SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Ünal Aysal başkan olduğu daha ilk gün; Hayalim Galatasaray'ı Avrupa'nın ilk 10 takımı arasına sokmak, demişti. Dediğini de, daha başkanlığının ikinci yılında gerçekleştirdi. Hem de; İki yıl önce Süper Lig'de 8'inci olan Galatasaray'ı geçen yıl şampiyon yaparak… Bu yıl da Devler Ligi'nde ilk 8'e sokarak… Ünal Aysal benim Galatasaray Lisesi'nden yakın arkadaşımdır. Yarım asırdan fazla bir dostluğum vardır. Kendisini iyi tanırım. Ünal hep hesap kitap adamı olmuştur. Boş vaatlerle şov yapmayı sevmez. Koyduğu hedeflere de hep ulaşmıştır. İtiraf edeyim ki; Bir divan üyesi olarak da… Kulübümüzün başında böyle bir başkanın olmasıyla kıvanç duyuyorum. Nasıl kıvanç duymayayım ki… İki yılda 100 milyon dolardan fazla borç ödedi. Vaat ettiği kurumlaştırmayı 20 ayda yaptı. 2 yıl gibi kısa bir zaman içinde yurt içinde ve dışında kulübün prestijini artırdı. Dünya çapında ünlü futbolcuları transfer ederek… Türkiye'nin ekonomik olarak da çok iyi bir durumda olduğunu dosta düşmana duyurdu… Öte yandan; Daha düne kadar tam takır olan kulübün kasasına bugün para da girmeye başladı… Daha ne olsun! Ama, ne yazık ki… Kulübün çıkarları yerine kendi çıkarlarını düşünüp… Böyle bir başkanın kuyusunu kazmak için fırsat kollayanlar bile var aramızda…

Neyse… Şimdi gelelim çeyrek final öykümüze… Maç günü, tam saat 12'de… Ünal'ın 2004 model Challenger 604 jet uçağı ile Almanya'ya doğru havalandık. Uçakta, Ünal Aysal, eşi Fany, ben, efsane başkan Faruk Süren, bir de Microsoft'un Türkiye CEO'su Tamer Özmen vardı. Tek konuşulan konu da maçın sonucunun ne olacağıydı. Herkesin tahmini de turu geçeceğimiz yönündeydi. Ben aramızda bir anket yaptım. Tahminler şöyleydi: Ünal Aysal: 2-2 Faruk Süren: 2-1 Tamer Özmen: 1-0 Ben: 3-1 Fany: 3-2 Aramızda neticeyi tek bilen kişi de… Ünal'ın güzel olduğu kadar sempatik eşi Fany idi. Fany'ye; Sen artık bir röportajı hak ettin, dedim. Bana;Olmaz, diye cevap verdi. Nedenini sorunca da şöyle konuştu; Bir kadın hiçbir zaman kocasının önüne geçmemelidir. Bu nedenle, ben ne kocamın işiyle ne başkanlığıyla ne de özel hayatımızla konuşup gündem yaratmaktan hoşlanırım… Ama, şu kadarını söyleyeyim; Koyu, hem de fanatik bir Galatasaray taraftarıyım… Dualarım sırf futbol için değil… Galatasaray'ın tüm spor branşları içindir. Tek isteğim Galatasaray'ın futbol, basket dahil tüm dallarda şampiyon olmasıdır.

3 saat sonra uçağımız Köln hava meydanına iniş yapmıştı. Oradan özel arabalarla futbolcuların kaldıkları otele vardığımızda saat 16.00 olmuştu. Bizi Fatih Terim karşıladı. Otelin lobisinde kendisiyle bir süre sohbet ettik. Dikkatimi çeken… Fatih Terim'in turu geçeceğimizden son derece emin olmasıydı. Belliydi ki; Hoca talebelerini her yönden çok iyi hazırlamıştı. Fatih Terim'in örnek bir hoca olmasının altında… Örnek, bir aile reisi olması da yatıyordu. Eşi olsun… Kızları olsun… Gıpta edilecek bir aile yaşantıları vardı. Bir de… Başkan Ünal Aysal'la Fatih Terim'in uyum içinde elele çalışması diğer kulüpleri kıskandıracak kadar da güzeldi… Bu durum, bir saatlik sohbetimiz sırasında açıkça belli oluyordu… Futbolcuların maçın yapılacağı stada hareketinden yarım saat önce de… Ünal Aysal, Fatih Terim'le birlikte futbolcuların yanına çıkarak kısa bir konuşma yaptı… Ve onlara başarı dileklerini bildirerek… Turu geçtikleri takdirde de; Bir milyon euro prim verileceğini söylemesi futbolculara ayrı bir motivasyon olmuştu…

Galatasaray futbol takımı artık Avrupa'ın en iyi 8 takımı içine girmişti. Türkiye'ye dönerken aramıza; Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'le Lutfi Arıboğan'ın da katılması neşemize neşe katmıştı… Ünal Aysal'ın bu başarıyı, bir şişe şampanya açarak kutlaması da sohbetimize ayrı bir hava vermişti. Bu arada, Ünal Aysal'a hiç uçağını kullanmayı denedin mi, diye sorduğumda; Bana; Hiç… Denemek aklımdan bile geçmedi. Benim prensibimdir. Bir işi benden daha iyi yapan ve bilen varsa, o işe hiç karışmam. İşi erbabına bırakmak da başarının başka bir sırrıdır, deyip konuşmasını şöyle sürdürdü: Bundan sonra taraftarlarımız büyük Galatasaray için tatlı sürprizlere hazırlansın. Önemli olan bu başarılarımızın sürekli ve kalıcı olmasına el birliği ile çalışmamız olacaktır. Sesimiz kısıldı… Uykusuz kaldık ama… Değdi… Hem de her şeye değdi… Fatih Hoca'nın ve öğrencilerinin büyük başarısı… Kutlarım! Darısı diğer kulüplerimizin başına…

 

Her seçimde olduğu gibi son belediye seçimlerinde oy rekoru kıran ve sadece Şişli'nin değil tüm Türkiye'nin sevgilisi haline gelen Mustafa Sarıgül ve Ünal Aysal ile birlikte maç öncesi görülüyorum.

 

Fatih Terim ile dostluğumuz uzun yıllardır süre gelir. Birbirimizi çok da severiz. Fatih hocanın disiplinine, öğrencileriyle kurduğu ilişkiye ve örnek aile hayatına hayranımdır. Fotoğrafta, futbolcuların kaldığı otelin lobisinde Ünal Aysal ve Fatih Terim ile sohbet ederken görülüyoruz.

 

Maça gelen Galatasaraylı taraftarlardan büyük ilgi gören Ünal Aysal hayranlarıyla fotoğraf üstüne fotoğraf çektirmekten yorgun düştü, desem inanın hiç mübalağa etmiş olmam…

Faruk Süren de benim çok eski arkadaşımdır. Futbol bilgisine de diyecek yoktur. Ona efsane başkan, derim. Fotoğrafta, eski-yeni başkan ile fanatik bir Galatasaraylı olan Ünal'ın güzel ve sempatik eşi Fany görülüyor.

KADEHLER ZAFERE KALKTI!

Gelenektir… Mutlulukların şampanya ile kutlanması… Ünal Aysal da bu geleneğe uyarak bir şişe şampanya açtı… Hep birlikte bu zafer gecesi kutlanıldı.