SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

7 Şubat 1990 Pazar günü İstanbul’un ünlü Spor ve Sergi Sarayı tarihi günlerinden birini yaşadı… O zamanki adıyla Efes Pilsen, Koraç Kupası’nda çeyrek finalin kapısına gelmiş, Yunanistan’ın güçlü takımı Panionios ile tamam ya da devam maçına çıkmıştı… Üstelik Atina’daki ilk maç, fanatik Yunan taraftarın taşkınlıkları yüzünden olaylı geçmiş ve İstanbul’da büyük güvenlik önlemleri alınmıştı. Beklenen olmadı, salonu tıklım tıklım dolduran seyirciler çok dostane bir ortam hazırlamıştı. Tribünlerde “Türk-Yunan dostluğuna leke gelmesin” pankartı dikkat çekiyordu. Türk takımlarının basketbolda çok başarılı olmadığı bir dönemdi. Ancak Aydan Siyavuş ve yardımcısı Aydın Örs’ün çalıştırdığı Efes, o maça gelene kadar İstanbul’da hiç maç kaybetmemişti. Şimdi bir ilk peşindeydi lacivert-beyazlılar: çeyrek finale kalınacaktı. Rakipte Predrag Benaçek gibi önemli bir yıldız vardı. Ancak Cengiz Üçyürek ve Cenk Renda ikilisi, Benaçek’i savunma görevini çok iyi paylaştılar ve Efes müdafaa direnciyle ayağa kalktı. Tamer Oyguç’a kısa sürede dört faul çalındı; ancak buna rağmen Efes yüksek tempoyla, keyif veren bir basketbol oynuyordu. Dümende bir süper yıldız, Levent Topsakal vardı. Hızlı hücumlarda Glynn Blackwell ve Lowell Hamilton’ı bulan Levent, takımın ilk yarıda 61 sayı atmasını sağladı. İkinci yarıda sazı eline alan Topsakal, 29 sayıyla maçın en skoreri oldu. 94-84’lük skorla Avrupa’da ilk kez bir Türk takımının çeyrek finale kalması, devletin de dikkatini çekmiş, dönemin spor bakanı İsmet Özarslan, Efes’in Merter’deki tesislerine kadar gelerek oyunculara bir kol saati hediye etmişti…