SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Hiç dikkat ettiniz mi bilmiyorum, bugünlerde herkes La Liga'dan bahseder oldu, halbuki önceden futbolseverler hafta sonunu Serie A takvimine göre ayarlardı. İnsanlar Barcelona Real Madrid Derbisi yani El Clasico yerine AC Milan, Inter Milan, Juventus, Roma ve Lazio'nun kendi aralarındaki maçlarından bahsederdi.

1990 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapan İtalya'nın en üst düzey futbol ligi Serie A, özellikle 90’larda Avrupa'yı domine eden takımlardan oluşan bir ligdi. “Ligdi” diyorum çünkü günümüzdeki önemini kaybetti. İtalyanların “Sette Sorelle” dediği yedi kızkardeşler sadece Serie A’yı değil bütün Avrupa'yı domine ettiler. Dünya yıldızları artık herkesin izlediği La Liga'da değil Serie A’daydı. Seyirci ortalamaları 30.000’in üzerindeydi. Son 24 yılda eski adıyla Şampiyon Kulüpler Kupası olan Şampiyonlar Ligi'ne 14 finalist çıkarmış ve bu finalistler yedi şampiyonlar ligi kupası getirmiş, eski adıyla UEFA kupası olan UEFA Avrupla Ligi'ne gene 14 finalist çıkarmış ve bu finalistlerde sekiz tane UEFA kupası getirmiştir. Ek olarak Süper Kupa'ya ise 11 tane finalist yollamış ve gene bu finalistler de sekiz Süper Kupa getirmiştir. Bu dönemde Gök Mavili İtalyan Mili Takımı’na şöyle bir bakacak olursak, Avrupa Şampiyonaları'nda iki tane 2.lik bir tane de yarı final, 2004 Atina Olimpiyatları'nda 3.lük, Dünya Kupası'nda 1.lik, 2.lik ve 3.lükten birer derece elde etmiştir.

 

2006 yılındaki büyük şike skandalından sonra her şey aleyhte gelişti. “Temiz Ayaklar Operasyonu” sonucu Serie A nın en fazla şampiyonluk elde eden takımı Juventus Serie B'ye düşürüldü, bir sonraki yıl -9 puan ile başlamasına karar verildi, 2005 ve 2006 şampiyonlukları geri alındı. AC Milan -8, Fiorentina -15 ve Lazio'nun -3 puan ile Serie A ya başlamasına karar verildi. Kulüplerin Avrupa Kupaları'na katılımı engellendi. Bunların yanında Milan, Inter, Samdoria, Genoa, Reggine, Udinese ve Chievo gibi ekiplerin yöneticilerinin bazıları ya para cezası ya da men cezaları aldılar.

 

Ve dünya yıldızları ülkedeki kulüplerden ayrılmaya başladı, sponsor şirketler kulüplerle olan sponsorluk anlaşmalarını gözden geçirdi, ligin yayın gelirleri büyük bir sekteye uğradı. 90’larda üç aşağı beş yukarı 30.000 olan seyirci ortalaması hızlı bir düşüş içine girdi. Buna etken olarak artan hooliganizm faaliyetleri, ekonomik krizlerden dolayı alım gücü düşen halkın maçlara yeterince ilgi göstermemesinin bence asıl nedeni şike skandallarıdır..  Bütün bunların üstüne İtalya'daki mali krizler de eklenince aslında birer şirket olan kulüplerin gelirleri yavaş yavaş erimeye başladı.

 

Bu hızlı düşüşün akabinde lig, UEFA sıralamasında yıllardır içinde yer aldığı Top 3 Ligi'nden de oldu ve  unvanını Alman ligi Bundesliga'ya kaptırdı. 2014 yılında UEFA’nın yürürlüğe koyacağı Finansal Fair-Play uygulaması da bu düşüşün tuzu biberi oldu. Eski cazibesini kaybeden İtalyan ligi, paralelinde dünya yıldızlarının tercihi olmaktan çıkmaktadır.

 

Ronaldo, Zidane, Shevchenko, Deschamps, Gulliet, Rijkaard, Seedorf, Maldini, Baggio, Batistuta, Vieri, Bierhoff, Van Basten… Bu liste uzayıp gider. Çocukluğunda bu futbol idollerini izlemiş nesiller bu düşüşten hiç de memnun değil. Tekrar eski şaşaalı günlerine dönmesi belki zor ama biz bir umutla izlemeye devam ediyoruz, devam edeceğiz….

 

Uğur UYAR