SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Rosir Calderon… Başarılarla dolu bir kariyer ve onun dışında iyi bir anne. Fidel Castro'nun ‘Çiçeklerim' dediği Küba voleybolunun en iyi isimlerinden biri… Voleybol hayallerinin peşine takılıp 10 aylık oğlu Felipe'yi Küba'da bırakan Calderon tam 19 ay minik bebeğini görmemiş. 2 sene voleyboldan uzak kalmış ve bu dönemde tam 101 kiloya çıkmış. Rosir'in dünyası 1 saniye tutamadığımız oğlu Felipe ve voleybol… İşte Nautilus Play Planet'te buluştuğumuz Calderon'un ‘film' gibi hikayesi…

Öncelikle Şampiyonlar Ligi performansınız…

“Şampiyonlar Ligi'nde iyi performans ortaya koyduğumuzu düşünüyorum. Final-four'da belki 4. olduk ama iyi mücadele ettik. Ligde de F.Bahçe maçını kazanıp Şampiyonlar Ligi'ni büyük ölçüde garantiledik.”

En iyi smaçör seçildin. Yanında podyumda iki Türk vardı. Sence bizim yerliler nasıl?

“Türk oyuncular çok başarılı. Milli Takım çok başarılı. Naz tartışmasız ülkenin en iyi pasörü. Gizem de sonuna kadar hak ettiği ödülü aldı. Yerlilerin başarısının altında yatan neden voleybolu kalpten oynamalarından kaynaklanıyor.

Bir twit dikkatimi çekmişti; Futbolda Drogba neyse voleybolda Calderon o…

“Tabii ki bu iltifatlar çok gurur verici ama ben kendimin o kadar büyük bir oyuncu olduğunu düşünmüyorum. Bu benzetmeler beni utandırıyor, biraz da rahatsız ediyor.”

Fidel Castro Küba için, Atatürk de bizim için önemli liderler…

“Sizin için Atatürk neyse Castro bizim için O'dur… Onun sayesinde halkımız zor durumlarda nasıl ayakta kalması gerektiğini öğrendi. Tanıştığım Türkler de onun çok önemli bir şahsiyet olduğunu söyledi. İkisi de çok önemli lider ve yaptıkları örtüşüyor.”

Hem başarılı sporcu olmak hem de annelik…

“Anne olmaktan gurur duyuyorum. İkisini birlikte yaşamak özel bir duygu. Bir sporcunun sorumluluğu antrenörün verdiği hedef doğrultusunda ilerlemek. Bir annenin sorumluluğu ise kendi bildiklerini çocuğuna öğretmek. Bu iki duyguyu yaşadığım için şükrediyorum.”

Oğlunla neden ayrı kaldın. Çok zor oldu mu?

“Voleybol oynayabilmem adına bunu yapmaya mecburdum. Küba'dan ayrılıp daha sonra Felipe'yi yanıma alacaktım. Ancak evrakların tamamlanması 1 sene sürdü. Oğlum henüz 10 aylıktı. Hayatımın en zor zamanıydı. Çok küçüktü. Telefonla konuşamıyordu. Sürekli aklım ondaydı. Bile bile çocuğunuzdan ayrılmak çok zor.”

Hayatının en önemli sahnesi kavuştuğunuz an olmalı…

“Kesinlikle… Zor bir görevdi. Şoka girmemesi için duygularımı göstermemem gerekiyordu. Sanki en son 1 hafta önce görmüş gibi davranmalıydım. O gün çok gerildim. Zor bir gündü ama çok mutlu bitti. O anı kazandığım hiçbir şampiyonluğa değişmem.”

Neden kimse başarmanı beklemiyordu?

“Hamile kalıp Küba'yı terk edince çok kilo aldım. 72 kilodan 101 kiloya çıktım. Herkes benim asla eski Calderon gibi olamayacağımı düşündü. Ama ben herkesi yanılttım. Belki de eskisinden daha iyi oldum. Çok kilo verdim, 74 kiloyum şu anda.

G.Saray'ın Şampiyonlar Ligi başarısını takip ediyor musun?

“Futbolla çok alakam yok ama G.Saray'ın Real Madrid'le oynayacağını biliyorum. Çünkü geçen markete gittiğimde üzerimde G.Saray formasını görünce Real Madrid maçı üzerine konuştuk. İstanbul'daki maça gitmek istiyorum.”

Son olarak taraftarlar…

“Onları çok seviyorum. Kaybetsek de bizi tribüne çağırıp destekliyorlar. Her maçı adeta bizimle birlikte oynuyorlar. Rakibe karşı sahada böylece çok kalabalık oluyoruz.”

Calderon, arkadaşımız Deniz Eke ile konuşurken, oğlu Felipe rahat durmuyordu..

Deniz EKE / AMKSPOR