SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Sokakta, stadyumlarda ve gazete sütünlarında sık sık duyduğumuz filanca yıldız oyuncu Türkiye'de haberlerini sık sık okuruz sonra tabakta önümüze getirilen yıldız adayını. Şöyle bir tartarız ama bir türlü kriterlere uyduramayız gelen oyuncuyu. Çünkü yıldız olabilmenin de kendince kriterleri vardır olmalıdır da. En azından Türkiye'de olmasa da dünyada işler böyle yürür. Eğer işi futbola indirgersek yıldız olmanın başlıca kriterleri şu şekilde sıralanabilir;
– Kariyeri başarılarla dolu olması
– En az birkaç üst düzey takımda oynamış olması
– Oynadığı üst düzey takımlarda ,takımı adına ünemli sorumluluklar almış olması
– Hakemle ve rakibiyle mümkün olduğunca az diyalog kurması
– Hakeme el kol işaretleri ile serzenişte bulunmaması
– Gol sevinçlerinde aşırıya kaçmaması
– Gol kaçırıldığında kendisini yerlere atıp paralamaması
İşte bazıları her ne kadar yetenekten öte bireysel özellik ve karekter yapısı içerisinde davranışlar olarak  sıralanmış olsa da bunlar yıldız adayının olmassa olmaz özellikleridir. Kimse hakeme tüküren, rakibine durduk yere çelme takan bir Messi'yi seyretmek istemez. Onun gibi oyuncuları yıldız yapan sadece sahada oynadığı futbolu değil, sahadaki ve saha dışındaki davranışlarıdır. Bizim yıllardır altyapımızda neyin eksik olduğunu bir türlü çözemediğimiz sorundur aslında bu. Yani önce iyi bir insan yetiştirmek.
O halde ülkemize gelen oyuncular arasında bu kriterlere uyan kaç kişi olmuştur? Oysa sabah gözümüzü açtığımızda her gün yeni bir yıldız gelir bizim ülkemize. Anadolu takımlarına gelen adı az çok Avrupa'da duyulmuş oyuncular bile artık yıldız olarak yer alırlar gazete köşelerinde. Gazetelerimiz işi kahraman yokluğunda kahraman yaratmaya dayandırmıştır artık. Açık söyleyelim ki yıldız futbolcu olmak zor ve meşakkatli bir iştir. İşin futbol yünününden sorunu olmayanlar, sahada sergiledikleri karakteristik özelliklerden kolayca sınıfta kalabilirler, hepsini tamamlayanlar en üst düzeyde takımlarda oynamadıkları için genel yıldız kriterlerine takılabilirler. Buna Fenerbahçe'de efsaneleşen Alex'i sayabiliriz. Futbolculuğu ve sahadaki davranışları yıldız futbolcu kriterlerine uygun olsa da kariyerinde çok büyük Avrupa takımları olmaması onu yıldız oyuncu klasmanından çıkartır ama gönüllerin yıldızı olmasına mani değildir tabi ki. Galatasaray'ın iki büyük transferi Drogba ve Sneijder saydığımız bu kriterlere şimdilik uymaktadırlar ama Türkiye'ye gelen bazı futbolcular (Hagi gibi) yıldızlıktan çıkıp hırçınlığa doğru yönelmiş oldukları için en iyisi bekleyip görmektir açıkçası. En yukarıda gökyüzünde parlayabilmek için bu kriterleri taşımak zorunludur açıkçası. Yıldızlar göz kamaştırıcı kadar parlak olmalıdır. Daha küçükleri onlarca sokak lambası altında farkedilmeyecek kadar az ışık saçarlar ama gerçek yıldızlar onlarca sokak lambasının altından bile olabildiğince parlayanlardır.
MUSTAFA ŞENTÜRK
Yayınlanma Tarihi:23:52,