SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Kavga yok Gürültü yok Bağırma yok Çağırma çok… Teknik heyet rahat Yönetim rahat Taraftar rahat… Transferde sorun yok; Var da yok… Böyle bir hava ile girdi Beşiktaş ikinci yarısına ligin. Ne G.Saray'daki teknik heyet-yönetim mücadelesi Ne F.Bahçe'deki divan kurulu çekişmesi Hiç biri olmadan Sakin ve sessiz bir başlangıç oldu. Golü atana kadar gol yemeyi şart edinmiş bir Beşiktaş vardı ilk yarıda. Oğuzhan'ın bir ayağı, Fernandes Bir ayağı Van Persie olmuş. Bir duran top organizasyonunda akla gelen iki isimden biriydi Almeida ile Sivok. Beklenen oldu Sivok vurdu gol oldu. Sivok; çağdaş, modern, taş gibi bir oyuncu. En iyilerinden biri Beşiktaş'ın dün değil her zaman. İlk yarıda Beşiktaş'ın özeti; Oyunun hakimiydi, aradı, zorladı, bastırdı, saldırdı, aktı da aktı… Ve ikinci yarı. Saldırıya geçtiği zamanlarda takım halinde gidiyor ; güzel. Ama hücumdayken geri dönüşlerde sıkıntı yaşayabiliyor; kötü. Skor hala 1-1. Eeee? Fernandes ısınmaya gidiyor !!! Gol etkisi yaratıyor tribünlerde. Ve Emre'nin taç atışı ilginç. Ölçüp biçiyor. Düşünüyor. Almeida, Olcay ve harika bir gol. Biraz Almeida'ya asist yaptığı için, Biraz da Olcay'a süper golü için. Beşiktaş ikinci yarıda yine aynı hastalığa yakalandı. Saldırırken golü yedi. Doka'namadı kimse Doka'ya. Elin yardımı olsa da… 2-2 oldu. Sahanın en kötüsü Veli derken Oğuzhan'ı çağırıyor hoca! Ve Fernandes oyunda. İkinci yarıda sağ kanatta sorun var Beşiktaş'ta. Hilbert ? Ya da Hilbert ! Ya Necip'e ne demeli? Yok çıkamıyor kapasitesinin üstüne. Sonuç ne olursa olsun. Bu sezon da belli ki Beşiktaş pes eden değil, pes ettiren o bunaltıcı, rakibi bayıltan ama zaman zaman umutlandıran futbola devam edecek. Doka'nan yanar Beşiktaş'a… Çok özel bir not MHK'ye; İki golde hakemin katkısı büyük. İlkinde Almeida ya faul var, İkincisinde Doka'ya el yardımı , İBB'ye golü getirdi. El değmemiş maçlara hasret kalmayalım İnönü'de. Dikkat !!!