SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) tarafından Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Belek beldesindeki Gloria Golf Otel’de düzenlenen 50. Yıl Sporun Zirvesi Semineri’nin ikinci gününde ”Olimpik seyircimiz ve yeterli sayıda olimpik sporcumuz var mı- Ülkece fairplay ruhuna sahip miyiz-” başlıklı oturumda konuşan olimpiyat şampiyonu atlet Aslı Çakır Alptekin, yarışını her izlediğinde duygulandığını, olimpiyatlarda İstiklal Marşı’nı okutmak kadar güzel bir şeyin olamayacağını söyledi.

Bu başarıyı Türkiye’ye yaşattığı için kendisini şanslı saydığını belirten Çakır, 2016 Olimpiyatları için hazırlıklara başladıklarını anlattı. Olimpiyatlar öncesinde gelecek yıl Mersin’de düzenlenecek Akdeniz Oyunları’nda koşacağını hatırlatan Çakır, şöyle konuştu: ”Benim en büyük hayalim kendi ülkemizde yarış koşmak. Bunu Dünya Salon Şampiyonası’nda yaşadım. (Atletizm seyircisi yok, kimse gelmez) denmişti. Salon o kadar tıklım tıklımdı ki ben altıncı sırada gidiyordum, seyircinin verdiği destekle üçüncü oldum. Dünya Salon’da hiç madalya yoktu, bunu da ben almış oldum. Bunda kendi ülkem ve seyircimin önünde koşmam etkili oldu. 2020’de yarışmayı o kadar isterdim ki… Büyük bir ihtimalle yarışamayacağım. 2016 benim son yarışım olacak yaş itibarıyla. Ama 2020’ye kendi sporcularımla gelmek istiyorum. Orada şampiyon sporcular koşturup Türk bayrağını dalgalandırmak istiyorum.”

Olimpiyat şampiyonluğunun hayal olmaması gerektiğini dile getiren Aslı Çakır, her sporcunun önüne bir hedef koyup, o hedefe ulaşmak için mücadele etmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin 2020 olimpiyatlarını almasının da hayal olmamasını isteyen Çakır, İstanbul’un Londra’dan hiçbir eksiği olmadığına dikkati çekti. Çakır, Türkiye’nin 2020’ye sporcu yetiştirmek için çalışmasının gereğine işaret ederek, ”Orada 2020 Olimpiyatları’nı taçlandıracak madalyalar olmalı” dedi.

Aslı Çakır Alptekin, yarışlardan önceki 24 saati özetlemesinin istenmesi üzerine, yarışlardan önce kendisine çok güvendiğini, hiçbir zaman ikinci olacağını düşünmediğini kaydetti. Yarışlara bu düşüncelerle çıktığını anlatan Çakır, ”Stadyuma çıktığım anda direkt karşıya baktım. Tek ve son sözüm, (Bu yarışın şampiyonu benim) oldu” diye konuştu.

Aslı Çakır, son 4-5 yıldır sporculara önemli destekler sağlandığını, gelecek kaygısı yaşamayan sporcuların daha da başarılı olacağını söyledi.

‘2016 İÇİN ÇALIŞMALARA BAŞLADIK’

Olimpiyat şampiyonu tekvandocu Servet Tazegül de Türkiye’nin 2020 olimpiyatlarını alacağına inandığını dile getirdi. 2020 olimpiyatlarında 30’lu yaşlarda olacağını ve son bir şans olarak olimpiyatlara katılma imkanı olacağına değinen Tazegül, ”İstanbul olursa çok büyük bir hayal olur benim için. 2016 için çalışmalara başladık. Orada da şampiyonluk hedefliyorum. 2020’de çok güzel bir jübile olur benim için, inşallah da İstanbul olur” dedi. Tazegül, bir izleyicinin müsabakalar sırasında puan kaybetmesine rağmen soğukkanlılığını hiç kaybetmediğini söylemesi üzerine, son 3 yıldır çıktığı karşılaşmaların hiçbirinde yenilgi almadığını kaydetti.

Olimpiyatlarda karşılaştığı rakiplerinin tamamıyla daha önce maç yaptığını belirten Tazegül, rakiplerinin mücadele tarzını çok yakından bildiğine işaret etti. Puan verdiğinde stres yapmadığını ve kontrollü davrandığını ifade eden Tazegül, ”Rakiplerim benden atak beklediler. Çünkü benim güçlü tarafım atak dövüşmem, rakibi baskı altına almam. Ama ben fazla baskı yapmadım, bu sefer rakipler şaşırdı. Baskı uyguladığım an maçı çevirebileceğimi biliyordum. Maça rahat çıktım. Allah razı olsun. 70 milyon insanın ve annemin dualarını arkamda hissettim” diye konuştu.

Tazegül, bir izleyicinin sinema ve dizilerden oyunculuk teklifi alıp almadığı ve bu yapımlarda rol alan sanatçılara eğitim vermeyi düşünüp düşünmediğini sorması üzerine de, ”İlk işim spor benim. Böyle bir teklif gelirse, boş bir sezona denk gelirse kabul ederim. Ama eğitim vermek için, ben daha 24 yaşındayım, eğitimi verecek hocalarım var” dedi.