SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Kim olanları tahmin edebildi? Bırakın olanları, maç kadroları bile öngörülemedi. Trabzonspor hızlı başlayıp böyle devam etmek istedi. Fenerbahçe Bate maçının aksine agresif giriş yaptı. Sonuca bakarak, suçu başka yerlerde arayabilirsiniz, ama sezon başından bu yana bildiğiniz sonuçlar devam ediyor. Orta sahalarda Trabzonspor ve Fenerbahçe arasında görüş farkına şahit olduk. Kuyt, Sow kendi orta sahalarının en büyük yardımcısıyken, Janko, Olcan, Yasin, bu görevlerin çok uzağında kaldı. Tabii Emre faktörünü unutmamak lazım. Gerçek anlamda maçın adamıydı; bu kadar. Bir de Gökhan Gönül'ü ekleyin.

Fenerbahçe'nin 3. golünü atan Gökhan'ın yaptığı koşu ve attığı gol her şeyi anlatmıyor mu? Bir yanda Celutska, kendi alanını savunmakta zorlanırken, Gökhan gol attı, goller kaçırdı. Fenerbahçe'nin kanat bekleriyle, Trabzonspor arasında fark dağlar gibi. Gollerle maçın temposunu iyi ayarladılar. Trabzonspor'un kanat bekleri ne de merkez oyuncuları bu yeterlilikte.

Trabzonspor, sezon başından bu yana dağınık ve ne yaptığını bilmez bir maç daha oynadı. Hepsi bu. Sahaya yayılışından, kör topal işleyen hatlarına kadar değişen bir durum yok. Kafkas zoru seçti. Değiştirdiği oyuncular, maalesef ne takıma ne de tribüne çoşku verecek yeterlilikte değil. Bazen takımınız bir oyuncuya bağlı yürür gider. Selçuk, Burak böyle oyunculardı. Kötü bir takım Burak'la çok maç kazandı. Bu tarz oyuncuları da kalmadığına göre kaderini yaşamaya devam edecek.

Peki ne olur, ne olmalı? Mayıs ayında kongreye gidip, en azından gelecek sezonu kurtarmak lazım. Maç esnasında şunu düşündüm; eskiden Trabzonspor, Avni Aker'de çok maç kaybetti. Fenerbahçe'ye de ilk kez kaybetmiyor. Ama oyuncuların kafasındaki Trabzonspor algısı sadece paraya indirgenmiş. İçselleştirememişler orayı. Eksik var. Bunun yabancılaşmayla ilgisi var. Trabzonspor takımı Trabzonspor'a yabancı. Başka bir şey söylememize gerek var mı?