SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Hatırlayın; 2010-2011 sezonunun sonunda Trabzonspor'un ligden çekilmesini bile tartışmıştık. Sahada başarılı oldunuz, kazanılmış hakkınız şaibelerle alındı. Adalete göre, ‘şike' tasdiklendi. Sadri Şener'e kongreye gitmesini salık verdik. Şimdi takım gol yedikçe millet kongre diyor. Başkanın adı soyadı değişirse devrim olacak sanıyorlar. Şikeden sonra kongre baskısı yapmayanlar, top çizgiyi geçmedi diye kongre istiyor. Güneş giderse bu takım düzelecek sananlar, Şener'den sonra da şaha kalkacağını düşünüyor. Trabzon, işlerin tesadüfen yürüdüğü bir yer. Kötü giden bir şey yok, şanssızlık var. Sizin başarısız dediğini her şey şanssızlıktan ibaret! Şimdi yeniden arayışa girdiler. Başkan arıyorlar, felsefe aramaları gerekirken. Sistem, model oluşturmayı bırakıp kelle avındalar. Başkan kim olsun sorusunun, yanlışın başı olduğunu unutmuşlar. Çözüme başkan ve yönetici bularak başlıyorlar. Başkan adaylarının işi de zor. Kafaları bir dünya. Şirketini büyütme derdinde, yokuş yukarı maratondalar. Trabzonspor başlı başına iş zaten. 100 milyon doları yönetip, parayı adil dağıtacaksın. Az borçlandıracak, kazanan adamları bulacaksın. Medyayı, taraftar derneklerini, 5 milyon civarındaki insanı idare edeceksin. Zor, zahmetli işler. Niye başkan olmak isterler, yönetici listesinde adları olsun diye neden kulis yaparlar anlamak zor? Buna rağmen, başkan adaylarının sayısı çok. Yeni yetmeler dahil, okumuş yazmış olmasa da genç nesil yönetici olma hayali kuruyor. Buradan bakınca, Trabzonspor'un geleceği sağlam. Başkan ve yönetici sıkıntısı çekmeyeceğini garanti edebilirim. Başarı sözü kimse veremez. Önümüzdeki maçlara bakmak lazım! Ama yaşı 25 ile 40 arasında 100 civarında başkan, 1000 civarında yönetici yetişiyor. Sanalda, gerçekte, Uzun Sokak'ta, İstanbul'da, Almanya'da, hemen her yerde. Yeni dönemde kongreleri senede bire düşürmek, en akıllıcası olacak! Bir de kulübün İstanbul'a taşınması var. Fiziken değil ama ruhen zaten uzun senelerdir İstanbullu! Kendi gerçekliğinin çok uzağında, yetiştirici değil, ikameci. 12 yabancılı, yatan yabancılarına bile milyon dolar ödüyor. Ve sürekli borçlanıyor. Daha çok başarı bekleyenlere inat, daha çok borçlanma! Kendi içinde entrika siyaseti zaten kanıksanmış. Sevgisizlik, onun bunun adamcılığı ile yaşayan bir yer. Mektup adresinin sonunda Trabzon yazması bunları değiştirmez. Değiştirmiyor da…