SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

G.SARAY Başkanı Ünal Aysal, SÖZCÜ gazetesinden Selin Kök’e samimi açıklamalarda bulundu. Sarı-kırmızılı kulübün ekonomik durumundan, yeni sezondaki transferlere, Drogba-Sneijder ikilisinden iş hayatına kadar birçok konuda çok özel açıklamalarda bulunan Aysal, G.Saraylı taraftarları yeni sezon için heyecanlandıracak açıklamalarda da bulundu.

İşte o söyleşi:

Konu böylesine büyüyünce ben de işin eğrisini doğrusunu Başkan'ın kendisinden öğrenmek istedim… Galatasaray Başkanı Ünal Aysal ile Kuruçeşme'deki Ottoman's Otel'de buluştuk… Ben gittiğimde Başkan günlük sporunu yapmıştı, keyfi de yerindeydi… Galatasaray'ın CEO'su Lütfü Arıboğan da katıldı bize… Beraberce şömine başına geçtik… “Sorunları biliyordum” Bedelli sermaye artırımının SPK (Sermaye Piyasası Kurulu) tarafından engellenmesi ve konunun rakamsal boyutu konuşuldu…

Ne var ki “Dolapların boş olduğunu biliyor muydunuz, bilmiyor muydunuz?” hâlâ merak konusu… Nedir işin aslı?

İş başına geldiğim günden beri Galatasaray'ın her şeyini analiz ettim. Ben göreve her şeyi bilerek geldim… Ve hatta bütün bu detayları da Genel Kurul'da kendim anlattım. Böyle bir şeyi bilmemem söz konusu değil…

Başkanlığın beni çeken tarafı da zaten sorunlardı. Galatasaray'ın sorunları var ve ben bu sorunları çözebilir miyim? Bunun heyecanı ile geldim…

Kendinize sorun çözücü bir misyon mu yüklediniz?

Benim görevim bu… Sorun çözmek… Yıllardan beri hep bunu yaptım… Galatasaray'a gönülden bağlıyım… Galatasaray'daki tüm sorunları kendi parçam gibi evime götürüyorum içimde tutuyorum…

“Kasıt ve kötü niyet var”

Peki Galatasaray iflas ediyor mu?

Biz çözdük o işi… 251 milyon liralık sermaye açığını, gerçekleştirdiğimiz ilk sermaye artışıyla dengeledik… O konu kapandı… Hâlâ bu sorunu dile dolamak kasıt ve kötü niyet… O başlığı atan arkadaşımı kınıyorum…

SPK sermaye artırımını istemiyor. Bu kulübü zarara mı uğratacak?

Olur mu öyle şey… Sermaye artırımı ile şirket sağlam bir ekonomik yapıya kavuşacak… Kulüp sürekli bir yapıya kavuşarak büyüyecek… Hem de piyasadaki değeri artacak… Bundan herkes kazanacak… Tüm kulüplerin sorunu

Bu konu Galatasaray ile gündeme geldi… Bir tek Galatasaray mı bu kadar sıkıntıda?

Tüm kulüplerin bu konuyla ilgili sıkıntısı var… Kulüplerin sermaye artırımını serbest bırakmaları gerekir… İnan bana bu Türkiye'nin ve Türk Futbolu'nun önünü açacak…

Peki madem öyle neden kulüp başkanları bir araya gelip, bu konuyu dile getirmiyorsunuz?

Ben hazırım… Beşiktaş'a da giderim, Trabzon'a da… İnanıyorum ki onlar da gelir. Ama… Sonrası yok… Başkan cümlesini tamamlamıyor… Manidar bir bakış… Ben de kendisini zorlamıyorum…

Bütün bu yaşananlarda sanki biraz kötü niyet arıyorsunuz?

İyi niyetle yapıldığından şüpheleniyorum. İki yılda Galatasaray'ın geldiği yer bu işin karşısında olanların hiç hoşuna gitmedi. Onları endişelendirdi. Galatasaray sürekli bir başarıya imza atarsa bir daha yakalanamaz. Bunun da farkına vardıkları için bir şekilde bize fren yaptırma hatta durdurma girişimleri başladı.

Tecrübeli ve özel bir isim Başkan Aysal ile bir araya gelip de takımı, futbolcularını hele ki Fatih Terim'i sormadan olmazdı…

Takımdan konuşalım mı? Drogba'yı sizden dinleyelim mesela…

Galatasaray dışarıdan çok iyi bir teknik ekip tarafından yönetiliyor… Ama takımın bir de içeriden yönetilmesi gerek. Takımların başarısını sağlamak için teknik yönetimin bir uzantısı olan, takımın içindeki yönetici oyunculara ihtiyaç vardır. Drogba böyle bir oyuncu… Kişiliğiyle, kabiliyetiyle, tecrübesiyle özel bir isim. Drogba; Galatasaray'ın içinde hem ağabey görevini yapacak hem de tecrübesiyle takımı içeriden düzenleyen kişi olacak.

Drogba ile ilgili bir konuyu da hemen paylaşayım… Anladığım kadarıyla Drogba, çok planlı bir futbolcu… Nereye giderse gitsin, muhasebecisini, basın danışmanını, menajerini ve yardımcısını da mutlaka beraberinde götürüyor… Kendisi ile ilgili tüm taleplere yazılı olarak yanıt veriliyor… Tüm bunlara rağmen sanmayın ki kaprisli bir kişilik… Aksine, mütevaziliğiyle de daha şimdiden çevresindekilerin beğenisini toplamış… Önemli olan dostane tavır

Peki Fenerbahçe Drogba'yı istedi mi?

