SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Galatasaraylı eski nesil, önce Prekazi'yle sonraysa Hagi'yle imkansız diye bir şeyin futbolda olmadığını öğrenmişti.

2001 yılında Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nde grubun 5. maçında Milan'ı çaresiz bırakıp 2-0 ‘lık net bir skorla geçerken çeyrek finali son maça kalmadan garantilemişti. En önemlisiyse buna kimse şaşırmamıştı.

Aradan geçen yıllarda Hagi'yi ve o Galatasaray'ı sadece eski videolardan seyretmiş ama o zaferleri solumamış, rakiplerini yenilmez gören bir nesil ortaya çıktı.

Ben eski kuşağım. Bu yüzden 2012-2013 sezonunda Galatasaray'ın Real Madrid ile eşleşmesi sonrası internet yoluyla bana ulaşan mesajlardaki “eyvah” temalı endişeleri anlamakta güçlük çekiyorum.

Ben,  2-0 geriye düştüğümüz Real Madrid maçının devre arasında: “Erken gol bulursak maçı çevirebiliriz” diyen nesildenim.

Ben, o maçta yanındaki arkadaşını 3. golden sonra 2 sıra aşağıda yere yapışmış şekilde bulan ve kolundan tutup yanına çeken nesildenim. Onu aşağıya atan da zaten bendim.

Ben, Hasan Şaş o maçın 2. yarısına düşünceli bir şekilde çıkacakken ona gelip arkadan tekme atıp kendine getiren Hagi'yi yaşadım. Galatasaray'a inanmamam mümkün mü ?

1993 sonbaharında o dönemin en güçlü ekiplerinden Manchester United'a karşı elde ettiği zaferle Şampiyonlar Ligi'nin formatını değiştirten Galatasaray, bugün çok daha güçlü kadrosu ve yıldızlarıyla Real Madrid karşısında tüm gücüyle savaşacaktır.

Yeni neslin şüphesi olmasın.

TÜMER TOPAL