SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Bir takım düşünün ki; Arsenal'den gelen sağ beki Eboue ile tüm dünyanın dilindeki transferi Drogba, Afrika Kupası nedeniyle kadroda değil.

Bir takım düşünün ki; Real Madrid'den aldığı Hamit ile orta sahanın Juventus'tan kiralık asi ismi Melo cezalı.

Bir takım düşünün ki; dünyanın aktif en iyi 10 numaralarından Sneijder; geçen sezonun Süper Lig gol kralı, bu sezonun Şampiyonlar Ligi gol kralı adayı Burak; 8.5 milyon bonservis bedeli ödeyerek alınan Amrabat yedek.

Saydığım bu 7 kişilik kadroya bir kaleci, boşta kalan mevkilere de orta karar 3 topçu yerleştirsen direkt ilk 3'e oynar, abartısız… Ama dönüp sahadaki kadroya bakıyorsun,

Emre-Engin-Yekta üçlüsünün vasatı aşamayan performanslarını saymazsak Galatasaray için ‘eksik' diyebilmek neredeyse imkansız.

Böylesine bir manzarayla başlayan maçın şifresi, düdük çalmadan hemen önce Rieira-Selçuk-Elmander arasında geçen ve ekranlara da yansıyan sohbette gizliydi. Galatasaray uzun toplarla çıkacak, Umut-Elmander ikilisi çapraz koşularla Bursa defansının arkasına sarkarak rakibi avlayacaktı.

Aynen de öyle başladı. 4'üncü dakikada, Elmander'le omuz omuza mücadeleyi kaybeden Bursalı oyuncu lehine faul çaldığında Fırat Aydınus; top Umut'un vuruşuyla ağlara çoktan gitmişti. Bu gol, hakem kararıyla geçerli sayılmadı.

14'üncü dakikada, bu kez kaleciyle karşı karşıya kalan Elmander, tam vuracakken Bursalı İbrahim'in hafif yandan ve arkadan omuz müdahalesiyle dağıldı. Bir önceki pozisyonda faulü verip golü saymayan Aydınus, bu kez faulü vermeyip penaltıyı atladı.

İlk yarı, Bursaspor adına Pinto'nun şık kafa vuruşu ve Umut'un, maçın hemen başındaki taktiğe bire bir uyan golüyle berabere sonuçlandı.

Bursaspor, Ertuğrul Sağlam'ın şok istifasına rağmen karakterli bir futbol oynadı ilk yarıda. İkinci yarıya da bu ruhla başladı… Hatta bir de gol attı ama günün zayıf halkası Aydınus, bunu da geçersiz saydı. Açıkçası, 90 dakikanın sonunda alınan birer puan ne Bursaspor'a ne de Galatasaray'a yaradı.

Bu maçın ardından hakemin performansı konuşulacaktır elbette. Ama Fatih Terim'in oyuncu tercihleri, bazı oyuncular üzerindeki ısrarı da en az o kadar tartışılacaktır. Tartışılmalıdır da… Yapılan onca transfere, geride kalan 30 civarında maça rağmen hala iyi futbol oynayamıyorsa Galatasaray, geç kalınmadan bir çare aranmalıdır… Bu çareyi üretmek de tamamen teknik kadronun görevidir.

Yayınlanma Tarihi:14:19,