SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Soru-cevap şeklinde gerçekleştirilen röportaj şöyle;

-Hakem olmaya ne zaman, nasıl karar verdiniz? Bu seviyeye ulaşana dek hangi aşamalardan geçtiniz?

“12-20 yaşları arasında Davutpaşa takımında futbol oynarken babam eğitimim için futbola ara vermemi istedi. Sonrasında üniversiteye girince, babam futbol sevgimi bildiğinden hakemlik kursuna katılmam için beni teşvik etti. 20 yıllık bu süreç içinde gerek aile hayatında gerekse sosyal hayatta özverili olmak, çalışmak ve disiplin ile bunlara paralel olarak sabır, ayrıca metanetli olmak hakemlikte geçtiğim en büyük aşamalardı. Çünkü; aday hakemlikten başlayıp FIFA hakemliğine uzanan yol fiziksel ve mental olarak hazır olmanızı gerektiriyor.”

-Geçmişte futbol oynamanızın size sağladığı avantajlar oldu mu?

“Aslında farkında olarak veya olmayarak bu durumun avantaj sağladığına inanıyorum. Hem teknik anlamda hem de iletişim açısından futbol geçmişimin yararlarını görüyorum. Özellikle empati kurabilme ve bu yetiyi olay anında efektif olarak psikomotor bir şekilde ortaya koyma aşamasında futbol oynamanın bir artısı olduğunu kabul etmeliyiz.”

-Derbilerde çok sık görev alan bir hakemsiniz. Bu karşılaşmalarda görev almak hakem olarak sizin gelişiminize nasıl katkılar yaptı?

Stresin ve heyecanın herkes için en uç noktalarda yaşandığı derbi maçlar yönetimsel ve teknik anlamda hakemliğimde deneyim ve öngörü olarak ciddi katkılar sağladı.

Şampiyonlar Ligi’nde düdük çalma başarısını gösterdiniz. Bir hakem gözüyle hangi özellikler Şampiyonlar Ligi’nin böylesine büyük ve kaliteli bir organizasyon olmasını sağlıyor?

“Şampiyonlar Ligi sadece Avrupa’da değil tüm dünyada takip edilen bir organizasyon. Oyunun tüm aktörleri Şampiyonlar Ligi’nde en üst seviyede kabul görüyor. Bu da organizasyonu büyük ve kaliteli yapıyor.”

-Şampiyonlar Ligi’nde görev yapmak nasıl bir duygu?

“Bunu bir cümleyle yanıtlayayım: Büyük bir onur ve tarifsiz bir gurur.”

-Türk hakemliğinin ulaştığı seviyeyi nasıl buluyorsunuz?

“Bizim Avrupa ve dünya platformunda hakemliğimizi taşıdığımız seviyeyi yolun başı olarak görüyorum. Genç meslektaşlarımın çıtayı daha da yükselteceklerine inanıyorum.”

-Maçlara kendinizi fiziksel ve mental olarak nasıl hazırlıyorsunuz?

“Öncelikle fiziksel anlamda hazır olabilmek için antrenmanları aksatmadan yapmak zorundayız. Bu hazırlık özel olarak bir maça ya da karşılaşma olup olmamasına endeksli değil. Mental anlamda ise her hakemin yöneteceği maçla ilgili tebligatı aldıktan sonra kendisine özgü bir hazırlık evresi vardır. Tüm hazırlık süreci ise maç çantasını hazırlamaktan ekibinizle iletişimi sağlamaya, seyahat ve dinlenmeden, maçın teknik hazırlığına bir çok detayı içinde barındırır.”

-Kendinizi geliştirmek için neler yapıyorsunuz. Özellikle hakemlerin üzerindeki baskının üstesinden gelebilmek için ne tür çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz?

“Genelde seminerlerde aldığımız eğitimler ve bunun yanında maç yöneterek kazandığımız tecrübeler gelişimimizin iki temel kaynağını oluşturuyor. Maçlarda görev yapmak deneyimimizi artırıyor ve bilgilerimizi de pekiştiriyor.Tüm bu unsurlar baskıları bertaraf etme konusunda bize fayda sağlıyor.”

-Son yıllarda daha fazla hakemimizin uluslararası karşılaşmaları yönetmesinde hangi faktörler rol oynadı?

“Bu noktaya gelinmesinde Türkiye Futbol Federasyonu’nun ve Merkez Hakem Kurullarının UEFA ve FIFA ile kurduğu sağlıklı iletişimle, gerekli eğitim organizasyonunu sağlamasının ve bizleri başarılı olmak için gerekli kriterlere kendimizi entegre edebileceğimiz bir ortam hazırlamasının önemli rolü olduğunu düşünüyorum.”

-Hakem, oyuncu, antrenör ilişkilerinin sağlıklı yürümesi için hakemlere, oyunculara antrenörlere hangi görevler düşüyor?

“Bana göre temel kavram saygı. Saygıya dayalı iletişim bence daha sağlıklı ilişkiler doğuracaktır.”

-Hakemliğe başladığınızdan bugüne futbolda olumlu ve olumsuz anlamlarda neler değişti. Neler gözlemlediniz?

“Temaşa zevkinin bir miktar azaldığını söylemek mümkün. Futbol 20 yıl öncesine göre daha süratli ve mücadeleye dayalı olarak oynanıyor. Zaten yenilenen kurallar ve talimatlar da bu anlayışı destekliyor. Sonuç olarak futbolun estetik anlamda kayıplara uğradığını, buna karşın fiziksel mücadele ve tempo açısından ileri gittiğini söyleyebilirim.”

-Futbolun artık daha süratli oynanması ve fizik mücadelenin artması hakemler için nelere daha fazla dikkat etmeyi gerektiriyor?

“Futbolun günümüzde daha süratli oynanması ayrıca mücadele dolu olması, hakemlerin pozisyonlara daha yakın olabilmesi, görebilme açısını yakalaması için fiziksel ve mental hazırlıklarının üst seviyede olmasını gerektiriyor.”

-Maçlara hazırlanırken nasıl antrenmanlar yapıyorsunuz?

“Antrenman programlarımız haftalık periyotlarda bizlere gönderilir ve sistemli bir şekilde bu planlamaya uyarız. Kullandığımız polar saatlerin aracılığı ile toplanan verileri yetkililere göndererek bu süreci tamamlamış oluruz.”

-Henüz yolun başında olan hakemlere en üst seviyeye ulaşabilmeleri için neler önerirsiniz?

“Öncelikle hakemlik kariyerleri boyunca sosyal hayatları ve aile yaşantılarında özverili olmalılar. Bunun yanında sabır ve disiplinli bir şekilde çalışmak, hakemlerin üst seviyelere ulaşabilmeleri için olmazsa olmaz faktörler.”

-Bundan sonrası için hedefiniz nedir?

“Hakemlikte başarı sağlamak için her zaman hedeflerin olması gerektiğine inanırım. Bu hedefler için de hayallerin olması gerekir. Avrupa ve dünyada yöneteceğim maçlarda ülkemi başarı ile temsil etmek her zaman var olan ve bundan sonrada var olacak hedefimdir.”

-Yönetmeyi hayal ettiğiniz bir maç var mı?

“Avrupa’da bir final maçı.”

Son güncelleme: 13:31 13.02.2013