SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Üstünde çubuklu formalar vardı… Hayatın anlamı siyah beyazdı… Tribünler böyle haykırıyordu. Ama çok değerli gazeteci ağabeyim Bülent Tuncay da twitter aracılığıyla ‘Ne çubuklu forma var ne de siyah-beyaz. Bir tek hayatın anlamı kaldı' diyordu.. Haklıydı da. Neymiş efendim uğurlu forma! Haydi canım sen de diyorum ben de Bülent Tuncay gibi. Beşiktaş demek siyah-beyaz forma demek. Çubukluyu da geçtim. Neyse…

Soğuk, yağmur, çamur ne arasanız vardı aleyhte futbol için. Kış geri gelmişti sanki. Buna rağmen trübünlerde yerini alan Beşiktaş aşıklarını, vefakar, cefakar taraftarı kutluyorum. Gerçek Beşiktaşlı onlar. Helal olsun hepsine. Haftanın en güzel maçlarından biri olacaktı düşüncede. Öyle ya, açık oynamayı seven, saldıran, cesur iki takım birbirine karşı nasıl mücadele edebilirdi ki?

Kadroya baktığımızda aslardan çok yedekler heyecanlandırdı beni. Mustafa Pektemek 6 ay sonra kulübede. Yanında Almeida'da da var. Tadından yenmez. Maç Kasımpaşa ile başlıyor. Beşiktaş nefes almadan golü yiyor. Sonra Olcay sahnede. Mükemmel bir gol. Olcay'daki eksiklik şu; gol attıktan sonra aklı hep attığı golde kalıyor, kopup gidiyor. Sadece o mu? Ya Beşiktaş defansı? İnanılır gibi değil! Aslında doğrusu ‘Yaaaa Beşiktaş defansı' olmalı. İsyan niteliğinde. Samet Aybaba geçen hafta Trabzon maçında erken bir değişiklik yapmıştı. Emre'yi çıkartıp 30'larda Gökhan'ı almıştı. Kasımpaşa maçında da yine aynı film. Olacak iş değil. Hata bir kez yapılır. Dün akşam da yine ilk yarıda 35'ten sonra Emre'yi çıkarttı. Ersan'ı sola,Toraman'ı stopere çekti. Necip'i ortaya aldı. Emre bitti bitiyor. Bir hafta içinde hiç mi konuşmadın be hocam Emre ile?

EN ÇOK TARAFTAR KIRILDI

Sahanın her yerinde ilk yarıda beyaz formalılar vardı. Kasımpaşa, Beşiktaş ile kedi-fare gibi oynadı. Birbirine çok yakın, iyi pas yapan bir ekip Kasımpaşa. Beşiktaş tam tersi. Birbirinden uzak, iki pas yapamıyor siyah-beyazlılar. Oğuzhan ilk yarıda kötü değildi kötü demek ayıp olur. Döküldü resmen döküldü. Holosko aynı şekilde. Ve ikinci yarıda Holosko çıktı Almeida girdi. Niang-Almeida. Heyecan verici. Fernandes mutsuz, huzursuz anlamsız bir şekilde oyunun bazı bölümlerinde. Peki ama neden? Kafası karışık. Şimdilik bu kadarını yazıyorum Fernandes ile ilgili. Aslını biliyorum çünkü! İkinci 45'te halı saha topu oynadı Beşiktaş. Hem de Kasımpaşa'ya! Nitekim Kasımpaşa gibi bir takıma 10 kişi ile hücum ederken 3. golü yedi.

Kırılma maçıydı Beşiktaş'ın. Ya tamam ya devamdı, öyle oldu. Bir çok şey kırıldı dün gece. Umutlar, hayaller, hedefler. En çok da Beşiktaş taraftarı. Kaçan şampiyonluğa değil. İnanmayan takıma!

NOT: İ.Toraman'ı iki kere atmalıydı Cüneyt Çakır. Atmadı değil, atamadı. Nedendir bilinmez.