SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Ersun Yanal, kısa süren bir futbolculuk yaşamı sonrası 1990 yılında teknik direktörlük kariyerine Sarayköyspor'da başladı. İsmini duyurduğu ilk kulüp ise Denizlispor oldu. Hatta Ümit Kayıhan ve Mitroviç'in ardından devraldığı görevlerin birinde takımı Denizlispor'u Süper Lig'de tutmayı başardı. 1999-00 sezonunda ise ligin en hızlı çıkış yapan takımlarından Denizlispor'da hoca yine Ersun Yanal'dı. Gençlerbirliği'ni 2003-04'te UEFA Kupası'nda çeyrek finale taşıyan Ersun Yanal, iki kez yakaladığı Türkiye Kupası kazanma şansını ise finalde yitirdi.

Fener atkısı!

Saraykoy, Denizli, Y.Salihli, A.Gücü, Gençlerbirliği, A Milli Takım, V.Manisa, Trabzon, Eskişehir'i çalıştıran Ersun Yanal'ın Fenerbahçe taraftarıyla ilk bağı ise 2002-03 sezonunda Gençlerbirliği'ni çalıştırırken olmuştu. O gün yani 13 Nisan 2003 günü İstanbul'da oynanan ve 3-3 biten maçın öncesinde Fenerbahçeli taraftarlar Ersun Yanal'ı sevgiyle karşılamış ve boynuna Fenerbahçe atkısı takmıştı.

O maçın yaklaşık 10 sene sonrasında Yanal kendisini Fenerbahçe Teknik Direktörü yapan imzayı attı. Şimdi tüm futbol kamuoyu Ersun Yanal'ı Türkiye'nin büyük takımlarından birinde hoca olarak izleyecek. Peki ama Ersun Yanal ne yapacak? Bu soruyu onun Denizlispor'dan öğrencisi, komşusu, arkadaşı, hatta nikahta şahitliğini yaptığı Yusuf Şimşek'e sorduk. Fenerbahçe'de 1 kez şampiyonluk yaşayan ve sarı-lacivertli formayı 4 yıl taşıyan Yusuf Şimşek tüm ayrıntılarıyla anlattı.

Yürekten inanıyorum

Yusuf Şimşek'e göre Ersun Yanal futbolun okulundan gelmiş bir isim. Ve eski hocasının Fenerbahçe'ye imza atma şansını iyi değerlendireceğini düşünüyor:

“Başarılı olacağına yürekten inanıyorum. Futbolun okulundan geldi ve de kolay gelmedi. Şansını çok iyi değerlendirecektir. Her takımda şansını iyi kullanmıştır. Aykut Kocaman da başarılıydı ama Ersun Yanal bu takımı şampiyon yapar.”

Onun için ‘F.Bahçeli' derler

Yanal’ın Fenerbahçeli olduğunu söylerler ama ben bu konuda renk verdiğine hiç şahit olmadım. Kaldı ki 3 Büyükler arasında en çok Fenerbahçe'ye karşı galibiyet elde ettiğini gördük. Sahaya çıktığında sadece ve sadece takımının başarısını ve taşıdığı formayı temsil eder. Bu da onun spor ahlakını gösteriyor.

Hücumdan vazgeçmez

Denizlispor döneminde diğer takımlar 3-5-2 oynarken biz 4-3-3 oynardık. Tabii bunu eldeki dar kadroyla gerçekleştiriyordu. Kafasındaki oyun planına göre futbolcu tercihleri yapıyordu. Daha sonra gittiği takımlarda mevcut kadroya göre oyun planını zaman zaman değiştirdiği olmuştur ancak ofansif oyundan hiç vazgeçmedi.

Dünyanın en iyisi

Hocanın gençlere bakışını çok fazla anlatmaya gerek yok. En büyük örneği benim. Bülent Akın, Ali Tandoğan, Ümit Bozkurt, Veysel Cihan arkadaşlarım da bunlara birer örnektir. Gelecek vaat eden bir oyuncuyu hisseder. Ona gerektiğinden fazla şans verir. Beni ‘Sen büyük futbolcu olacaksın' diyerek hep desteklemişti. Dünyada belki de onun üstüne motivasyon ustası yoktur. Güvendiği adamı sonuna kadar oynatır, ısrar eder.

Yönetimle iyi anlaşacaktır

Denizlispor'da gençliğinin de verdiği cesaretle yönetime tepki koyduğu anlar olurdu. Ancak ilerleyen dönemlerde yönetimle uyumunu artırdı. Ancak en önemli prensibi işine kimseyi karıştırmaz. Kimsenin özellikle kadro yapılanmasına karışmasına izin vermez. Çünkü Ersun Yanal işini iyi yaptığına inanır.

SADİ KEMAL YAŞAR/AMKSPOR

Yayınlanma Tarihi:08:30,