SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Şunu peşin söyleyelim, hatırımız kalmasın! Trabzonspor camiası nankör, vefasız ve de bencil. Başarı varken, ‘Ben de buradayım, beni de görün' diyenler, başarısızlıkta inlerine çekiliyor. ‘Bir görelim bakalım ne kadar daha hata yapacaklar' diye düşünüyorlar. ‘Hatta biraz daha hata yapsınlar, nasıl olsa kurtarıcı isterler, sonra biz istediğimiz isimlerle istediğimiz gibi gelir, yönetiriz' havasındalar. ‘Ben' olgusu çok yukarılarda.' Ben kazanayım, Trabzonspor'un canı çıksın. Ben kazanayım, benden olmayan herkes kaybetsin. Ben kazanayım da Trabzonspor, Karabük'e, Elazığ'a kaybetsin. Ben gelmeden kurumsallaşmasın, ben olmadan kazanmasın. En büyük ben olmalıyım. Büyük başkan ben olmalıyım, medyaya ağzının bayını veren büyük yönetici benim yöneticim olmalı. BİZ olgusuyla Trabzonspor oldular ama artık BEN'lerden ibaretler. ‘Ben' olgusu, ‘büyük Trabzonspor' olgusunun önündedir. Bir zamanlar Trabzonspor diye bir camia varmış, ama şimdi böyle bir kitlesel sosyal olgu darmadağın olmuş, kaybolup, gitmiş.

GENÇLER YANLIŞ ÖĞRENİYOR

Trabzonspor, kurum üzerinden geri dönüş almak isteyenlerin için iyi bir mecra. Iktidar savaşlarının bilindik arenası. Şehri tanıtıyor mu? Evet. Bu tanınmanın şehrin sokaklarında izi var mı? Hayır. Trabzonspor'dan dolayı şehre sanayi mi geliyor, hayır? Yabancı turist sayısı yıldan yıla 2 kat artıyor mu, hayır? Yıldan yıla artan yabancı sadece futbolcu anlamında oluyor ki zaten onlar da dolar bırakmıyor, alıp gidiyor. Demem o ki; aidiyetler azalıyor, Trabzonspor düşüncesi anlam değiştiriyor. Genç Trabzonsporlular, bu öğrenmeyle büyüyor; Kazanırsak, kaybedersek. Bugün kazanırsa ‘büyük', yarın kaybederse ‘küçük.' İşte gelinen son nokta burası.

ADETA MERSİN İDMANMAÇI

İşte bu ortamda hafta arası bir idman maçına çıktı Trabzonspor. Ha Mersin İdman Yurdu, ha Mersin İdmanmaçı! Ki Trabzon'un en köklü kulübü İdmanyurdu'dur ve Trabzon'da Ocaklılar ile Yurdlular ikiye bölünmüştür. Tribündeki birkaç bin kişinin çoğu ne İdmanocağı'nı ne İdmanyurdu'nun tarihini bilir. Aslında onlara yabancı olmak, Trabzon'da tiyatroya, sinemaya, sanata ve spora yabancı olmak demektir ya! Ama kim anlatacak bu gençlere Trabzon'da sporun tarihini! Hikmet Öksüz, Atilla Bölükbaşı, Veysel Usta'nın Trabzon'da Spor Kitabı'nı salık veriyoruz. Maç ne oldu derseniz, biliyorsunuz, 3-0 işte! Mersin'den kal, Trabzon'a gel, idman maçı oyna. Ee soyadınız İdmanocağı olunca bunlar normal!