SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Kariyerine göz attığımızda Türk futbolcular arasında ilk 11’e aday Hamit Altıntop. Kolay değil yurt dışında şampiyonluk yaşamak. Ve maalesef sadece 5 Türk futbolcumuz bunu elde edebilmiş.

Alman devleri Schalke ve Bayern Münih’te dörder sene üst düzey futbol oynadı. Sonra Mourinho'nun özel isteğiyle İspanya'nın ve belki de dünyanın en iyi takımına Real Madrid'e transferi gerçekleşti.1 sene boyunca forma bulmakta zorlansa da; Cv’sine Real Madrid kulübünü ve Real Madrid'de oynayan ilk Türk futbolcu ünvanını eklemişti. Kariyerine Türkiye-Kazakistan maçında attığı müthiş golle Puşkaş ödülünü de ‘ALTIN' harflerle yazdırdı.

Köklü 3 kulüpten sonra ise Türkiye'nin sayılı büyüklerinden Galatasaray'a geldi. Şansızlığını bir türlü üzerinden atamadı. Gol bulmakta çok zorlandı. Onu en çok zorlayan şey ‘DİREK'lerdi.

Yılmadı hiçbir zaman. Sabretti, çalışmaktan sahaya yüreğini koymaktan bir an bile vazgeçmedi. Fatih Terim’in ana planlarında yer almak bu kadar zorken, şansızlıklarına rağmen O'na güvenmesi, vazgeçmemesi Hamit'teki ışığın göstergesiydi çünkü.

Dile kolay direkten dönen 8 top. Puan kaybedilmeyecekken, maçı koparabilecekken ve daha farklı güvenle oynayabilecekken olmadı. 7 farklı maçta 8 kez golü kaçırdı Hamit.

Her şey tartışılabilir, vuruşu, şansı, bitiriciliğinin az olması vs. daha bir sürü neden bulabiliriz. Ancak tek bir şey tartışılamazdı, o da bu şansızlığı kırması onu tekrar kendine güvenerek oynamasını getirecekti.

Birden Schalke maçında Selçuk'un inisiyatif kullanarak topu Hamit'e vermesi ve Hamit'inde harika şutuyla DİREĞE çarpan topun gol olması gerçektende ‘Takdir-i İlahi'den başka bir şey değildi.

O gol gelmese Hamit tekrar sosyal medyada eğlence konusu olacaktı ama o şansızlığını kırmasının yanında turu getiren, UEFA tarafından maçın en iyi oyuncusu seçilen ADAMDI. Çünkü asla yılmadı. Sadece dua etti ve bekledi. Onun her şeyin düzeleceğine inancı tamdı.

Dikkat çekmek istediğim önemli noktalardan birincisi; Hamit'in Gençlerbirliği maçından sonra kendi hesabından bir taraftarın duasını içtenlikle amin diyerek paylaşması.

‘Biliriz, sevdiğini çokça imtihan edersin. Sezon başından beri direklerle imtihan ettiğin Hamit kulun bir kez olsun isyan etmedi Sabretti, Sen sabırlıların sabrına adaletsizlik etmezsin yarabbi. Hamit kuluna da sabrının mükâfatını ver yarabbi! ' AMİN

Sonunda mükafatını; azminin yardımıyla takımının tur atlamasında önemli rol oynayarak alabilmişti.

Bir diğer önemli nokta ise; Hamit yine Gençlerbirliği maçından sonra paylaştığı şu mesajda ne anlatmak istemiş olabilir?

‘9..'

Acaba 9 ve ardından koyulan iki nokta; her şeyin düzeleceğine mi? Yoksa Schalke maçında direğe çarpıp ağlarla buluşan mükemmel gole mi işaretti? Belki de ancak 9. direkte bir şeylerin olacağını Hamit'in hissetmesi çok önemliydi.

Abdurrahim Albayrak'ın ‘buradaki direkler ince, sen gol atacaksın Hamit' motivasyonu mu? Fatih Hocanın seni tekrar şarj etmesi mi? Taraftarların senin en zor durumunda bile destek vermesi mi? kendine getirdi bilemeyiz. Bildiğimiz tek şey Taraftarda, Fatih Hoca da, yönetim de hep arkanda. Çünkü sen sahada karakterinle oyununu birleştirdiğinde, özveriyle verdiğin mücadele karşılıksız kalmayacak Hamit!

ÜMİT BERBER