SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

“Tigana kampta Ali Gültiken'i ve beni otele de soyunma odasına da istemedi. Yürürken ona omuz attım. Karşılık verseydi onu tokatlayabilirdim.” “Beşiktaş taraftarları arasında işadamından çok memur, işçi bulunur. Kısacası halkın takımıdır. Seba gidene kadar bu tarife daha çok uyuyorduk.”

Kimilerine göre deli, kimilerine göre herkesi acımasızca eleştiriyor… Ama o kendini, “Doğruları söylediğim için beni 9 köyden kovamıyorlar. Bu nedenle deli diyorlar. Doğru birdir. Atın iyisine doru, insanın iyisine deli derler. Bana da açık sözlü ve yürekli olduğum için deli diyorlar” diyerek kendini tanımlıyor. İşte Celal Kolot'un Hürriyet'e açıklamaları:

Beşiktaşlı olduğum için kulübün içine düştüğü durum beni rahatsız ediyor. Bir kişiye de bin kişiye de ulaşsam konuşmaya devam edeceğim. Beşiktaş'ın menfaatleri için başkanla bile kavga ettim. Yönetici olsam yine ederim…

SAKARYA MAÇINDA AĞLADIM

Tigana döneminde bir Sakarya maçı vardı. Sakaryaspor gibi mütevazı bir rakibe karşı 1-0 galipken, takımı geriye çekip 85'te gol yememiz şampiyonluk ümitlerimizi söndürmüştü. En üzüldüğüm ve ağladığım maç odur. Tigana'nın, efsane oyuncumuz Ali Gültiken'i hem odasından kovması hem de otobüste bütün takımın önünde bağırması Beşiktaşlı olarak ağırıma gitti. Ben de ona cevap verdim, ‘Bağırmanın yeri burası değil' dedim. Kampta Ali Gültiken ile beni otele ve soyunma odasına istemedi. Ertesi sabah kahvaltıda karşı karşıya geldik. Yürürken Tigana'ya omuz attım. Karşılık verseydi çok kötü şeyler olabilirdi. Onu tokatlayabilirdim.

Türkiye'yi kandırıyorlar

‘Türk futbolcuları teknik' diyorlar ama ben buna inanmıyorum. Özellikle yabancı teknik adamlar söyler bu yalanı ama buna inanmamamız lazım. Türk futbolcuları doğru yetiştirilmedikleri ve mahalle baskısı fazla olduğu için kendi yeteneklerini ortaya koyamadan kaybolup gidiyor. Bu herhalde Türkiye'ye mahsus olaydır. İki bacak arası atan veya yanlışlıkla bir de gol atan oyuncu manşetlerden inmiyor. Bazı istisnalar hariç, gördüğünüz gibi Türkiye'de yetişip Avrupa'da oynayan oyuncu yok. Sözde Dünya 3'üncüsü ve Avrupa 3'üncüsüyüz!

Beşiktaş, Fener ya da G.Saray  gibi olamaz

Beşiktaş hiçbir zaman F.Bahçe, G.Saray olamaz. Beşiktaş'ı tutan insanlara baktığınız zaman rakip takımların taraftarlarından çok farklı olduğu gözlemlenir. Örneğin Beşiktaş'ta işadamından çok memur, işçi bulunur. Kısacası halkın takımıdır. Onursal Başkanımız Seba gidene kadar Beşiktaş bu tarife uyuyordu. Takımda az transfer, çok altyapı vardı. Fakat onun ardından altyapı olmadan çağ atlama hayali kuruldu. Pahalı transferler 1 yıllık geçici başarı da getirse, 11 puandan şampiyonluğu vermemiz bu ağırlığı kaldıramadığımızı gösterdi. O günden itibaren başlayan değişim, aslında Beşiktaş'ta yaşanacak sonun başlangıcıydı. Yüze yakın oyuncu transferi, 15 teknik direktör değişikliği ve tazminatlar beni üzüyor.

Kulübü parası olan yönetici kurtaramaz

Beşiktaş'ı şu anda hiçbir paralı yönetici kurtaramaz. Artık bu devrin sona ermesi lazım. Her şeyimiz, gelecekteki gelirlerimiz de dahil ipotek altında olduğu için şu anki yönetimin vermiş olduğu para yetmez. Dünyada böyle bir sistem yok. Bayern Münih'te Hoeness, Real Madrid'de Valdano, Zidane, Buetrogueno… Kulüp yönetimi tamamen profesyonellere verilmiş. Adam bir de para alır. Biz ise para vererek bu işe talip olduk.

Devre arası transfer yapılmaz

BANA göre devre arasında hiçbir transfer yapmaya gerek yok. Sezon başında yapılan transferler hiçbir işe yaramadı. Onlarsız da Beşiktaş aynı olurdu. Bir tek Oğuzhan hariç. Amacımız; Oğuzhan gibi yetenekleri dışarıdan Türkiye'ye getirmek olmalı.

Futbol şubesinden korkarlar şubesinden korkar

Benim dönemimde bir kupa şampiyonluğu var. Oyuncu tarama ekiplerine Tello'yu, Cisse'yi izlettirdik ve bedava aldık. Ben ayrıldıktan sonra transferler minimum 5 milyon dolar bonservis bedeli ile yapılmaya başladı. Bu manidardır. Her başkan, futbol şube sorumlusundan korkar.

İnönü'nün tek tribünü bile yeter

Mimarlıkta olmazsa olmaz yoktur. Beşiktaş, İnönü Stadı'ndan çıktığında başına büyük dertler açılabilir. Tek tribüne oynayalım ama yine İnönü'de oynayalım. Olimpiyat'a ve Kasımpaşa'ya gitmekten iyidir.

(Hürriyet)