SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Haftaya Avrupa Polis Örgütü’nün şike raporu damgasını vurdu. Europol Avrupa genelinde 680 maçta şike yapıldığı yönünde bir rapor hazırladı ve habere göre 79 şüpheli maçla Türkiye birinci sırada yer alıyordu.

O yıllarda henüz lise çağlarında olanlar 2006’da “Koskoca Juventus”un küme düşürülmesiyle anladı bu şike denen şeyin ne kadar büyük bir suç olduğunu. Aslında inanmakta istemedik. Nasıl olur? Del Piero’lar Camoranesi’ler yani bütün dünya sokaklarında, top peşinde koşan, dizleri yara içindeki çocukların kahramanları hilebaz şampiyonlar mıydı? Zamanla aslında futbolcuların durumdan habersiz olduğu yöneticilerin bazı pis işler çevirdiği haberleriyle teselli olmaya çalışıldı.
Tabi şike konusuna biraz hakim olanlar duruma hiç şaşırmadı. Zaten İtalya futbol, mafya ve şikenin iç içe olduğu bir ülkeydi. 1927’de Torino’nun ilk şampiyonluğunda şike belirlenmiş, 1970’li yıllarda “Totonero” skandalı Milan ve Lazio’ya Serie B’nin yolunu göstermişti. Şikenin sadece İtalya’da olduğunu söylemek elbette haksızlık olur. Finlandiya’dan Güney Kore’ye, Brezilya’dan Fransa’ya kadar futbol coğrafyasının neredeyse tamamında ortaya çıkan bir illet bu.
Ülkemizde ise o meşhur “3 Temmuz Süreci”nin hepimiz yakından tanığıyız. Tekrar Europol Raporu’na gelecek olursak Türkiye’nin adını duyduğumuzda kaçımız şaşırdık? İşte aslında gelinen nokta bu, artık biz şikeye alıştık, şaşırmıyoruz. Kelime günlük hayatımıza yerleşti. Öyle ki artık okeyde taş çalana bile “Hile yaptın” demiyor “Şike yaptın” diyoruz biz.
Biz kimiz? Biz bu ülkede bu oyunun masum kalmasını isteyen, yediğinden içtiğinden artırıp maça giden, evine yayın satın alan, forma alan, atkı alan, parası yoksa televizyon karşısında her hafta özet görüntüleri izlemek için uykusuz kalan insanlarız. Yani biz taraftarız, futbolun tarafıyız ve hayatımızın en önemli renklerinden biri olan futbolun kirletilmesini istemiyoruz. Lütfen artık oynamayın ‘şike’dım ‘şike’dım!
Kubilay Onur Özer
Yayınlanma Tarihi:12:39,