SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Herkes nereye gitti?

3 Mart 2013

Fatih Terim'in cezası 3 maç olarak belirlendi. Terim'in saha kenarındaki tavırlarına yıllardır aşinayız; kendine ayrılan bölgede durduğu dakika sayısı dışarıda durduğundan az oluyor genellikle. Ve her maçta önce 4. sonra da orta hakemle ses şiddeti yüksek “muhabbetlere” dalıyor. Bütün bunlara rağmen Fatih Terim'in tribüne gönderilmesi “büyük haber değeri” taşıyor. İlginç. Trajikomik. Bitiyor mu? Hayır. Tribüne gönderildiğinde kulübenin hemen arkasında yerini alıp taktik vermeye devam ediyor. Bu bir kural ihlali. Cezası artıyor mu? Hayır. Ertelenmiş bir ceza, son maçta hakeme karşı “sportmenliğe aykırı hareket” ve tribüne gönderildiğinde gerçeleştirildiği ihlal… Hepsinin toplamı 3 maç. Tahkimin tavrı ise herkesi aydınlatacak cinsten; ceza az bulunuyor, tribünden sahaya müdahale olduğu için cezanın 6 maç olması gerektiği düşünülüyor fakat “aleyhte itiraz” olmadığı için 3 maçı onayıp ceza artırımına gidilemiyor. Yani ortada bir yanlış var, denetim kurulu bile “bu durum yanlış” diyor ama sesini çıkartabilen olmadığı için ortada sorun kalmıyor. Yoruma gerek bile yok.

BİR SEMT ADI: KADIKÖY

Beşiktaş ve Fenerbahçe'yle ilgili derbi kadar önemli başka bir konu daha var; stad paylaşımı… Bu konuda tavrım net; her takımın sadece kendi kullandığı, en azından arasında sıkı rekabet bulunan rakipleriyle paylaşmadığı “mabedi” olmalıdır. Bu, gerçekten futbolu seven insanların anlayabileceği, “futbolun ruhuna” dair bir durumdur. Yöneticilerin büyük kısmı o ruhu hissedemez… Bu gerilim filmi bitsin diye Fenerbahçeli taraftarlar bir ses bekliyor fakat son 6 aydır tek bir yerinde açıklama yapamayan resmi site ne gariptir ki yine suskun! Yöneticilerin dili düğüm, başkan sus pus olmuş! Çocukluğunda aynı yakada büyüyüp kendi evlatlarını da aynı kültürle büyüten taraftarların da korkusu gün geçtikçe artıyor ve herkes birbirine aynı soruyu soruyor; “Kadıköy, artık sadece bir semt adı mı olacak?..”

‘HAİNLER…’

Aziz Yıldırım'ı en son aracını durdurup taraftarlarla münakaşaya girerken ve magazin mensuplarının üzerine arabasını sürerken gördük. Stad paylaşımı konusunda ortada yok. UEFA'nın mantık dışı cezasıyla ilgili tek kelime etmedi. Yayıncı kuruluş sahada birçok takımın küfür eden onlarca futbolcusunu görmezden gelip Emre'nin dudaklarına yakın çekim yaparak “maç öyküsü” klibinde yayınlamasına tek itiraz gelmedi. Fatih Terim'in hediye kıvamındaki cezasına ses çıkmadı. Taraftar paramparça oldu, gruplar birbirine düştü ve kimilerine “hain, terörist” gibi yakıştırmalar yapıldı, Aziz Yıldırım'dan çıt yok. Ve daha da acısı; daha önceleri camianın üzerinde varlığını hissettirebilecek başka yöneticiler mevcutken şu an ara sıra ses eden tek isim Abdullah Kiğılı. Onun da bu konuda ne kadar başarılı olduğu tartışılır. Sormadan duramıyorum sayın Aziz Yıldırım, siz dahil herkes nereye gitti?

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek