SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, Lig TV’ye konuştu.

İşte Güneş’in açıklamaları: 

“İDEAL 11’İMİZİ BEN BİLE BİLMİYORUM”

Başarılı olan kadromuzun değişmesi bizim için yıkım oldu. Bunun etkilerini bu sene daha fazla gördük. Yabancı sayımızın fazla olması da işimizi zorlaştırdı. İdeal 11’imizi ben bile bilmiyorum. Her şeye rağmen, iyi oyuncularımız var, ama karşılığını alamadık. Yabancı oyunculardan hangisi olmadığı zaman eleştiri oluyor. Diğerine dönüş yaptığınızda, değişim fazlalaştı.

Colman önemli bir oyuncumuz. Bu sezona başlamaması iskeletimizi iyice bozdu. Colman aslında kendi içine kapanık, değişik bir oyuncu. Buraya ait mi değil mi, kendisi de bilmiyor. Öyle oldu ki Sapara ön plana çıktı. Bazı maçlarda Türk oynatmanız gerekiyor. Takımda oynayamayan oyuncular formda değil. Kadroda 12 tane yabancı var; ama hepsinin oynama şansı az. Süreç içerisinde iyi oyuncular da gidebilecek.

İlk yarıda Büyükşehir, Eskişehirspor ve Bremen maçlarında golü yiyinceye kadar iyiydik. Gol geldikten sonra kolay teslim olduk. İlk defa hazırlık maçında Beşiktaş karşısında istediğimizi aldık. Gol yememize rağmen iyi oynamaya devam ettik.

Bazen kadro genişliği olumlu olurken, bazen olumsuz oluyor. Takım iyi giderken sorun olmuyor ama kötü gidişte, oyuncu neden oynamadığını sorguluyor.

“MUKAVELEM ÖNEMLİ DEĞİL

Sözleşmem sezon sonu bitiyor. Ancak ben bugünü yaşıyorum. Şu anda bu işin içerisinde olup olmamak önemli değil. Trabzonspor’un geleceğiyle ilgili her zaman oturup konuşurum. İş olarak her türlü yardımcı olurum. Mukavelem önemli değil. Buraya gelirken nasıl geldiğim önemli. taraftarın isteğiyle yönetim kararıyla geldim. İsteyerek gelmedim. Herkeste kamuoyunda böyle bir beklenti vardı. Ben buradayım, gidenlere sormak lazım. “Nereye gittiniz?” diye. Gittiğim zaman Trabzonspor taraftarlığı nasıl olmak lazım onu görmek lazım. Trabzonspor, doğuda olduğu için yatırımlardan en az pay alan şehir. Entellektüel birikimi olmasına rağmen geriye giden bir şehir. Pastadan pay alacaksak, bu azaldı.  Ezilmişliğin verdiği isyankarlığı tarif eder. devrimci bir düşüncedir. Yükselen bir değerin ardından bunu yürütecek ekonomik ve sosyal yapı oluşmadı. Bunu besleyecek olan seyirci sayısı, ekonomik güç İstanbul gibi değil. Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe gibi değiliz. Biz onlar gibi yapamayız.

“KULÜP YAPISININ DEĞİŞMESİ LAZIM”

Giden oyunculara sen gittin, o yolladı, bu yolladı deniliyor ama basit ifadelerle birilerini yormak peşindeler. Kulüp yapısının değişmesi lazım. Kulüpler şirket gibi olmalı. O zaman bu işler düzelir. Geçen 3 yıl içerisinde Trabzonspor’un başarısını isteyen bir kişiyim. Bana sürekli bir kıyafet giydiriyorlar. Beni başkan yapıyorlar, CEO yapıyorlar. Bunu sevdikleri için mi diyorlar bilmiyorum.

Şu anda Trabzonspor’daki en büyük sıkıntı transfer sistemi. O sistemi kuramadık. Transferi yanlış yaptığınızda bedeli ağır oluyor. Onun için kurumsal kimlik olarak yönetimle teknik direktör arasında köprü olaak bir kişiye ihtiyaç var. Bilgili bir kişiyi oraya koymadığınız zaman bu hataları çok yaparız. Aldığınızla sattığınızla kazanmalısınız. Ama biz zarar ediyoruz.

Beşiktaş’ta güzel bir şey oldu. Belki şartlar zorladı ama, doğru kararlar aldılar. Bütün bunların düzelmesinde benim de Ünal Hocanın da katkısı olacağını düşünüyorum. Sezon başında farklı bir düşüncesi vardı. Ben ayrılıp, tam yetkili olarak görevce gelmesi düşünülmüştü ama olmadı. Oyuncularla otorite ve samimiyet olarak takıma katkı yapacaktır.

“1461 TRABZON’LA İLGİLENEMEDİK”

2 şeyi yapmak zorundasın. 1461 Trabzon’u kapatmamız söylendi. Ama oradan Mustafa ve Zeki gibi oyuncular alındı. Biz orada futbolcu yetiştirmek istedik. A takımla ilgilenmekten, o tarafla ilgilenemedik. Trabzonspor’la o tarafta bir savaş düşüncesi var. Aynı gemideyiz. Birbirinizi kıskanmayı gerektirmez. Bu biraz geri kalmışlığın örneği. Şu anda Trabzonspor futbol kenti gözüküyor, ama futbol sahası yok. Burada Arsin’in de Sümela’nın da, Rize’nin de, Ordu’nun da, Gümüşhane’nin de katıldığı bir futbol bölgesi oluşturulmalı. Zaman zaman orada bu katkı yapılmalı. Öylece daha çok yıldız oyuncu yetiştirilebilir. Bunlar yapılmalı. Alttan oyuncu yetiştirirken, Trabzonspor da bir yandan Avrupa’da yarışıyor. Bundan kaçınamazsınız. A Takım’a gelen oyuncu başarılı olacak. Trabzonspor stoper alıyor. Genç oyuncu değilse oynayacak. Yarışan takımsınız. Biz şimdi bir sürü maç kaybettik, bu da para kaybı demek. Kazansaydık, paralar alt yapıya gitmeli. Üretime devam ama yarışma da hazır olmak zorundayız.

“G.SARAY’LA OLAN PUAN FARK BENİ ÜZÜYOR

Galatasaray’la olan 9 puanlık fark beni üzüyor. Beşiktaş,Fenerbahçe ve Galatarasay borç yapabiliyor. Trabzonspor’un borçsuz gitmesi gerekiyor. Bir çok ülke bunu başarıyor. Senin oyuncunu Galatasaray, Fenerbahçe alıyor. Bu çark onların lehine. Ben bu konuda onunla yarışmayacağım. Bende ki oyuncusu sadece para için gitmeyecek duruma getirmeliyim.

Galatasaray ile arasındaki 9 puanlık fark, bayağı büyük. Ama futbolda her şey var. Yüzde yüz kapatırız diyemeyiz ama kapatmak için çalışacağız.

Bu kadronun daha iyi işler yapabileceğini düşünüyorum. Baraşırısızlığı bir oyuncuya yüklememek lazım. Çok kırılgan bir takım olduk. Werder Bremen maçında da bunu yaşadık. Oyun içerisinde basit top kayıpları, rakibe oynama şansı kontrolü ona veriyor. Antalya ve Eskişehirspor maçları bunlara çok iyi örnek.

“EN GÜZEL ÖRNEK ONUR VE TOLGA”

Onur ve Tolga çok iyi insanlar. Çalışıyorlar. Takım içerisinde en güzel örnek onlar. Bazen birbirlerine vurdurmak istiyorlar. Oynamayan oyuncu küsebiliyor. Bazen biri 3 ay oynamıyor ama formda. Onların ilişki ve hoş görüsüne baktığınızda bu gerçeği görebiliyorsunuz. Onların arasını bozmaya çalışıyorlar. Bu kadar sığ düşünce olabilir mi?

ligtv.com.tr