SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde yaşanan olaylardan, PFDK’nın ceza indirimlerine kadar birçok konuda TV8 muhabiri Selahattin Ekrekli’ye konuşan Fatih Gökşen, Aziz Yıldırım’a göndermede bulundu.

Aziz Yıldırım’ın Üstünlüğün G.Saray’a geçmesi için bizi 6-0 yenmeleri gerekir” sözüne Gökşen’den cevap geldi. “5-1 abartmıyoruz neredeyse 7-8 olacaktı” diyen Gökşen, önemli açıklamalarda bulundu.

İşte Fatih Gökşen’in Selahattin Ekrekli ile gerçekleştirdiği röportaj;

– Galatasaray – Fenerbahçe maçında hakem Halis Özkahya’ya el hareketleri yaptığı ve tükürdüğü için 12 maç ceza verilen Meireles’in cezası Tahkim Kurulu tarafından 4 maça indirildi, bununla ilgili neler söyleyeceksiniz?

Yönetici arkadaşlar var onlar cevap verebilirler. Galiba Engin Baytar'daki hareketler değişik, buradakiler daha farklı telakki edildi. Ben pek detaylı bilgiye sahip değilim cevap vermek istemiyorum. Tükürme olayı tam ispat edilemedi, çünkü 8 maç onun içindi diye biliyorum. Orada ispat edilemedi veya tam detaylı görüntülerde yoktu ondan dolayı indirildi diye düşünüyorum.

– Peki siz görüntüleri gördünüz mü? En son bir görüntü vardı tükürdüğüne dair.

Görüntüleri herkes gördü ama işte yani bazı şeyler yorum farkları çıkarıyor maalesef bu her yerde böyle oluyor.

– Engin’nin cezası düşürülmemişti ama Meireles'in cezası düşürüldü. G.Saray camiasından çok büyük tepkiler var. Bununla ilgili neler söyleyeceksiniz, çifte standart olduğunu düşünüyor musunuz?

Tabii ki şimdi bakıldığında 11 maç oynamadı çocuk, hala daha kendine gelemedi. Engin’in yaptıklarını biz tasvip etmiyoruz. Yapmamaları lazım. Çünkü hakemlerimiz hakikaten çok düzgün, bizlerin gurur kaynağı Avrupa’da da Türkiye’de de bakıldığında yönettikleri maçlarda o kadar bariz neticelere etki edici şeyler yapılmıyor. Ben Avrupa maçlarını da izliyorum ve Güney Amerika, Arjantin, Brezilya maçlarını da izliyorum. Oradaki hakemlerin yaptığı hataları da görüyorum. Bariz ofsayt hataları hemde bir maç içerisinde bir kaç kez yapılıyor. Türk hakemlerimizin altın çağı diyebiliriz. Onlara sahip çıkmak hele hele daha dün gelmiş bir futbolcunun değil tükürmek, hakeret bile etmemesi lazım. Bunlara çok dikkat etmesi lazım sporcu kardeşlerimin, onlarda bu işten ekmek parası kazanıyorlar onlarında ailesi seyrediyor. Nasıl onları seyrediyorsa aileleri eşleri, dostları, camiaları, hakemleri de herkes seyrediyor şimdi tükürülmüş veya hakaret edilmiş bir hakemin otoritesi ona göre zedeleniyor. Her yapılan futbolcunun yanına kar kalmaması lazım. Yöneticilerinde yanlış yapan futbolcuyu her zaman desteklememesi lazım. Bu futbolcuyu disiplin kurulunda savunarak bu gibi cezaların devam edeceği sinyalini veriyorlar. Yöneticiler arkadan korurlarsa futbolcuyu, o zaman yarında başka bir şey yapacaktır. “Nasılsa yöneticim arkadan geliyor, verilmiş 10 maçlık cezamı düşürüyor” Bu zihniyeti algılarsa o sporcu bunun önüne geçilmez. Yöneticilerinde burada birazcık şapkayı önüne koyup düşünmeleri lazım. Hem benim takımımı 10 kişi bıraktı hem de maçımda beni zedeledi. “Dünyanın bonservisini verdiğim futbolcu bunu nasıl yapar” deyip bir futbolcusuna kendi ceza verdireceğine bilakis cezasının düşmesine kendilerine destek oluyorlar bence bunu düşünmek lazım. PFDK’nın cezayı düşürüp düşürmediğinden ziyade yöneticiler yanlış yapan bir futbolcuyu niye gidip de futbolcuyu kurtarma çabasında kurtarma telaşında olurlar bence olayın bu yüzünden bakmak lazım.

– Çanak mı tutuyorlar?

Yöneticiler takımını yalnız bırakan derbide zararıma faaliyet gösteren bir de dünyanın parasını alan futbolcunun cezasını indirmek için çaba sarfediyor. “Bu ona bir ders olsun” demiyorlar, gidip cezasını indirmek için uğraşıyorlar. Bunu bence düşünmek lazım.

– Sanki diğer oyuncuların da önünü açmış gibi oluyor

Sözümün başında onu demek istedim. Yani yöneticiler böyle yaparsa, daha sonra futbolcular “PFDK nasıl olsa verilen cezayı düşürüyor. Ben hakaret de ederim yarın bilmem ne de ederim” düşüncesine sahip oluyor. Avrupa’da çok güzel maç yöneten hakemlerimizi küçük düşürmüş oluyoruz.

– Bu tükürme olayında Halis Özkahya yalan beyan mı verdi?

Halis Özkahya’ya bir hakaret yapılmış oluyor. O zaman da burada hakem camiasının sağlam durmadığı, hakemini kollamadığı ortaya çıkıyor. Burada cevap hakkı Zekeriya Alp'e düşer. Demek ki o zaman hakemi yalan söylüyor.

– TFF’nin Fenerbahçe yönetiminden korktuğu söylenebilir mi? Kimse kimseden korkamaz. Burada korktu kelimesi biraz abartı olur. Bir gerçek var ki demek ki standartlarımızı kaçırıyoruz. Bugün Fenerbahçe yarın Karabük, Denizlispor. Anadolu'dan başka kulüpler. Herkese değişik bir karar uygulanırsa o zaman yakışık almaz. Burada MHK başkanının da hakemin arkasında durması gerekirdi. O zaman raporunu abartılı yazdı. Tükürülmemiş, tükürüldü diye yazdı. Ya hakemimiz yanlış bir rapor uyguladı. Ya PFDK yanlış bir ceza uyguladı

– Halis Özkahya’nın açıklama yapması lazım değil mi? Töhmet altında alan kendisi

Demek ki birileri yapma diyor. O zaman tükürülmediği halde tükürdü diyor. O zaman da kendi hakkını aramıyor.

– İstifa etmesi gerekir mi?

Hemen öyle istifalar yapmayalım da ama hakkını araması lazım.

– Meireles'in yaptığı hareketleri normal bir hareketmiş gibi tanımlamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Onlar detay oluyor artık. O dereceye yükselmişsin, dünyanın en önemli kulüplerinde oynamışsın. Hiç kırmızı kart görmemişsin, çok büyük bir bonservis bedeliyle Türkiye'nin en büyük kulüplerinden birine gelmişsin. Sen kulübünün en önemli derbisinde, çok önemli bir şekilde temsil etmen lazım. Yapılan hareketler bence futbolcuların bu gibi şeylerde kendini kaybetmesi ama o zaman bir taksi şoförü de araba kullanırken kendini kaybedebilir. Yolcusuyla birlikte denize uçursun arabasını. Bunun da görevi 90 dakikayı tamamlamak. Bu iş için para alıyor. Bu iş için para alan kişinin aldığı cezayı düşürttürmek de bile bile bu yöneticilere bence uygun değil. Biz Galatasaray’da Engin için itiraz dahi etmedik. Niye çünkü takımını 10 kişi bıraktı. Bir kaç kez bu yanlışları yaptığı, geçmiş sabıkaları olduğu için “cezasını çeksin bir daha da bu işi yapmasın” diye G.Saray itiraz etmedi. İtiraz etseydi belki düşürülecekti. Ama etmeyerek futbolcu da bundan sonraki futbol hayatına çeki düzen vermek zorunda kaldı. Yani iyi kısa vadede değil uzun vadede düşünmek gerekir. Bundan sonra gördüğümüz gibi Baytar’ın hakemlere karşı davranışı yüzde doksan düzelmiştir. Ama Meireles konusunda aynı şeyleri söyleyemeyeceğim.

– Meireles'in Türkiye Ligi'ni hafife aldığını söyleyebilir miyiz ?

Zaten olayın içinden bu da çıkıyor. Türkiye Ligi’ni değil Türk hakemlerini hafife almış oluyor. En önemli FIFA kokartlı hakemlerimizden birine saygılı davranmıyor. Hafife almış oluyor. Türkiye Ligi'ni hafife almış almamış konusu ayrı bir değerlendirme

– Aziz Yıldırım’ın açıklaması vardı. “Üstünlüğün geçmesi için Galatasaray’ın bizi 6-0 yenmesi lazım” diye. Psikolojik üstünlük Fener’de mi?

Benim bir başkana cevap vermem yakışık almaz. Ama o dönemin yöneticisi olduğum için cevap verme durumunda kalıyorum. Zaten başkanın böyle bir cevap vermesi psikolojik üstünlüğün Galatasaray’a geçtiğini gösteriyor. Orada takılı kalmışlar. Bir yere 1 gram dahi ilerleyememişler. Galatasaray 6-0 yenildiği o maçta tek kale oynadı, herkes hatırlar. Arif'in 2 pozisyonu var. Verilmeyen penaltılar var. Tek kale oynayan G.Saray 6-0 yenildi. Onlar geçti gitti ama o sezonda şampiyon olmak lazım. O sezon yine Galatasaray şampiyon bitirdi. Türkiye Kupası’nda biz 5 tane attık hiç bu kadar abartmadık. Hatta Hagi, Ribery'i çıkarmasaydı 7-8 olacaktı. Maçtan sonra da niye çıkardım diye pişman oldu. 7-8 yapıp tarihi farkı da yapabilirdik o maçta. Fenerbahçe yönetimi olarak şeref tribününü terk edip kapalı tribüne girip oturmuşlardı. Böyle şeylere takılıp kalmamak lazım. UEFA Kupası'nı Real Madrid'i yenip de Süper Kupa’yı almış olsalardı sayın başkan ne diyecekti? Hala 6-0 da kalmışlar.

– Aykut Kocaman’ın istifasını geri aldığı söyleniyor

Futbol hayatında olur. O gün istifa eder. O gün sinirle yapmıştır. Sonra kıramayacağı insanlar girmiştir. Olağan şeylerdir. İstifa edilir sonra vazgeçilir vazgeçirtileblir. Onlara ben takılı kalmıyorum.

– Rıdvan Dilmen ve İbrahim Seten'in başkan tarafından GSTV’ye davet edilmesine ultrAslan’dan tepki var. Doğru bir hareket mi sizce?

Okuyamadım. Konuya hakim değilim. Empati yapmak lazım. Hakan Ünsal’ın da FBTV’ye çağrılması gibi bir şey. Çağrıldığında Hakan Ünsal gitmesin mi? Veya çağrılmasın mı? Bu gibi şeyleri aşmamız lazım. Diyoruz ya 70’li yıllarda yan yana maç seyrediyorduk. Bugün yan yana Fenerbahçelisi Galatasaraylısı program yapıyor. Amatör branşlarda Fenerli idareci ve sporcularla çok samimi görüntü çizebiliyoruz. Ben sporculuk dönemimde Dereağzı’na giderdik. Kürek takımları Galatasaray – Fenerbahçe futbol maçı yapardık. O günleri yaşamış insanlar olarak bunları geçmemiz lazım diyorum. Rıdvan gelsin GSTV’de programa katılsın o gün GSTV’nin reytingi de artar. Bence ufkuda açılır. ultrAslan fazla tepki koyuyor, katı düşünmemesi gerekir. ultraAslan’ın başkanını Genç Fenerbahçeliler’in derneği çağırdığında gidip baş başa oturup görüntü veriyorlar. Davete icabet etmek Türk halkının en önemli özelliklerindendir. Burada bu kadar katı olmasınlar.

– Şampiyonlar Ligi’ndeki rakip Schalke oldu. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ben G.Saray’ın Şampiyonlar Ligi'ndeki kuralarına baktığınızda hep bize denk takımlarla eşleştik. Manchester, Braga ve Cluj kura çekiminde de güzel bir kura çekmiştik. Aynı şansımız devam etti diye düşünüyorum. Bundan iyisi Şam'da tatlı. Onu da geçemezsek yakışmaz bize. Onun için yönetimimiz teknik heyetimiz gerekli çalışmaları yapıyordur. Turu geçmemiz lazım. Çünkü bu kadar yatırımlar yapıldı. Takımımıza güveniyoruz. Schalke'yi de geçersek. Takımın bazı eksiklikleri vardı. Melo'nun geç gelişi vs. 11 maç oynamayan Engin, Ujfalusi'nin sakatlığı. Bu gibi dezavantajlarımız da ortadan kalkacak takıma 1-2 takviyeyle ben Şampiyonlar Ligi'nde bu sene G.Saray’ın istenilen yere geleceğine inanıyorum.

– Yarı final mi, final mi diyorsunuz?

Herkes gittiği yere kadar gitsin diyor. Adını koymuyoruz ama 2000’de de UEFA’da biz nereye kadar gideceğimizi bilmenden bir baktık çeyrek, yarı final sonra da final. Bunlar hiç belli olmaz birden bire o havaya girdiniz mi, istim arkasından gelir. O rüzgarla gidersiniz. Bir bakmışsınız İngiltere’desiniz..

SIMEONE’DEN ARDA’YA VETO

TERİM O İSMİ AÇIKLADI!

CASILLAS’IN YERİNE MUSLERA! 

Yayınlanma Tarihi:20:24,