı görüp şaşkına döneceklerdi. Sıkılıp Taksim’e çıktıklarında yine inşaat. Tarlabaşına doğru yürüdüklerinde, yine inşaat. Eminönü inşaat. Levent inşaat. Kadıköy inşaat. Her yer inşaat, şantiye. Temizlik desen, deniz atık sularıyla, kola şişeleriyle dolu.Tarihi doku yitmiş. Trafik zaten almış yürümüş. Olimpiyat olursa yapılacak projelerle bunlar düzelecekmiş. Umarız gelir deyip, yazıyı üstad Ferhan Şensoy’un “Seyircili Seyir Defteri” oyununun final şarkısından bir bölüm ile bitirelim.
“…Varsın sizin olsun,
Rüşvetli,
Pet şişeli,
Kasvetli,
Dolarlı, doçe marklı,
Multi, mega medyalı,
Hem nükleer bombalı,
Hem kardeş kavgalı,
Terbiyesiz,
Kültürsüz,
Saygısız,
Denizinde sebzeler yüzen,
Yeşili traşlı,
Çimenitosu gövdeden gökdelenler arasından denize bakan,
Çok arabesk,
Ne zırvalasan rep,
Çalışmak çok ayıp,
Hırsızlık grekoremen,
Kenefleri denize akan dünyanız varsın sizin olsun!”
KUBİLAY ONUR ÖZER