SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Eğitim sistemimiz düşünmek ve sorgulamak üzerine kurgulanmadığı için yokuş aşağı giden akıl yürütme yeteneklerimiz, kişisel kimliğimiz üzerine düşünmemizi zorlaştırırken, bize dayatılan üst kimlikleri kabullenmemizi kolaylaştırır.

Türkiye'de din ve ırk kimliklerinden sonra en geçerli akçe taraftarlık kimliğidir. Dinini ve ırkını bir ön tahminle belirlediğiniz kişiye isminden sonra sorduğunuz ilk sorudur: “Hangi takımlısın?” çünkü takımdaşlık, kişiliğimizden bağımsız bir muktedirlik ve ahkam kesme hakkı demektir.

Tribünde yaşanan şiddet olaylarını böyle basite indirgemeyeceğim elbette ama bu uzun girizgah Hamit'in neden bir kesim tarafından ıslıklandığını anlamak için elzem.

Hamit , batının düellosunu umarken, doğunun pususuyla karşılaşmış bir batılı.

Bizler, mimlediklerimizin ufak bir açığını kollayıp üstlerine çullanırız. İnanmayan, “tahrik edildim” bahanesinin ardına sığınanların kurbanlarına sorsun.

Sahaya istediğini yansıtamayan bir futbolcuyu Avrupa'daki gibi morallendirmek yerine ıslıklamak da işte bu kültürün meyvesidir.

2009-2010 sezonunda Arsenal'de forma giyen Nicklas Bendtner her maç üstüste en kolay golleri kaçırıp oyundan alındığında taraftarlardan aldığı büyük alkışı Porto karşısında hat-trick'e çevirip takımına turu getirdi. Bir sonraki Hull City maçında da son dakika golüyle 3 puanı Arsenal'e kazandırdıktan sonra 3 Nisan'da 94. dakikada takımına Wolverhampton karşısında tek gollü galibiyeti getirdi.

Aynı başarı senaryosunun bir Türk oyuncuda gerçekleşmeyecek olması bu linçseverliğimizin sonucudur.

Tabi ki bu durum sadece bize özgü değil. 2009-2010 sezonunda Fransa 2. Ligi takımlarından Clermont'un golcü oyuncusu Donato Buttone, takımın kötü gidişine dur demek isteyen taraftarın tesislere getirdiği bir tepsi makarondan tatmak istemeyince tartaklandı…

Demek isterdim ama bu hikayedeki takım Çaykur Rizespor, baklava yemek istemediği için saha içinde kovalanıp tartaklanan da Özgürcan Özcan'dan başkası değildi.

Muktedirlerin uyguladıkları şiddeti daha da gülünç hale getirense Özgürcan'ın: “Neden baklavayı yemedin ?” sorusuna verdiği cevaptı:

Ben baklava sevmem ki

TÜMER TOPAL