SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Başaktör Aykut Kocaman

Lig, Kupa, Avrupa… Üç kulvarda da koşmak kolay olmasa gerek. Bu sezon 46 resmi maça çıkan Fenerbahçe, üç günde bir maç trafiği yaşıyor. Hafta içinde Plzen'i deplasmanda tek golle geçerek UEFA Avrupa Ligi'nde çeyrek finalin kapısına dayanan sarı-lacivertliler için Bursaspor maçı büyük önem taşıyordu. Galatasaray ile Beşiktaş'ın puan kaybettiği haftayı 3 puanla kapayan Kanarya, şampiyonluk yarışının dün resmen baş aktörlerinden biri oldu. Türkiye'de Aykut Kocaman'ı eleştirmek artık bir hayat biçimi olmuş. Bazılarına göre kazanırsa takım, kaybederse “maalesef” Kocaman kaybediyor. 3 kupada da şampiyonluk şansını sürdüren bir takımın hocasına insafsızca davranıyoruz. Kocaman'ı ben de eleştirdim. Tabi ki hatalar da yaptı. Ancak yaptığı olumlu işleri gözardı etmemeliyiz. Dün de alkışı hak eden isimlerin başında onun geldiğini unutmamak gerek. Erken gelen gol sonrasında Fenerbahçeli futbolcularda özgüven kaybının olmaması maçı çeviren en önemli unsurdu. Kuyt son maçlarda mükemmel oynuyordu. Tek eksiği olan golü de attı. Hollandalı dün gecenin en etkili isimlerinden biriydi. Mehmet Topuz, uzun maratonda önemli bir kazanç olacak. Sezona şanssız sakatlıkla başlayan tecrübeli oyuncu, uzun bir aradan sonra ilk onbirde forma giydi. Sahanın en çok koşan isimlerinden biriydi. Bir diğer Mehmet, Topal'a birşeyler oluyor. Bildiğimiz Örümcek Adam'dan eser yok. Topları iyi kullanamıyor. Hücuma katkısı yok. En önemli özelliği olan top çalmayı da unutmuş. Zirveye iyice yaklaşan Fenerbahçe'nin bundan sonraki en büyük kozu Kadıköy'deki Galatasaray maçı olacak. Sarı-lacivertli futbolcular derbinin bir final olacağını düşündükçe motivasyonları da artacaktır. Webo'nun yokluğunda 4 gol atan Fenerbahçe, Kamerunlu'nun dönüşüyle daha da rahatlayacak. Kaleci Volkan'dan söz etmeden yazıyı bitirmek dünkü başarılı kurtarışlarına saygısızlık olur. Bursaspor fazla pozisyona giremedi ama etkili şutlarla tehlikeli oldu. Volkan iki nefis kurtarışıyla 3 puana katkı yaptı.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek