SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Geçen sezon Arena'da G.Saray'ın 4-2 kaybettiği Antep maçı geldi gözümün önüne. O maçta da G.Saray hakem hatalarıyla boğuşmuş, 9 kişi kalmış ve sonunda 3 puanı kaybetmişti. Fakat bir bakıma da kaybederken kazanmıştı. Çünkü ligin geri kalanında o maç büyük bir kenetlenmeye yol açmış, G.Saray ‘takım' olmuştu. Dün gece de G.Saray adına böyle bir etki yaratacaktır. Çünkü dün gece G.Saray, aslında ne ile boğuştuğunu bir kere daha net bir şekilde gördü. Hakemler Arena'ya maç yönetmeye değil tansiyonu yükseltmeye, gerginlik yaratmaya; taraftarın, takımın, kulübün sinirlerini germeye geliyor. Sezon başından beri rüştünü Arena'da ispat etmeye çalışan birçok hakem seyrettik. Dün gece de Serkan Çınar'ı seyrettik. İnce ince çalıştı. Çaldığı ve çalmadığı düdükleri pas geçelim. Kestiği avantajlara, hızlı başlamaya çalışırken durdurduğu akınlara bakalım. Tamam, çaldığı penaltıda yüzde yüz haklı ama ya Drogba için çalmadığı? O kadar belli ediyorlar ki tavırlarıyla amaçlarını, artık gizleyecek bir şeyleri kalmadı. Belki federasyon başkanlarını son maçta kupa vermeye Arena'ya yollamak istemiyorlar ama bu kadar da belli etmesinler.

G.Saray'a gelirsek. Bir karar vermeliler. İlk yarıdaki gibi titrek, korkak ve amaçsız mı oynayacaklar, yoksa ikinci yarıdaki gibi cesur, kararlı, tekmeye kafa sokar cinsten mi? Bunun oynayan-oynamayan futbolcuyla alakası yok, bunun sistemle de bir alakası yok. Bunun tek göstergesi ne kadar istediğin ve bunu sahaya ne kadar yansıttığın. Tabii artı bir bölüm de Drogba'ya açmak lazım. Bu tip karambol maçlarda onun varlığı çok onemli. Sıkıştığında topu rahatlıkla rakip ceza sahasına kaldırabiliyorsun. Her topu alıyor. Arkasında, önünde ya da yanında rakip olsa da zıplıyor ve topu indiriyor. Sanki etrafında kutsal bir çember yaratıyor, kimseyi yanına yaklaştırmıyor. Drogba'dan bahsedip Sneijder'i unutmak olmaz. Dün gece ikinci yarıda G.Saray'ın fitilini ateşleyen o oldu. Orduspor üzerindeki baskı organizasyonunu o kurdu. Mükemmel bir gol attı. Artık rahatlıkla G.Saray'a uyum sağladığını söyleyebiliriz. Tahmin ediyorum bundan sonra onunla ilgili fazla çatlak ses çıkmaz.

Burak Yılmaz'a gelirsek. Futbol oynama şekli çok eleştirilebilir. Kaptırdığı toplar, veremediği paslar çokça tartışılır ama tartışılmayacak tek nokta, bitiriciliği. Vurduğu yerde gül bitiyor. G.Saray dün gece şampiyonluğu istediğini herkese gösterdi, 6 puan önde olmanın bir avantaj olmadığını anladı. Yani diyeceğimiz şudur: Artık ligde G.Saray'ın işi daha kolay. Çünkü rakiplerini ve başına gelebilecekleri iyi biliyor.