SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Altyapı, bir şeyi yapmanın gereklerini kazanma yani hazır hale gelme evresidir.  Dünya futbolunda gerekli desteği altyapıya veren kulüpler uzun vadede başarılı oluyor. Yani kısaca dünya futbolunun genel olarak başarısında altyapının büyük bir rolü var. Başlıca örnekleri Barcelona ve Ajax’tır… Maalesef hala Türkiye'de bunun değeri bilinmiyor ya da bilinmezden geliniyor.  Bunun nedeni anlık başarılar ya da günü kurtarma çabaları olabilir.

Maliyeti sıfıra yakın bu oyuncuların zamanı geldiğinde as takıma katılması çok önemli… Ancak Türkiye’de durum pek de öyle değil. Başlıca nedeni ise gerekli maddi desteğin altyapıya verilmemesi. Örneğin sadece Almanya'da 2000’den beri altyapıya yatırılan para 1 milyar eurodan fazla. Bunun sonucunda da ilginç ama gerçek bir istatistik ortaya çıkıyor. Almanya’da Türk kökenli lisanslı futbolcu sayısı 250 bin iken Türkiye’de lisanslı futbolcu sayısı maalesef 225 bin. Ve devamında Real Madrid'e verilen üç Türk kökenli futbolcudan, milyon eurolar kazanan bu kulüpler bir sürü şampiyonluk kazandılar.

Altyapıdan gelen oyuncuların samimiyeti taraftarlarca da çok sıcak karşılanır ve aralarında sıkı bir bağ oluşur. Çünkü onlar ailenin mutfağından yetişmiştir.

Peki altyapıdan gelen oyuncuların şampiyonluklarda ne kadar etkisi var. Önce buna bakalım. Örneğin geçen seneki şampiyonların kadrosunda ne kadar altyapı oyuncusu bulunuyordu.

 

Burada ana hatlarıyla anlatmak istediğim nokta şu; altyapıyı düzenli bir şekilde kullanmak başarıyı getirir. Ama bu bütün takım altyapıdan çıkma olursa başarılı olur demek değildir. Ancak iyi bir eğitim sonucunda as takımın planlarının tümünü öğrenen gençler takıma daha iyi monte edilir.

Yukarıdaki tabloda açıkça görünüyor ki Türkiye'de hala çok önem verilen bir konu değil. Peki gerçekten sorun nerede? teknik direktörlerde mi,  yöneticilerde mi, taraftarda mı.  Sorun teknik direktörde çünkü; maç kazanma hırsıyla genç oyuncuları kadroda düşünmez. Düşünürse yenilginin faturası ona kesilir. Sorun yönetimlerde çünkü; milyonlarca euroyu yabancı oyunculara harcayarak altyapıya yatırım yapmadıkları için, onları saf dışı bıraktığı için. Sorun taraftarda çünkü; ben sahada yıldız isterim yoksa maça gitmem, kimi izlemeye gideceğim dediğimiz için.  Yani sorun hepimizde.

Türkiye'de önemli noktalardaki futbol adamlarımızın da altyapıyla ilgili sözlerinden bazıları şunlar.

-Eski Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener: ‘Türk futbolunun geleceği altyapıdan geçiyor. FIFA sıralamasında ilk 10 sırada bulunmanın yolu altyapıdan geçiyor.'

-Bursaspor eski teknik direktörü Ertuğrul Sağlam: ‘ Eğer başarılı olmak istiyorsak altyapıya çok önem vermemiz ve altyapıyı, üstyapıyı çok ciddi anlamda destekler hale getirmemiz gerekiyor.'

-Beşiktaş Teknik Direktörü Samet Aybaba: ‘Altyapılarımızın halini görseniz oturur ağlarsınız. Ben Beşiktaş teknik direktörüyüm, Fulya’ya gidemiyorum. Çünkü orada bizim arkadaşlarımız bir barakada oturuyor, genç çocuklarımız da bir barakada soyunuyor'

-Karabük Teknik Direktörü Mesut Bakkal: ‘’Kulüplerin çoğunda tesis yok, antrenman sahası yok. 20 metreye 50 metre sahalarda orta çalışması yapılıyor bu ülkede. Tesisler nizami değil. Teknik adamlar aldığı skorlarla değerlendirildiği için altyapıdan futbolcuya çok yer vermiyor. ‘

Bu örnekler uzar gider…Sonuç olarak dünya futbolunun altyapısında bile çok gerilerdeyiz. Bizim altyapıda kaliteli oyuncularımız var ancak bunlar beton sahada oynayarak , imkan bulamayarak ve hayallerinin peşinden koşarken ışığı kimsenin yakmamasından dolayı kayboluyorlar.

Derwall, Türkiye'ye ilk geldiğinde, “öncelikle geçici değil, kalıcı başarıların, çağdaş altyapı ve tesislerin” önemini vurgulamıştı. Altyapıya yatırım yapıp uzun vadede başarı beklemeye tahammülümüz yok. Zaten büyük takımlarımız en kötü ihtimalle 3-4 senede bir şampiyon olduklarına göre biraz daha bu işlerden kaçmaya devam edebiliriz. Sonuç Avrupa'da yine başarısızlık yine hüsran.

ÜMİT BERBER

Yayınlanma Tarihi:14:12,