SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Aslında pek rüya görmem, genelde çok geç uyuduğumdan yastığa başımı koyar koymaz uyurum. Ama uzun zamandan sonra dün ilk defa bi rüya gördüm. Rüyamda Usain Bolt olmuşum ilk dünya rekorumu kırdığım 100 metre finalini koşuyorum, sonra rekoru kırıyorum. Ardından diğer koşularım ve rekorlarım geliyor. Tüm gözler üzerimde meşhur olmuşum,paralar banka kasalarına sığmıyor,Ferrarimi de almışım,bir de taş gibi bir hatun yapmışım.

Tüm gazetelerde ben,tüm televizyonlarda yine ben… Sponsorlar peşimden koşuyor,hangisini seçsem karar veremiyorum… Ama tüm bunlara rağmen biraz huzursuz biraz eksik hissediyorum kendimi,yani keyfim yok.

Sonra ülkemde kahraman oluyorum,gözler hep üzerimde tüm çocuklar ben olmak istiyor,ama dediğim gibi keyfim yok, bir sorun var ben de biliyorum.

Sonra bir yarışta sıramı beklerken Oscar Pistorius’u görüyorum. Bu olabilir mi gerçekten diyorum? Adamın ayakları bile yok; bu nasıl spor sevgisi,nasıl bir mücadele nasıl bir hırs diyorum.

Ve aklıma hemen bir hikaye geliyor; Henry Ford ‘a soruyorlar: ” Ne kadar güzel arabalar tasarladınız,ne kadar hoş ve etkileyici makineler bunlar,siz dahisiniz neler hissediyordunuz” diye

Henry Ford şöyle cevap veriyor:”Bir de bana sorun,ne zaman bir alfa romeo görsem şapkamı çıkarır önünde saygı ile eğilirim”

işte ben Oscar Pistorius olmak istiyorum diyorum, asıl spor sevgisi ve hayatla mücadele bu diyorum. Güneşi kendi dünyamda batırıp ona doğurmak istiyorum.. ama taki geçen güne kadar.

****

Oldu mu Oscar ? yakıştı mı sana bu cinayet? şimdi kendimden vazgeçip sen olmak istediğimi söylediğim çocuklara ne demeliyim, ne anlatmalıyım onlara? Onlara bir şey diyemem ama sana iki çift lafım var:

kendini, hayellerini düşünmedin,peki benim hayellerimden ne istedin? benim düşlerimi neden karattın? nasıl olacak şimdi Oscar ha.. nasıl olacak? Bu güneş doğar mı sen ce karanlık düşlere bir daha?

GÖKMEN AKSAKALLI