Açıkçası vereceği yanıtı çok merak ediyordum ama Başkan Aysal ne evet dedi ne de hayır… Biraz düşündükten sonra mesaj içerikli bir yanıt verdi sanki…

Ben diğer kulüplerle ilgili yorum yapmayı doğru bulmuyorum… Ben bütün kulüplerle dost olmak iyi geçinmek istiyorum…

Çünkü her şeyden evvel sporu seviyorum… Birbirimize belki maç sırasında takılıyoruz ama maç sonrasında bu ilişkinin en dostane şekilde devam etmesini istiyorum…

Sağa sola bulaşmazlar Hazır dostluktan konu açılmışken, Drogba ve Sneijder nasıl kişilikler?

Ağırbaşlı, sağa sola bulaşmayan futbolcular…

Peki ya siz?

Bana kimse çatmazsa ya da ayağıma basmazsa ben kimseye bir reaksiyon vermem… Bugüne kadar en çok dikkat ettiğim şey bu oldu… Sneijder'i merak ediyorlar… Sneijder çok heyecanlı ve çok akıllı bir futbolcu… Göreceksiniz, önümüzdeki sene içinde takımın iç yönetiminde Drogba kadar faydalı olacak bir oyuncu…

Ve tabii ki Fatih Terim… Başkanım; Galatasaray için Fatih Terim ne ifade ediyor?

Fatih Hoca çok deneyimli… Galatasaray'la özdeşleşmiş bir teknik yönetici… Fatih Terim Galatasaray'ın bir parçası…

Fatih Terim hırçın mı?

Herkesin kendine özgü karakter yapısı var… Yerine göre herkes hırçın olabilir… Ama Fatih Terim hırçın değil, hassas… Gerçekten kulübüne, oyuncularına gönülden bağlı…

Fatih Terim tam bir gönül insanı…

Tam bu sırada Başkan'ın eşi Fani Aysal ve küçük kızı da yanımıza geliyor… Küçük kız boncuk gibi gözleri ile babasına bakarken Ünal Aysal “Görüyorsun gün daha bitmedi, takım da, ailem de, iş de hep iç içe… Çalışmaya devam…” diyor.

Avrupa'da daha başarılıyız! Schalke maçını alacağız

Biraz da futbol konuşalım… Schalke maçı var önümüzde ne diyorsunuz?

Ben şanslarımızın eşit olduğunu düşünüyorum… Rakip sahada oynayacağız… Biz Avrupa'da İstanbul'dan daha başarılı oluyoruz… Geçen seferde içeride yenildiğimiz iki takımı kendi sahalarında yendik…

Rakip sahadan galibiyet kokusu geliyor o zaman?

(Gülüyor.) Vallahi benim içimdeki his de öyle söylüyor… Ve hislerimde yanılmam…

“TARAFTAR SÜRPRİZ İSTİYOR DEĞİL Mİ?”

Taraftar sürprizlere alıştı… Önümüzdeki yıl için planlamalara başladınız mı?

(Başkan iyice keyifleniyor…) Gelecek sene için de sürpriz istiyorlar değil mi? Çalışmalara başladık… Gelecek sene daha da iyi bir Galatasaray bulacaksınız… Taraftar artık şu maçı alacak mı almayacak mı endişesini taşımayacak… İyice oturmuş bir takım olacak…

Başarı için iki şart

Galatasaray kurumsal bir kulüp mü?

Başarıya giden yolun iki ayağa var. Biri sağlıklı bir finansal yapı… İkincisi sağlıklı bir  kurumsal yapı… Eğer bunu oluşturursanız başarılı olmanız kaçınılmazdır… Galatasaray'a koyduğumuz sistem bu kadar basit… Bunu tüm kulüpler yapmalı. Evet hepsi iyi yönetiliyor ama Avrupa seviyelerine gelebilmemiz için artık sistemleri yenilemek şart…

Burak cengaver gibi iyi yönlendirilmeli…

Burak'tan bahsetmeden olmaz… Son günlerin yıldız ismi için neler söyleyeceksiniz?

(Gülümsüyor) O tam bir cengaver. Bildiğin deli fişek… Burak'ın müthiş bir enerjisi var… Gençliği de büyük avantaj… Tabii, istediği zaman da çok iyi oynuyor… Ama yine de çok iyi yönlendirilmesi gereken bir oyuncu…

Başkan Ünal Aysal biraz düşündükten sonra Galatasaraylı futbolcuları bu sefer ayırt etmeden kendi gözüyle anlattı…

Ben bütün oyuncuları sanatçılar gibi görüyorum… Onların ruh yapılarını desteklemek, onları cesaretlendirmek gerekiyor… Bunu yaptığınız zaman gençliğin de verdiği heyecanla bence hepsi imkansızı yapabilecek kabiliyete sahip oyuncular…

İş hayatınızla takımın yönetiminde paralellikler var mı?

Ben başarı odaklıyım… Kendi şirketlerimde nasıl başarılı bir yöneticiysem Galatasaray'a da öyle davranıyorum. Galatasaray Başkanı'nın göreviyle aile babasının görevi aynı… Galatasaray'ı yönettiğim için kendimi dünyanın en şanslı insanı hissediyorum…