SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Günümüz futbolunun en çok konuşulan ve dillendirilen konusu total futboldan bahsedelim. Avrupa'nın önde gelen liglerindeki maçları ve Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi üst düzey karşılaşmalara sahne olan arenalardaki maçları izlediğimiz de daha çok karşımıza çıkıyor bu total futbol.

Peki, nedir bu futbol anlayışı…

Total futbol; takım halinde savunma yapma ve hücum da takım halinde yani bloklar şeklinde hareket ederek çıkmaktır. Yani bu oyunu oynayabilmek için özellikle kanat beklerinin ofansa katkısı fazla olmalı ve stoperlerinde geriden oyunu başlatabilme yeteneğinin iyi olması gerekmektedir. Avrupa’da boy gösteren takımlara baktığımızda stoperlerin ve beklerin çok iyi olduğu bir futbol anlayışı ve bunların önünde oynayan oyuncuların yani bizim ülkemizde önlibero olarak adlandırılan ama gerçekte box-to-box olarak geçen oyuncular kilit rolleri üstlenirler. Bu adamlar oyunun iki yönünü de aynı oranda oynayabilmeli ve fizik olarak da teknik olarak da iyi bir kaliteye sahip olmadırlar. Orta sahada oynayan oyunculara baktığımızda genelde dinamik savunmaya yardım eden, savunmaya yardım derken gelip kademeye girme anlamında değil de kendi bölgesini kapatma görevini yapmalılar. Göbekte oynayan ön liberolar da oyunun yönünü değiştirme özelliği olan gerektiğinde içe kat edebilen adamlardan seçilir genelde. Aynı şekilde kanatlarda hücumcu olarak oynayan oyuncular da kanatta aktif oldukları gibi içe kat edip o bölgeleri karıştırmalıdırlar.

Forvet mevkiinde oynayanlar ise gezici diye tabir ettiğimiz tarzda olup ileride sabit beklemeyen geri gelip orta saha adamlarını rahatlatan, kanatlara deplase olup alan boşaltan ve gerektiğinde de duvar olabilecek adamlardır. Avrupa'daki büyük takımlara baktığımızda santrafor tiplerinin artık uzun boylu hava hakimiyeti olan değil de bu tarz oyuncularda seçildiği görülür.

Şimdi bu konuyu Galatasaray'a nasıl bağlayacağıma gelelim. Galatasaray’da geçen sene 4-4-2 sistemiyle oynandı gibi gözüktü gözümüze. Oynanan sistem 4-4-1-1 ve ya 4-2-3-1 sistemime daha yakındı aslında. Göbekte Selçuk ve Melo ikilisi oyunun iki yönünü de oynayabilen dinamik adamlardı. Melo özellikle rakip takım ataklarında stoperlerin içine gömülerek o bölgeyi kapattı. Melo’dan boşalan yere de Engin, Emre ve özellikle Elmander gelerek orta alandaki boşluğu kapatmaya çalıştılar… Böyle olunca Selçuk ve Melo hem hücumda hem de defansif anlamda çok iyi bir sezon geçirdiler ve kazanılan şampiyonlukta inanılmaz bir katkı yaptılar. Bu sistemde oynarken özellikle Elmander ve Engin çok önemli oyuncular. Engin Baytar pek göze çarpmasada rakipten dönen topları toplayarak takımın hücumda kalmasındaki baş aktörlerden biriydi. Günümüz futbolunda rakipten ve kendi savunma adamlarınızdan dönen topları toplamak bir takım için en önemli unsur. Hucümdayken dönen topları toplarsanız hücumun devamlılığını sağlamış olursunuz ve baskı kurarsınız. Defansta ise baskı yemeyi engellersiniz. Engin bu yüzden çok önemliydi. İleri ikiliden Necati az önce bahsettiğimiz gezici forvet tipi gerektiğinde duvar olur. Orta sahadan top alır döner, topu tutar. Elmader’de enerjisiyle takıma ekstra katkı sağlıyordu. Aynı şekilde Baros’da Necati benzeri bir oyuncu olduğu için bir sıkıntı yaşanmadı.

Gelelim bu seneye

İleri ikilide Burak-Umut’la başlarsak, Umut çok koşan rakibi bozan bir oyuncu fakat geri gelip top alıp oyunu açabilecek bir özelliği yok. Burak ise daha çok araya atılan toplara hareketlenen sprinter bir forvet. Durum böyle olunca orta saha adamları Selçuk ve Melo daha çok efor sarf etmek durumunda kalıyor ve performanslarında düşüş oluyor. Yine aynı şekilde Engin’in yaptığı işleri dönen topları toplamayı Hamit, Emre ve Amrabat ise maalesef yeterince yapamıyorlar. Bu yüzden geçen sene oynanan güzel futbol bu sene gözükmüyor. Sneijder ve Drogba’nın gelişiyle Galatasaray eğer 4-3-3 ya da 4 3 2 1 sistemine geçiş yapabilirse önümüzdeki 3-4 yıla damgasını vurabilecek bir takım haline gelecektir. UEFA Kupası’nın kazanıldığı senedeki gibi bir başarı mutlaka gelecektir. Hamit-Melo-Selçuk önünde Sneijder-Drogba-Burak 3’lüsü çok yakar. Ayrıca Hamit göbeğe gelince hem kendi hem de Selçuk’un performansı artar. Galatasaray UEFA Kupası’nı kazandığında da aynen bu şekilde oynamıştı.

EGEMEN TEKKANAT

Yayınlanma Tarihi:23:31,